İnsan doğası ve güce yakın olma arzusu her coğrafyada aynı anomalileri doğuruyor. Batı dünyasında bu durumun sadece Trump ile sınırlı olduğunu düşünmek büyük bir yanılgı olur; Trump sadece bunu en pervasız, en göz önünde ve "kuralları esneterek" yapan uç bir sembol.
Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden, Batı demokrasilerinde "kuralların arkasından dolanmanın" en güncel ve en skandal örneklerinden biridir.
Ukrayna ve Çin Bağlantıları: Babası başkan yardımcısıyken, Hunter Biden’ın enerji sektöründe hiçbir tecrübesi olmamasına rağmen Ukraynalı enerji şirketi Burisma'nın yönetim kuruluna girip ayda on binlerce dolar maaş alması, Çinli yatırım fonlarıyla şaibeli ortaklıklar kurması tam bir "nüfuz ticareti" örneğiydi.
Yargı Süreci: Hunter Biden en sonunda federal mahkemelerde vergi kaçırma ve yasa dışı silah edinme gibi suçlardan mahkum oldu. Bu dava, Batı'daki "Nepo Baby" ağının en tepesindekilerin bile nasıl bir koruma kalkanı altında iş yürüttüğünü tüm dünyaya izletti.
Fransa’da eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı François Fillon’un 2017'de patlak veren skandalı, Avrupa'daki aile içi fon aktarımının en somut kanıtıydı.
Hayali Danışmanlık: Fillon’un, eşi Penelope Fillon’u yıllarca kendi meclis danışmanı olarak göstertip devlet bütçesinden yaklaşık 1 milyon Euro maaş ödettiği, ancak eşinin aslında hiçbir gün bile danışmanlık yapmadığı, yani tamamen "hayali istihdam" sağlandığı ortaya çıktı. Fillon bu sahtekarlık yüzünden hapis ve siyasetten men cezası aldı, kariyeri bitti.
Avrupa'nın göbeğinde, Brüksel'de patlak veren bu rüşvet skandalı, sistemin lobicilik adı altında nasıl çürüdüğünü gösterdi.
Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Eva Kaili ve yakın çevresinin evlerinde, Katar ve Fas hükümetleri lehine kararlar çıkartmak karşılığında valizler dolusu nakit euro ele