7/10
··
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:58
7/10 kitap cok akiciydi hemen okudum, yemekler ve ascilikla ilgili her sey genel olarak ilgimi de ceker zaten. konusu da guzeldi. ortalara kadar her sey muhtesemdi ve devami da havaliydi aslinda ama sonlara dogru gidisat pek favorim olmadi. ama kendi icinde kitap cok iyi bir sonla bitti. ben nasil seyler dusunurdum diye anlatmayacagim... ama conrad harbiden harika bir karakterdi. kitabin kapagindan sikayet etmek istiyorum cunku kitabin konusuyla alakasi yok. yani oyle kucuk bir alakasi var ki kitap hakkinda cok yanlis bir izlenim vermis. orijinal baskisindaki kapagi gordum de keske oyle olsaymis yani. kapak kendisi guzel dursa da fazla alakasiz olmus.
AşçıHarry Kressing · Holden Kitap · 2024227 okunma
9/10
·325 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:38
Kitapta bana en çok dokunan şey, 'akıllı olursam beni severler' düşüncesi. Acaba kaç çocuk böyle düşündü bu zamana kadar diye sorgulayıp üzüldüm gerçekten. Akıllı olsan da dert, olmasan da dert bu dünyada. Kitap bunu o kadar güzel anlatmış ki, bir de tabi kimsenin 'özüne' bakmadığını. Kitabın ana karakteri Charlie, düşük IQ ile doğan bir çocuk. Bilim adamları da bu zeka seviyesini arttıracak bir yöntem bulurlar. İlk önce Algernon adlı farede denenir ve başarıya ulaşır. Charlie de düşük seviyesine rağmen okuma yazmayı az çok bilen, kendi başına hareket edebilen biri olduğu için, mükemmel bir adaydır ve deneyi kabul eder. Deneyden sonra bütün her şeyi not alır. Kitabı okurken yazım yanlışları görünce şaşırmayın,okudukça anlayacaksınız nedenini. Düşük zekalı olduğu zaman yaşananları, zekası artmaya başladıkça daha iyi anlar. Geçmişte ailesiyle yaşadıklarını sorgulamaya başlar. Hayali zeki olup annesinin karşısına çıkmak çünkü sürekli annesiyle bu konuda sorun yaşamıştır. Zeki olunca daha çok arkadaşı olacağını zanneder, küçükken hep dışlanıp, dalga geçilmiştir çünkü. Ama hiçbir şey istediği gibi gitmez, hatta zekası arttıkça insanlar ondan uzaklaşır, onu kıskanır ve yine yalnız kalır. Her şey çok güzel giderken Algernon da yanlış bir şeyler olmaya başlar, Charlie de bunun kendisine de olacağını fark eder ve önlemek için çalışmalar yapmaya başlar. Ne yaparsanız yapın insanlar bir şekilde sizi hor görmeyi başaracak. Okurken hem üzüldüm hem çok sinirlendim. Özel eğitimde de çalışmış biri olarak, gerçekten hepsi çok özel bireyler ve herkesi insan olarak görüp, içlerine bakarsak çok şey başarırız diye düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye okuyun,okutun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·336 syf.··
2026 84. kitabı
Yazar #susietate #hayalperest ile Lucy ve Felix karakterleriyle tanışmak keyif vermişti. Şimdi ise anne babasını küçük yaşta kaybetmiş on yaşından beri koruyucu ailelerin yanında kalan altı yaşında seçici dilsiz minik kız kardeşinin vasisi psikoloji bölümü okuyan, yirmili yaşlarına gelmiş, karakter tahlilinde oldukça yetenekli, insan sarrafı, Buckingham Dük'ünün ailesinin temizlikçisi aynı zamanda da barda yarı zamanlı çalışan Lottie karakteri ve yakışıklı Dük Oliver karşımızda. Lottie ve Oliver birbirlerine duydukları çekime karşı koyamazlar. Aralarında olan yanlış anlaşılmalar kısa süreliğine ayrılığa sebep olsa da Lottie güçlü kızımız ayakta kalmayı başarır ve Oliver'ın otizmli üvey kız kardeşi Vicky'nin kişisel asistanlığını yapmaya başlar. Bir yandan sevdası, bir yandan kendi kız kardeşinin vasiliğini elde tutmaya çalışması derken hayat kızımıza kolay bir yaşam sunmaz. Dük ise kendini affettirme derdine düşüp Lottie ve kız kardeşine rahat bir hayat sunmanın derdindedir. Eser aile bağlarının önemine vurgu yaparken hayatta karşımıza çıkan fırsatları değerlendirme mesajı da veriyor. Güçlü kadın karakterlerini okumak her zaman keyifli. Bu arada eser yetişkin içerikli. Yazarın kaleminden okuma yapmayı seviyorum bu eser de akıp gitti. Reklam değil. #gönülçelen @olimposyayinlari "Aile böyle bir şeydi. Onların tepesini attırırdınız, çıldırtırdınız ama hepsinin ötesinde onları severdiniz." ~ "O sizin aileniz. Aile önemlidir. Ailenizle aranızda örülen bağlar zorluklarla dokunur ama bu durum hepinizi güçlendirir, herkesi güvende tutar, birbirinize ait olduğunuzu hissettirir. O bağları koparmayın sakın."
