8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Okurken ferahlık hissettim. Akıcı ve insanı yormayan bi anlatım tarzına sahipti. Yer yer gözlerim yaşarmadı desem yalan olur. Rahat okunan çerezlik bir kitaptı
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,709 okunma
7/10
·224 syf.··
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:04
Haluk Bilginer’in Kral Lear’ını sahnede izlemiştim, çok etkilenmiştim. Şimdi de kitabını okuyunca ikisi birleşti. İlk ısırıkla başladı her şey. Kıyım o zaman başladı. Zaman geçti Ve Lear sordu: "En çok hanginiz seviyor bizi?" Ve Lear sordu Ve gök gürledi. "Sen her şeysin dediler bana. Yalan! Her şeysem niye üşüyorum?" Dedi. Ve aklı Kendi lanetiyle zehirlendi. Kral Lear, iktidarın vahşiliğini ve iktidarın kendisiyken mağduruna dönüşen insanı anlatır... Kitapta Shakespeare’in dili çok güçlü; Lear’ın gururu, kızlarının ihanetleri, fırtına sahnesindeki çaresizliği ve “çıplak insan” hâli ağır ağır işleniyor.Bilginer ise bu metni canlı bir acıya dönüştürüyor. Sesi, bakışları, deliliğe geçişi ve yaşlılığın kırılganlığıyla Lear’ı gerçekten hissedebiliyorsunuz. Özellikle fırtına sahnesinde kelimeler adeta içinden dökülüp geliyor.İkisini birleştirince kitap metnin derinliğini, oyun da duygusal şiddeti veriyor.
Edebiyat
Kral LearWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·224 syf.··
2026 45. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:46
Çocukluk travmalarının yetişkinlikteki psikolojik ve bedensel etkilerine odaklanan psikanalitik bir eserdir. Kitap, bastırılmış çocukluk yaşantılarının yalnızca zihinsel düzeyde değil, bedensel belirtiler üzerinden de kendini ifade ettiğini savunarak “bedenin hafızası” fikrini merkeze alır. Kitabın en güçlü yönü, travmayı sadece psikolojik bir kavram olarak değil, bütüncül bir insan deneyimi olarak ele almasıdır. Miller, özellikle çocuklukta bastırılan duyguların ilerleyen yaşlarda farklı psikolojik sorunlar ve bedensel tepkiler şeklinde ortaya çıkabileceğini vurgular. Bu yaklaşım, ebeveynlik ve erken dönem yaşantıların insan hayatındaki etkisini çarpıcı biçimde görünür kılar. Yazarın psikanalitik yaklaşımı zaman zaman tek yönlü ve kesin ifadeler içerir; modern travma psikolojisinin nörobiyolojik ve çok faktörlü modelleriyle yeterince diyalog kurulmaz. Bu durum, metnin bilimsel çeşitliliğini sınırlayan bir etki yaratır. Kitapta dikkat çeken bir diğer nokta ise dini emirlerin numaralandırılmasındaki farklılıktır. “Ana-babaya hürmet edeceksin” ifadesi bazı bölümlerde 4. emir olarak geçmektedir. Araştırmalarıma göre bu numaralandırma Katolik ve Lutheran geleneklerde kullanılırken Yahudi ve çoğu Protestan (Reform/Anglikan dâhil) geleneğinde aynı emir 5. emir olarak kabul edilir. Kitapta bu farkın açıklanmaması, bazı okurlar için metinde tutarsızlık veya hata hissi oluşturabilir. Genel olarak, travma, çocukluk deneyimleri ve bastırılmış duygular arasındaki ilişkiyi güçlü biçimde tartışan, düşündürücü bir metindir ancak kuramsal tek yönlülüğü ve bazı kavramsal açıklama eksiklikleri nedeniyle daha dengeli bir bilimsel çerçeve sunmakta sınırlı kalır.
