Duru Musaoğlu

Duru Musaoğlu
@yalandanfelsefe
Bir felsefe meraklısı olarak herhangi bir şey iddia etmeyerek Instagram platformundan açtığım hesabı bu siteden de başlatmaya karar verdim. Daha fazlası için hesabımdaki linki takip edebilirsiniz.
9/10
·80 syf.··
2019 8. kitabı
Zweig'ın eserlerini farklı kılan, en başta derin psikoloji bilgisini her birinde kullanıyor olması. Bu psikoloji bilgisini ise teoriden insanlarla empati kuracak ve hayatın içinden, kalbe dokunan örneklerle donatılacak biçimde vermiş olması, herkesi içine çekebilecek bir hikaye anlatma olanağı sunuyor. Olağanüstü Bir Gece ise coşkulu ancak özenli ve planlı, alışılmışın dışında -hatta Zweig’a özgü bile denilebilir-, birden fazla, dışarıdan baksanız tamamen bambaşka hikayeler gibi görünen ancak birleştirildiklerinde mükemmel bir ahenk oluşturan olayların birleşimi. Nasıl söylenir bilmiyorum, tasvir edecek kelimeleri bulmakta ise son derece güçlük çekiyorum fakat sanırım duygularımı açıklayabileceğim en belirgin şekil şudur ki; Stefan Zweig herkesin yalnızca ama yalnızca içinde yaşadığı olayları yüzlerine vuruyor ve onlara yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Aslında bir nevi üstü kapalı psikolojik danışmanlık yapıyor! Ama yalnızca üstü kapalı. Yazarın insan psikolojisi hakkındaki bilgisi eserlerini tutarlı ve ikna edici bir seviyeye ulaştırıyor. Bu yazarın tarzı ise dönüm noktaları üzerine kurulu. Evet, belki tam olarak bir gözlem yapmış veya bilmediğiniz şeyleri söylemiş bulunmadım ama yine de dile getirilmeye değecek bir şey olduğu kanısındayım. Dönüm noktalarına inanmayan biri olarak en ufak bir mantık hatası veya çelişki barındırmadan insanların değişen hayatları üzerine kurgulanmış hikayeler okumak fikrimi değişme aşamasına dahi sürükledi. Bunlar tam olarak istem dışı olmamakla birlikte iç dünyanın saplantıları doğrultusunda şekillenen ve takdire şayan bir ikna yetisiyle yazılmış. Yazarın üstün dilinden bahsetmeye yeltenmeyeceğim bile. Okuyun, kendiniz keşfedin.
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,7bin okunma
Reklam
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2019 21:05
Yürekler Firar Etsin, bir hayli çarpıcı, "çocuk" ve "çocukluk" kavramlarını farklı boyutlarda ele alan kısa hikâyelerden oluşuyor. Bu hikâyelerin özellikle bakış açısını ele aldığımızda çocuklara yönelik gibi görünen tarzlarının, aşıladıklarına bakıldığında bu bağlamdan bir hayli uzak olduğunu görüyoruz. Her hikâyenin ana kahramanı birer çocuk. Yazarın hem uzmanlık alanı hem de kişiliği bir çocuğun gözünden bakma yetisini yitirmemesini sağlamış. Farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel kesimlerden çocukların yaşamın onlara sunulan sahte gerçekliklerin ötesindeki versiyonuna, kendi gerçekliklerinin ötesine attıkları adımları veriyor. Bu öykülerin hepsinin de birbirinden çarpıcı olması, okuru başlı başına kitaba bağlamaya yetecek bir unsur. Öyküden hoşlananlar için mükemmel bir seçenek, hoşlanmayanlar için de bir keşif fırsatı olacağına inandığım, kesinlikle çocuk edebiyatının edebiyat dünyasında genelde indirgendiği seviyenin çok ama çok üstünde bir yapıt, Yürekler Firar Etsin.
Edebiyat
Yürekler Firar EtsinAhu Ünsal Batum · Kök Yayıncılık · 20183 okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2019 00:00
George Saunders ile ilk tanıştığım kitap olan Phil'in Dehşet Verici Kısa Saltanatı esprili dili ve yaratıcı kurgusu ile bir çırpıda bitecek bir akıcılığa sahip. Bu özelliğin yanında elbette konunun hafife alınacak bir yönü yok. Bu distopya üzerinden anlatılanların hiçbir gerçeküstü tarafı olmadığı âşikar. Bu hicivde Saunders hayvan Çiftliği'ne de benzetilen ancak kanımca perspektif ve kapsam bakımından oldukça farklı olan bir toplum eleştirisi yapmış. Elbette bunu yalnızca toplumsal ya da bir zümre üzerinden ele almamış, kişisel boyutu da hesaba katmış. Kitap boyunca görüyoruz ki Phil'in yaptıklarından ziyade söyledikleri mühim. O hâlde suçlanması gereken Phil değil, bir koyun olmaktan öteye geçememiş toplumdur. Saunders'ın bence asıl anlatmayı amaçladığı da budur. Mutlaka okunması gereken türden bir kitap. Genel olarak "diktatörlük" kavramına odaklansa da hicivin doğası gereği gözden kaçmayacak gündem eleştirileri var. Öneririm.
