Umudumu bağlayabileceğim hiç bir şeyim yok, Cömertliğinden başka. Kapına geldim, elim kolum boş olsa da açıyorsun Kapı’nı. Kurtar beni bu firtınadan. Kulların arasında en çaresiz olanıyım .Kayboldum, dolanyorum bulmaya çalışarak yolumu
bir ormanın orta yerinde. Tüm agaçlar birbirine benziyor ve
her yol bağa dönüyor. Senin kurtardıkların hariç kimse çıkış yolunu bulamaz bu ormanda. Kurtar beni. Zira ben hakikaten kendimi kurtaramıyorum.
İslâmda mutlak kudsîyet yalnız Allah'a mahsustur. Hiçbir maddî vasıtaya, bu inceliği bozacak bir hürmet ve kudsîyet izafesi mümkün değildir.
Bir gün Hazreti Ömer "Hacer-ül Esved"in karşısında
durdu ve sırf bu inceliği belirtmek için şöyle dedi:
- Biliyorum ki, bir taş parçasının elinden ne bir zarar gelebilir, ne de bir fayda!
Resuller Resülünün, cihad için, altında arkadaşlarından biy'at aldığı meşhur ağaç da, sonraları fazla bir hürmet görmeğe başlayınca derhal Hazreti Ömer tarafindan kestiriliverdi.
Ve yine bir gün Hazreti Ömer, herkesin belli başlı bir
mescide fazla şitap göstermesi vesilesiyle şöyle dedi:
- İsrâil oğullarının helâk ve izmihlâllerine sebep peygamberlerine ait hatıraları mâbetleştirmeleridir.