40. Onlar, "Rabbimiz Allah'tır!" demelerinden dolayı, haksızca yurtlarından çıkarılanlardır. Eğer Allah, insanları bir kısmını bir kısmı ile yok etmeseydi; manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adının çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Şüphesiz Allah, kendine yardım edene, elbette yardım edecektir. Muhakkak Allah, çok kuvvetli, çok güçlüdür."
Şimdi bildiğim Tanrının hiçbir şeye karışmadığı. Acı çekmemize ses çıkarmıyor. İnsan özgürlük için dua ederse, yalnızca dua etmek bile içini rahatlatıyor veya olaylar öylesine gelişiyor ki insan özgürlüğüne kavuşuyor. Ama Tanrı duaları duymaz, O’nda duymak, görmek, acımak veya yardım etmek gibi insanlıktan eser yoktur. Yani Tanrı evreni, maddenin ve evrenin temel ilkelerini yaratmış olabilir. Ama insanlara ilgi gösteriyor olamaz. Kimi insanların mutlu, kimilerinin mutsuz, kimilerinin talihli, kimilerinin de talihsiz olmasını tasarlamıştır, o kadar. Kim mutsuzdur, kim değildir bilmez, bilmek de istemez. Yani gerçek anlamda var olmaz.
Bir yazar bir dostuna rastlar, uzun süre ona kendinden söz eder; sonra şöyle der:Hep kendimden söz ettim. Şimdi biraz da senden söz edelim. Son kitabımı nasıl buldun bakalım? Bu kişi hiç durmadan kendileriyle uğraşan, başkalarına ancak kendilerini yankıladıkları ölçüde ilgi duyan insanlara çok iyi bir örnektir. Çoğu zaman bu kişiler yardımsever ve iyi yüreklidirler; ama bu davranışları kendilerini böyle göstermek istemelerindendir; enerjilerini, yardım ettikleri kişinin açısından görmeye değil kendilerine hayran olmaya harcarlar.
Ortada bir sorun gördüğümde , her şeyi çözebileceğimi , herkese merhem olabileceğimi , herkesi iyilestirebileceğimi sanırdım. Sonra fark ettim ki , yardım etmeye çalıştığım kişiden daha çok ben koşuyordum onun derdine. O ise kendiyle benim kadar uğraşmıyordu . Kırkımdan sonra öğrendim,herkesin bir tekamül yolculuğu olduğunu .
Resûlullah Efendimiz amcası Hz. Hamza'nın katili de dahil o gün pek çok kişiyi affedip biatlarını kabul ederken, bugün belki küçük meseleleri büyüterek, içimizde kocaman kin ve intikam dağları taşıyarak merhametten dem vurmamız ne kadar anlam ifade edebilir? Bir anlık öfkeye yenik düşerek silahı en yakınlarına ve kendilerine doğrultanların nasıl bir merhamet tedavisine muhtaç olduklarını yeniden düşünmeliyiz. Oysa rahmet Peygamberi şaka bile olsa birbirine silah doğrultanları meleklerin lanetine uğramakla tehdit ediyordu. Düşmanlıkta yardımlaşanları da şu sözleriyle uyarıyordu: "Bir kimse öldürme fiiline katılmayıp katile çok küçük de olsa yardım etse kıyamet günü alnında; "Allah'ın merhametinden ümidi kesilmiştir.” yazılı olarak ilahi huzura gelir. "