~Kırılmaktan korkmamanın bir yolunun da, kendi kendini bin parçaya ayırmak olduğunu keşfetmemiştim daha. Cam bir fanusun içinde korumaya çalışıyordum kendimi. Yanlış geldiğim bir yerdi dünya, öyle hissediyordum.~
sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı
“İki tür narsisist var (…) Birinci tür narsisistler bütün dünyanın kendilerine âşık olduğunu sanırlar (…) Egoları zarar görmesin diye sadece kendilerinden aşağı seviyedeki kişilerle iletişim kurarlar (…) İkinci tür narsisistler ise kendilerini çok değerli bulurlar. O değerli tene dokunacak el, o eşsiz dudakları öpecek dudak, o derin gözlere bakma hakkına sahip göz henüz yaratılmamıştır…”
"Yanlış insanlarla karşılaşırız.
Yanlış zamanlardan geçeriz.
Kırılırız, dağılırız, başka hayatların içinde oyalanırız.
Çünkü bazı karşılaşmalar sadece istemekle olmaz.
İki insanın da aynı anda, aynı duyguyla,
Aynı ihtimale doğru yürümesi gerekir."