Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola. Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Şiir
sözde kızları anlamak zor ama yalan bence erkekleri anlamak daha zor misal onlara göre çok kızla konuşmak marifet ama kızlar çok erkekle konuşunca konuyu çok farklı yerlere getiriyorlar daha sayamayacağım kadar çok çelişkili hareketleri var
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Herkes biliyor zarların civalı olduğunu Atarken parmaklarını birleştiriyor herkes Savaş bitti, herkes biliyor bunu İyi oğlanlar yenildi, herkes biliyor bunu Herkes biliyor, zaten dövüş hileliydi Fakirler fakir kalır, zenginler daha da semizler. İşler böyle gider Herkes bilir bunu Teknenin su aldığını herkes biliyor Herkes biliyor, kaptan yalan söyledi Herkeste bu kırıklık var Babaları yahut da köpekleri ölmüşçesine Herkes ceplerine konuşuyor Herkes bir kutu çikolata istiyor ya da uzun saplı bir gül Herkes biliyor :)
Alıntı
Gecesine bebek sigarayı passlerim "The eyes Chico" ama yalancıdır gözlerin Anısına yakar acıtıyor sözlerin
1000Kitap
Dünyanın sonuna doğmuşum Ya da ölmüşüm de haberim yok İyi bilirdik derler elbet ardımdan Bundan büyük bi' yalan yok Yok, bundan büyük yalan yok
Müzik
-Sabitsiz Hatlar / Geceye İhanet
Marsa düştü hayallerimiz, Hiç denge bulamadı düşeş. Birkaç yalan damlaya aldandım, Gül diken yolunda perişan ettim kendimi. Hangisi geceye ihanet sayılır? Ya ihanet ya ayrılık, hepsi yıkık harabe. Atlatırım sandığım oyunda darlandım, Yıprandı ömrüm, bahçelerde soldu güllerim. Gecenin üçü beşi, hepsi dengime denk, Kaçı sabit olmayan hatlardan aramaların? Devam edecekse adamakıllı konuşalım, Kapı duvar engelsin şu günahkar hayatımda… “Artık kafaya takıp da kendini harap etme, Ben ayrıldığımız günden beri ölü bir bedenim.” -turna 25.06.2026
Şiir