Bir gün hepimiz dönüp bu zamanlara bakacağız… Kimin ne yaptığı, kimin sustuğu, kimin bir mazlumun duasında yer aldığı hatırlanacak. Filistin’deki kardeşlerimiz sadece bir coğrafyada yaşanan bir acının adı değil; her gün sabırla direnen annelerin, yarım kalan hayallerin ve masum çocukların hikâyesidir. Kalbimizi onların acısına kapatmayalım. Çünkü bir çocuğun gözyaşı, dünyanın neresinde olursa olsun aynı acıdır. Rabbim zulüm gören herkese yardım etsin, bize de unutmayan, hisseden ve merhamet eden kalpler nasip etsin.
Din
BİR FERYADIN NOTLARI
Bazen insan durup kendine soruyor: Neredeyim ben? Hangi zihniyetin içinde nefes alıyorum? Az önce, güpegündüz oldu. Birkaç erkek, bir kadına saldırıyordu. Yolun ortasında, herkesin gözü önünde. Etraftakiler... Put kesilmişler. Bakan ama görmeyen, duyan ama işitmeyen heykeller gibiydiler. Biz ne yaşıyoruz yaa? Bedenim bağırdı önce benden. Feryat figan yardım için seslendim. Ayağım oraya doğru yürüdü. Ta ki ablam kolumdan çekene kadar. “Sana da bir şey yaparlar” dedi. Korku mantıklıydı, ama vicdan daha yüksekti. Gördüm ki yürümek yetmiyor. O zaman sesimle yürüdüm. Bağırıp çağırdım, etraftan yardım çığlıkları kopardım. Nihayet birileri kımıldadı, araya girdi ve kızı kurtarabildiler. Ne olduğunu bilmiyorum tam olarak. Ama bir şeyi çok iyi biliyorum: Bu sahne karşısında kayıtsız kalan bir topluluğa ben insanca yaklaşmam.Susmam. Sözlerimle yerle bir ederim o hayvanlıklarını. Çünkü insanlık, izlemek değil; müdahale etmektir. Peygamberimiz buyurmuş: “Haksızlık karşısında eliyle müdahale edemeyen, diliyle buğzetsin. Ona da gücü yetmeyen kalbiyle buğzetsin. Bu da imanın en zayıfıdır.” Bugün ben elimle çekemedim, ama dilimle kopardım o zinciri. Kalbimle buğzetmeyi reddettim. Belki korkaklık bulaşıcıdır. Ama öfke de bulaşıcıdır. Belki benim feryadım, put kesilen birini daha uyandırır. Belki yarın bir başkası bağırır. Böylece taş üstüne insanlık yeniden kurulur. Soru şuydu: Hangi zihniyetin içindeyim? Cevap netleşti: Seyircilerin değil, müdahale edenlerin zihniyetindeyim. Kaybedenlerin değil, feryat edenlerin tarafındayım. Çünkü insan kalmak, bazen bedel ister. Ama insanlıktan çıkmak, her şeyden pahalıya mal olur. Nurcan Karabulut
Reklam
Ömrüm geçiyor Allah’ım… İçim Senin mülkündür, onu tertemiz tutmama yardım et.
🌙 _“Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sussun.”_ 🤍 _“Allah sizin suretlerinize değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”_ 🕊️ _“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”_ 🌿 _“Allah kuluna yardım ettiği sürece, kul da kardeşine yardım eder.”_ ✨ _“Güler yüz sadakadır.”_ *Efendimiz'in ﷺ sözleri kalplerimize nur olsun*
Din İslam
Bu sefer bir şeyler farklı olsun istiyorum. Denediklerim bir çözüme götürmedi beni ama artık ne denemem gerektiğini de bilmiyorum. Ama her seferinde elimde bir hiçlik bulmaktan cidden çok sıkıldım. Mesele irade mi onu da bilmiyorum. Özgür iradeye inanmıyorum diyorum ama başaramadıklarım için neden iradesizim diyorum ? Kendime neden sürekli deadline koyuyorum yetişemeceğimi bile bile? Sürece neden bırakamıyorum, hemen sonuç bekliyorum, akışın içine neden dalamıyorum, yolumu bulmak neden bu kadar zor, neden sürekli “stresliyim”in arkasına sığınıyorum? Kendimi bulmak için önce kaybolmam gerekiyor bunu biliyorum; peki ya neden bunu kabullenmek bu kadar zor ? “Kolay olmayacak evet “ diyebilsem de neden zorluğundan sürekli yakınırken buluyorum kendimi ? Sürecin sonu ışıklı ve güzel de olabilir ama muhtemelen değil. Bunu mu anlamak istemiyorum yoksa Süreç diye bir şey gerçekten yok mu ? Ben mi fazla kasıyorum ? İmdat diye çığlık atasım geliyor bazen - ki arada içimden atıyorum - ama kurtarmaya kimse gelmeyecek biliyorum. Kendime de nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum.
Sevgilinize sevginizi nasıl belli ediyorsunuz? Ödevim var da ben unutmuşum yardım ediverin bi zahmet:)
1000Kitap
Reklam
Reklam