Edebiyat
Phil’in Dehşet Verici Kısa SaltanatıGeorge Saunders · Delidolu Yayınları · 2015429 okunma
9/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Hayatta Kalmak İçin Küçük Felsefe Seti’nin büyüleyici etkisi kaçınılmaz. Yazar Alexandra Ahouandjinou (yazmak için baya bir çaba sarf ettim) herkesin hayatında en az bir kez yaşadığı ya da yaşayacağı durumlarda nasıl bir tavır takınmamız gerektiğini anlatıyor. Bunu monoton bir biçimde “şöyle şöyle olursa şunu şunu yapın/söyleyin” gibi değil en temele inerek, basit görülen eylemlerin aslında çok daha farklı sebepleri olduğu ve bunlara karşı takınacağımız tavırlara karşılık insanlar üzerindeki psikolojik etkileri üzerine detaylı bir anlatım yapıyor. Bunu da farklı ve üstün bir dille anlatıyor. Elbette internette bulduğumuz kişisel gelişim videoları kadar net şeyler olmadığından ve yazar işin bu kısmını bize bıraktığından benim için uygulamaya geçirmek o kadar kolay olmadı. Ama en azından bunları her yönüyle ele alan bir kitap okumuş olmak, kendi dilimle etkili bir imaj yaratmak yönünde bahsi geçen videolardan en azından uzun vadede daha kalıcı bir etki bırakacağından bu kısma odaklanarak üzerlerinde uzun süre düşündüm. Bu kitabı okumanın bana kattıklarının haddi hesabı yok. Bir süre sonra, bunları uygulamaya geçirebildiğimi fark ettim, o zaman bu kitabın eleştirisini yazmak için içimdeki şevk arttı. Kitap hakkında söyleyebileceğim en net şey ise okuduğum için pişman olmadığımdır. Umarım bu sizin için de aynı olur.
Felsefe
Hayatta Kalmak İçin Küçük Felsefe SetiAlexandra Ahouandjinou · Sel Yayıncılık · 2021148 okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2019 15:42
Hayvan Çiftliği, George Orwell’in başyapıtı, dünya içinse klasiklerden biri haline gelmiş önemli bir kitap. Tarihi boyunca çeşitli ideolojiler tarafından farklı yorumlanmış ve süreç, okullarda bir “komünizm uyarısı” olarak okutulmasına kadar varmış. Ben ise kitabı çok daha farklı yorumladım. Hayvan Çiftliği’nin esasında reel sosyalizme yöneltilen bir eleştiri, özünde bir hiciv olduğu bariz bir gerçek. Bu genel yargının ötesinde ise kitabın doğrudan sola bir saldırıdan ziyade Stalin’in yönetimine yöneltilmiş bir taşlama olduğu kanısındayım. George Orwell, deneyimli bir sosyalist. Hayatı boyunca çeşitli sol gazetelerde yazmış, o kesimde yer almış biri. Fakat bunların ötesinde, yani benim onu gördüğüm biçimiyle, kendi ideolojisine gerektiği zaman tepkisini koyabilecek ve eleştirel düşünme yetisini kaybetmemiş bir sosyalist. Tarihe baktığımızda, ‘80 Darbesi’nde Türkiye solunun bir kısmının da Sovyetler Birliği’nin yönetim tarzına muhalif olduğunu görüyoruz. Onların eleştirisi, Stalin’den daha sonra ortaya çıkan ve Sovyetler Birliği’nin yıkılmasına da sebebiyet vererek türeyen Revizyonist grup ve yarattığı üst tabakaydı ve o grubun komünizmi yumuşatmalarını kitaptaki metaforda domuzlar grubu ile bağdaştırmak mümkün. Orwell, Hayvan Çiftliği’nde ne bir düşünceye bağnazca sarılıp bir dogmatizm örneği sergiliyor ne de bir düşünceyi tamamen yerle bir etmeyi amaçlıyor. Marx’ın tasarısının pratikteki komünizmle çatışmasının sebebi yine Marx tarafından açıklanmıştır: Dünyanın tüm ülkeleri sosyalizme geçiş yapmadan komünizm başarılı olamaz. Bu da benim kitaptan çıkarımımı pekiştiriyor. Orwell, tarihte yapılmış bir hatayı hayvanlarla modelleyerek bir hiciv yaratmış ve bu hiciv, dünyaca ünlü bir yapıta dönüşmüş.
Felsefe
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2016296,4bin okunma