Yagmur

7/10
·188 syf.··
2020 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2020 00:45
Üç kadın, üç hayat, üç kıta... Tek bir talep: özgürlük. Saç Örgüsü: Üç tutamı, üç parçayı birbirine dolayarak birleştirme işlemi. İtalya, Kanada ve Hindistanda yaşayan 3 farklı kadının hayat hikayesi... Smita, kast sisteminin bile altındaki bir sınıfa mensup. Kocası ve kendisi belli bir geliri olmaksızın fare yakalayacısı ve dışkı toplayıcılığı yapıyor. Üst tabakadan insanların konuşmaları, dokunmaları, bakmaları bile yasak. Kızı için bir karar veriyor ve yaşadığı toprakları terk ediyor, eşini de arkasında bırakarak. Bu zorlu yolculukta yer yer eşini bıraktığı için pişmanlık duysa da kızı için iyi bir şey yaptığından, onun hayatını kurtardığından emin. Ve nihayet tapınağa vardıklarında hac gereği saçlarını kazıtmaları gerekiyor... Giulia ise İtalya'da babasıyla aile şirketini yürütüyor; ta ki babası motor kazası geçirene kadar. Bu buhran döneminde bir de iflasın eşiğinde olduklarını öğreniyor. Her şey yolunda sanarken bir anda tüm dünyası tersine dönüyor. Çıkış yolu arıyor, 3 nesildir işleyen bu yeri pes edip kapatmak istemiyor. Hintli sevgilisinin yol göstermesiyle yerel halkın değil, Hintlilerin saçlarından peruk yapmaya karar veriyor, her ne kadar ailesi ve kardeşleri karşı çıksa da. Babasının yolundan devam etmeye karar veriyor. Smita ve kızının saçları tesadüf bu ya Giulia'ya geliyor. Kanada'da yaşayan 3 çocuk annesi başarılı bir avukat olan Sarah, yönetici olacağını düşünürken birden dünyası değişiyor. Bir davada bayılması üzerine değişen sadece hayatı değil, koltuğunu kapmak isteyen iş arkadaşları, hayata bakışı.. Hamileliklerini bile gizleyecek kadar hırslı bir avukatken şimdi işten çeşitli bahanelerle uzaklaştırılıyor. Kemoterapi yorgunluğu, depresifliği ve saçlarının da dökülmesiyle kendini bir kuaförde buluyor. Kendine seçtiği peruk ise Smita'nın kesip
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·363 syf.··
2020 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2020 17:13
Bu zamana kadar okuduğum en ilginç otobiyografiydi... Annesinin evde sınırlı eğitimi hariç hiçbir eğitim görmemiş bir kızın Harvard'a kabul almasını, doktora yapmasını okuyoruz. Hızlı mı başladım biraz? :) Tara, Mormon bi ailede büyümüş bir kız, abileri ve kız kardeşi gibi. Yetiştirilme şekli hiç bize benzemiyor. Mormonlar hala kahve bile içmiyor, ne zararı olabilir ki değil mi? Her neyse böyle bir çevrede yetiştiğinizi düşünün. Babanızın boyunduruğu altındaki annenizden aldığınız sınırlı eğitim size ne verebilir? 9 yaşına gelene kadar kimliğiniz bile yok... Ebelik ve bitkileri tanıma sonucu anne evde güç kazanıyor ama yine de baba baskın ailede. Abilerin kimisi evden uzaklaşıyor, okumaya gidiyor. Tara da 17 yaşına geldiğinde abisinin yardımıyla sınava giriyor. İlkinde kazanamadıysa da güzel bir eğitim hayatı onu bekliyor... Üniversite ve yaz tatilleri arasında çok bocalıyor. Hangisi gerçek Tara? Okuyup, yazan, düşünen, sorgulayan Tara mı yoksa yazları babasına yardım eden, hayati tehlikesi olan beden işçisi olan bağnaz kız mı? Eğitim uğruna ailesini kaybettiği bir noktada düşünüyor: kim haklı? Dünyanın sonu geldiğine inanan ve sığınak yapan, benzin-silah depolayan, doktorlara inanmayan, devlete güvenmeyen babası mı yoksa öğretmenleri, okudukları mı? Bu ayrım çoğu insanı pes ettirirdi muhtemelen. Ama Tara ailesinin bu bağnaz ve dışa kapalılığını bir noktada bırakıyor, bırakmak zorunda kalıyor. Çünkü annesi bile onun kötü bir ruhun etkisinde olduğunu düşünüyor, sırf eğitim aldığı için, doktora yaptığı için. O ailede yetişip doktor ünvanı alabildiği için... Zor bir hayatı olmuş ama kendi kaderini de resmen kendisi yazmış. Çok etkileyiciydi, bunca övgü almış olması şaşırtıcı değil.