Psikoloji
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,205 okunma
Kusursuz Zekanın Gedikleri: Dracula
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:40
Sinema tarihinde Nosferatu'dan bugüne kadar sayısız kez evrilen, popüler kültürün suyunu çıkara çıkara bitiremediği Dracula'yı, yani her şeyin başladığı o asıl metni olduğu gibi konuşmak lazım. Karşımızda yüzyıllardır ayakta kalan devasa bir kale var evet ama bu kalenin de ciddi gedikleri var. Kitabın temposu ara ara öyle bir düşüyor, anlatı o kadar sarkıyor ki, sayfalar boyu bitmek bilmeyen betimlemelerin arasında kayboluyorsunuz. Bram Stoker o dönem ne bulduysa, toprağın renginden sisin yoğunluğuna, ağaçların yaprağından odadaki eşyaların tozuna kadar her şeyi ama her şeyi betimlemiş. Betimlemenin adeta dibine vurmuş, anlatıyı hantallaştırdıkça hantallaştırmış. Eğer kitaptaki bu aşırı, boğucu ve lüzumsuz betimleme yükünü şöyle bir ayıklayıp dışarı çıkarsak, karşımızda çok daha kısa, dinamik ve soluksuz okunacak bir roman kalırdı. Ha, hikaye kötü mü? Asla. Ama bazen insanı gerçekten yoruyor. Kitabın sonu beni genel olarak tatmin etti, yalan yok. Ama itiraf etmeliyim ki içimdeki o karanlık edebi canavar çok daha fazla mücadele, çok daha fazla kan ve vahşet görmek isterdi. Bram Stoker o muazzam gotik atmosferi kurup finali biraz aceleye getirmiş gibi. En azından Lucy hariç, o canavar avcısı kemik kadrodan sarsıcı bir kayıp verilmesini beklerdim. Mesela Jonathan Harker... İşte tam bu noktada Stoker bence yüzyılın ters köşe fırsatını kaçırmış. Kitapta bize sunulan, yüzyılların getirdiği o kusursuz ve muazzam Dracula zekasını düşününce, kontun hamleleri bazen çok sığ kalıyor. Jonathan Harker, Dracula'nın şatosundan kaçtı, evet. Ama neden Mina gibi bir etki altına alınmadı? Eğer Dracula o dehasını kullansaydı, Jonathan'ı zihnen ele geçirip avcı grubunun içine gizli bir ajan, canlı bir bomba gibi salardı. Jonathan içeriden kaleyi fethederken, Dracula'nın en gizli ve ölümcül
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
Puan vermedi··
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
İlk kitaptaki gibi klişeler devam etmiş ama benim için hala 0 sıkıntı. Bir günde bitti yine, yemedim içmedim okudum. Arada her şey mi bu kızın başına gelir diye hayatı sorguladım mı? Evet djdjs AMA utansam da itiraf vakti xd Güçlü kadın karakterlere bayılsam da arada kadın karakterlerin bir anda psikolojik kırılma noktaları yaşayıp erkek karakterler tarafından (evet tarafından fjdjs) kurtarılmasına/sakinleştirilmesine bayılıyorum (kızmayın, üzgünüm djdj) Bazı kararları mantıklı değildi + arada sürekli kendi kendime ben diğer kızlar gibi değilim şakası yaptım ama olsundu. Yani anlayacağınız aşırı salak yazılmadığı sürece I'm supporting women's rights and wrongs :) Bir de şey djdjs Bir şey oluyor ve hep HERKES orda. Bir anda tüm ana karakterler ışınlanıyor olay yerine. Yani tamam kabullendim (aşırı yalan fjdj) herkes sürekli aynı mekanda, ayrılamıyorlar birbirlerinden ama bir kez de biri tuvalette falan olsun gelemesin ya djsjs Neyse, olsundu. Ben üçüncü kitaba geçiyorum hemen
Save MeAshley N. Rostek · Independently Published · 20217 okunma
Puan vermedi
Herkese selamlar Bugun size #kızılgece serisinin ilk kitabının yorumu ile geldim. Sevgili @_durumavii nin bu eski serisi derlendi, toplandı ve @verakitapyayinlari 'tan 2 kitaplik seri haline getirildi. Bence cok da iyi oldu, çünkü eski basimi cok uzundu ve ne yalan söyleyeyim bu kadar uzun seriler okumaya üşeniyorumBu duzenleme benim icin harika oldu, bu sayede merak ettigim o #fantastik seriye bende başladım Yazar kurgusal olarak bence farkli bir evren yaratmıştı. Kizil bir dünya, büyüler, sihirler, farkli yemekler ve meyveler. Hatta kitabin kurgusu bile o kadar degisik ki nasil yani diye diye okudum resmen. Ortada bir bebek var ve bu bebegin ebeveynleri daha evvel hic karsilasmamis. Tam meraktan cildirmaliktiBu kisimlari en sevdigim yanlari oldu. Ama asil iyi kismi, ilk kitabin tam manasiyla, nefretten aşka temasını iliklerime kadar hissettirmesiydi. Bununla birlikte sonlara dogru aski ve tutkuyu da hisseder oldum. Yani gerçekten yavas ilerleyen bir ask vardi. Hikaye ana karakterler uzerinden ilerleyince merakla o cikcikli hallerini bekler oldum Pek tabi ki takildigim yerler bu kitapta da oldu. Bunların ilki evrende at kullanıldığı gibi arabaların da olmasi, telsiz kullanilmasiydi. Sanki ortam 70-80'li yillara ait bir dunya gibiydi. Cunku son bölüm haric yalnizca kadin karakter Rozelin'in bakis acisiyla yazilmisti. Keske Biran Nuh'tanda bol bol okusaydim. Hem bu sayede evrene daha fazla hakim olmami saglardi. Umarim devam kitabinda ondan daha fazla bölüm okurum, cunku belli ki bu adamın aski da efso olacak. Ilk kitabin sonlarina dogru kendini epey belli etti Karakterler demisken, henuz iki karakterinde arasinda bir seçim yapamadım. Fakat Rozelin cok az farkla benim icin onde gibiİkisi de epey guclu, dedigim dedik kisilerdi. Biran Nuh zaten bulunduğu sehrin lideri
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026199 okunma