GönülçelenSusie Tate · Olimpos Yayınları · 202610 okunma
7/10
·472 syf.··
2026 18. kitabı
Cahide, sanat tutkusunun peşinden giderek tiyatro dünyasına adım atar ve kısa sürede dönemin en tanınan oyuncularından biri hâline gelir. Sahnedeki başarısı, güzelliği ve azmi sayesinde büyük bir ün kazanır; Türk sinemasının öncü isimleri arasında yer alır. Ancak şöhretin beraberinde getirdiği zorluklar, yanlış kararlar ve alkol bağımlılığı zamanla hayatını altüst eder. Bir zamanlar zirvede olan Cahide, kariyerini, servetini ve çevresindeki insanları kaybeder. Kızıl Çengi, Cahide Sonku’nun başarıdan yalnızlığa uzanan dramatik yaşam öyküsünü anlatırken, aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sanat ve toplum yaşamına da ayna tutar.
Kızıl ÇengiOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20231,115 okunma
Puan vermedi·
Gece Yarısı Treni Matt Haig Bu yazar ile ilk kez bu kitabı sayesinde tanışmış oldum. Klasik fizikte sadece ileri akan zamana zıt olarak kuantum fizik, geriye dönük nedensellik teorisi (retrocausality) ile şu anda veya gelecekte yapılan bir seçimin, bir gözlemin, geçmişteki bir parçacığın, davranışını, geçmişini ve durumunu etkileyebileceğini söyler. Yazar ,kuantum fiziğin, geriye dönük nedensellik teorisi gibi teorilerini, ilkelerini temel alarak romanını yazmıştır.Bu teoriyi bilirsek romanı daha iyi anlarız diye düşünüyorum. Kitabın arka kapağında yazar zaten romanin konusunu anlatmış. 81 yaşındaki, kitapçı zinciri sahibi olan Wilburn Budd çocukken yaşadığı acılardan kaçmaya çalışırken, o acıları, duyguları hissetmemek için, kendini işi ile uyuşturur. Kendini fazlasıyla işine adar ve eşini arkadaşlarını ihmal eder ve onları kaybeder. Yaşamında, yaptığı seçimlerden ,aldığı kararlardan dolayı çok pişmandır. Bir telefon görüşmesi sonucu işler düzelmeye başlıyor gibi olurken, ölür. Ölüm sonrası bir tren aracılığıyla bütün hayatını film şeridi gibi izler. Kendisi için önemli olan sahnelerde tren o sahnenin istasyonuna yanaşır ve ölü karakterimiz o sahneyi yeniden izler . Ölü karakter, anılarını izlerken, anılarındaki genç haliyle konuşup ,onu yapacağı yanlışlarla ilgili uyarmaması ,onunla konuşmaması gerekiyordur. Karakterin yanlış yaptığı sahnelerdeki o üzüntüsünü pişmanlığını çok derinden hissettim ,ağladığım bile oldu. Bundan sonrası spoiler olacağı için burada durmam gerekiyor. Edebiyatta. Kuantum Kurgu (Quantum Fiction ) tarzını kullanmıştır. Kişinin, kendisini sorgulaması ,yanlışlarla yüzleşmesi ,geçmişiyle yüzleşmesi ,seçimleri ve kararlarını sorgulaması ,bundan dolayı yaşadığı acı konularından dolayı varoluşçu edebiyat
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026210 okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2026 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Keşke daha önce okusaydım dedim, bittiğinde. Bir de iyi ki okudum. Hâlâ okumayan varsa lütfen okuma planını yeniden yapıp bu kitabı öne alın. En kısa zamanda yazarın tüm kitaplarını okuyacağım. Köy Enstitüleri Dönemi'ni muhteşem bir aşkla anlatan, altını çize çize bitiremediğim bir kitap. Bir tarih romanı evet, kurgu bile diyebiliriz ama kitabın omurgası tam bir ülke gerçeği. 1940- 1980 yıllarının hem ciddi bir üzüntü, acı, keder, kalp kırıklığı... ile okuyup hem de acayip keyif aldığım bir kitap. Bu nasıl olur derseniz işte orası da yazarın başarısı. Kitabı söyleşiye yetişmesi için iki günde bitirdim. Söyleşi öncesi kalemi ile tanıştığım yazarı söyleşide daha yakından tanıdım ve daha da bir sevdim. 🩷 Böyle bir yazarı okumak için nasıl bu kadar geç kaldığıma üzülürken daha okumadığım kitapları olduğu için çok mutlu oldum. Kitabın konusunu anlatmak istesem Köy Enstitüleri için verilen mücadeleyi, emeği ve Köy Enstitülerine yapılan haksızlıklar ile ülkeye nasıl bir kötülük yapıldığını Sema Hanım gibi anlatabilmem mümkün değil. O yüzden haddimi bilerek yorum yapmaya çalışmayacağım. Dediğim gibi, altına çize çize bitiremedim ve bundan önce sadece alıntılarımın bir kısmı için iki ayrı reels paylaştım. Bununla beraber 3 oluyor ve artık bitiriyorum. Bana kalsa daha çok paylaşırım fakat okunacak, paylaşılacak daha çok kitap var. Daha nice güzel kitaplarda buluşmak üzere. Pişmanlığın dilde vücut bulmuş hali: KEŞKE... Keşke'nin dini, mezhebi, siyasi görüşü olmaz. Keşke, özlem ya da pişmanlık ifadesidir; acı çekenlerin, hatalarını görenlerin ortak kelimesidir. Keşke, yanlış kararlarımızın çektirdiği sancıdır, kalbi kanatan isyandır. Keşke, elden gidenlere, yitirdiklerinizi yaktığınız ağıttır. Dizlerinizi dövdüğünüzde geride kalan acıdır.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,998 okunma
Reklam
Reklam