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,781 okunma
8/10
·186 syf.··
2020 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2020 01:14
Alper Canıgüz'ün ilk, benim ise ondan okuduğum 2. romanı. Nasıl oldu bilmiyorum ilk kitabını elimden bırakamayınca hemen bunu da aldım. Şimdi diğerlerini de alacağım. O kadar sevdim... Geç tanışıp kalemini çok beğendiğim biri oldu. İki kitabının da absürd bir yanı var, ilk okuduğum daha bir favorim ama bu da başlangıç için güzel bir kitap. Adından da anlaşıldığı gibi rüyalar aleminde geçen bir kitap... Romantik komediliği konusunda bir şey diyemiyorum. :) Ama konusu çok ilginç ve anlatımı bir o kadar akıcı. Sürekli aynı rüyayı görseniz ne yaparsınız? Aynı da değil aslında; uyuduğunuzda rüya yerine birinin günbegün hayatını gördüğünüzü. Bu baş karakterde psikolojik bir rahatsızlığa sebep oluyor ve başlıyor araştırmaya... Bir psikoloji profesörünün bile bilemediği kadar da bilinçleniyor. İşte profesörle karşılaştığı noktada işler hareketleniyor, dünyalar karışıyor. Benim çok eğlendiğim bir kitap oldu ama tabi favorim hala Oğullar ve Rencide Ruhlar :)
Tatlı RüyalarAlper Canıgüz · İletişim Yayıncılık · 20138,1bin okunma
7/10
·216 syf.··
2020 11. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2020 13:37
Açıkça belirtmek gerekirse kötü bir kitap değil ancak diğer okuduğum vegan kitapların yanında biraz sönük kaldı. Aslında tekrara da düşmemiş ama dil akıcı değil, söylenmek istenen çok uzatılarak anlatılmış. Bu da bu kitaba uzun zaman ayırmama sebep oldu. Kitap 6 bölümden oluşuyor. Genel olarak nasıl harekete geçileceğine odaklanılmış. Vegan olmayı düşünenlerin ve düşünmeyenlerin işlerini nasıl kolaylaştırabiliriz, nasıl veganlığı kalıcı kılabiliriz bunu anlatmış yazar. Etik olarak veganlığı bekleyene kadar pragmatik bakacağımızı savunmuş. Yani bir kişinin tüm hayatı boyunca vegan olmasındansa bir grubun bir süreliğine vegan olması çok daha etkiliymiş. Veganuary, etsiz pazartesi gibi etkinlikler kitleler tarafından takip edildiği ve birlik duygusu oluşturduğu için daha olumlu görünüyor. En azından "bir sonu olması" kişi üstünde çok bir baskı yaratmıyor. Mükemmel veganlığın yarattığı baskı yani... Veganlık bir diyet değil yaşam biçimi; yediğin, giydiğin, yüzüne sürdüğün, ayakkabını seçtiğin her şeyde göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ama kitabın savunduğu nokta bunun illaki mükemmel olması gerekmediği. Yılın bir dönemi sadece büyükannenin yanına gittiğinde yediğin o et(?) kişiyi vegan yapmaz mı? Yazar bunun insanları uzaklaştıracağını ve zorlaştıracağını düşünüyor. Evet veganlığın tanımında bu yok ancak Leenaert "vegan"lığı kimliğinden ayırmamanı düşünüyor, birkez diye başlayıp sürekli devam edilmediği sürece. Ben de pragmatist yaklaşmayı mantıklı buldum. Çünkü bir masada vegan/vejetaryen olduğu söylendiğinde bile eleştiriye maruz kalınıyor. Kaldı ki fikrini savunup kalabalıkta kabul ettirmeye çalışmak? Belki ilk etapta vegan olmayan kişi için bir kitap, broşür verilip evde tek başına okumaya teşvik edilebilir. Kişi yalnızken önyargılarını kenara bırakabilir... Yazmaya
Vegan Bir DünyaTobias Leenaert ·  Yeni İnsan Yayınevi · 201974 okunma
9/10
·556 syf.··
2018 6. kitabı
Okuduğum en etkileyici kapitalizm eleştirisiydi... Yaşadığı yerden ekonomik sebeplerle göç etmek zorunda olan bir ailenin hikayesini okuyoruz. Bankalar ve tüccarlar arasında ezilen bir halk. Bu sebeple de uzun yıllar yasaklıymış o topraklarda; halk uyanıp ayaklanmasın diye... Bankalar Oklahamalıların topraklarını zorla alır ve Oklahamalılar Kaliforniya'ya göç etmeye başlarlar. Büyük buhran döneminde yolculuk da oldukça zordur. Göç ediyorlar ama kimi zaman bir arpa boyu yol gidecek paraları bile yok ailenin. Bu yoksulluk ortamında insanın içini buran bir kitap. İnsanların barınacak bir yer bulması, yemek bulması öyle gerçekçi işlenmiş ve merak uyandırıcı ki o iç sıkıntısına rağmen okumaya devam ediyorsunuz; bir yandan bitmesin isterken. Kalın bir kitap olmasına rağmen Steinbeck akıcılığı hiç kaybetmemiş. Köylülerin öfkesini ve çaresizliğini gerçekten hissettirmiş.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma