Herkese selam kitap dostlarım
Bugün sizlere metaforlarla anlatılan bir aşk hikayesi ile geldim..
Kitabımızda karakterlerin adı yok, önce ondan bahsedeyim.. Adamın adı adam, kadının adı kadın.. (Burda aklıma prens dizisindeki köle ve kadın geldi istemsizce )
Petrikor; Yağmur’un toprağa düştüğü o ilk anın kokusu..
Hikayemiz adamın tabiriyle yokluk ülkesinde geçiyor.. başkahraman adamımız aslında hayatı çok da ciddiye almayan, biraz kendi halinde, biraz da kendi içinde espritüel biri.. İş yerinde tanıştığı bir kadınla zamanla yakınlaşır.. gerek iş yerindeki kahve molaları, gerek arabaya kadar eşlik etmeler.. bütün bunlar bu ikiliyi zamanla birbirine yaklaştırır.. Ama ikisi de bulundukları durumdan korkmaya başlarlar.. Çünkü aşk başa beladır ama kalbe anlatamazsın..
Her buluşmalarında yanlarında bir de o vardır: Yağmur
Sanki hikayenin tamamlananabilmesi için eksik olan bir puzzle parçası gibi..
Kadın-Erkek ilişkisi aynı zamanda gezegenler üzerinden metaforlanmış ve kurguya yedirilmiş..
İlişkilerin olmazsa olmaz çetrefilli yolları karakterlerimizi finalde bambaşka noktalara sürüklüyor..
Okuduğum en ilginç kitaplardan olduğunu söylemem gerekir.. Aşkın, metafor hali de diyebilirim..
Finalinde ise hem şaşırdım hem üzüldüm aslında hem de karakterlerden biri adına sevindim..
Tavsiye ederim