Aldırma Gönül!
Gözünden bir damla yaş aktı, Buğulandı, kızardı gözbebeği. Düşüncesi devrik, yüreği yıkık, Kelimeleri içine gömülü. Gözyaşını elimle sildim, Saçlarına yıldızları topladım, Mehtabı aydınlık olsun diye çağırdım, Şiirlerimle, yüreğine serinlik verdim. Hayat her şeyi yeniyor, Kendine bile acımıyor, Geriye ne gam, ne de keder kalıyor, Değişim bile kendinde yok oluyor. Aldırma gönül... Faruk.
Şiir
HAFIZLIĞIMM...
Hafızlık, sadece ezberlemek değildir… Hafızlık; bir ömrü Kur’an’ın nuru ile süslemek, kalbi ayetlerle diriltmek ve her gün Rabbine biraz daha yaklaşmaktır. İnsan bazen yorulur, bazen kelimeler karışır, bazen gözlerinden yaş süzülür. Ama bilinir ki Kur’an için çekilen hiçbir zorluk boşa değildir. Çünkü Allah’ın kelamını kalbinde taşıyan kişi, dünyanın en kıymetli emanetlerinden birine sahip olur. Hafız olmak; geceleri sessizce tekrar yapmak, sabahın bereketinde ayetlerle uyanmak ve hayatını Kur’an ahlakıyla güzelleştirmeye çalışmaktır. Her harfi sevap, her sayfası huzur olan bu yol; sabır isteyen ama sonunda kalbe tarifsiz bir ferahlık bırakan mübarek bir yolculuktur. Kur’an ile büyüyen bir kalp kolay kolay karanlıkta kalmaz. Çünkü ayetler insanın içine işledikçe dünya değişir, bakış değişir, insan değişir. Hafızlık yolunda bazen sadece bir sayfayı ezberlemek bile saatler sürebilir ama sonunda o ayetler insanın ruhuna şifa olur. Hafızlık, sadece dili değil; kalbi, ahlakı ve hayatı da eğitmektir. Kur’an’ı ezberleyen kişi aslında Rabbinin kelamını kalbine misafir eder. Ne büyük şeref, ne büyük nimettir… Bir hafızın en güzel sermayesi sabırdır. Çünkü bu yol aceleyle değil, ihlasla yürünür. Her tekrar edilen ayet kalbe biraz daha işler, her secde insanı biraz daha olgunlaştırır. Yorulduğunda bile devam edebilmek, unutunca yeniden başlayabilmek, düştüğünde tekrar ayağa kalkabilmek… İşte hafızlığın gerçek güzelliği burada saklıdır. Çünkü Kur’an’a hizmet eden hiç kimse kaybetmez. Belki dünyada herkes anlamaz ama Allah bilir, melekler şahittir. Hafızlık öyle bir nimettir ki insan nereye giderse gitsin Kur’an onunla beraberdir. Yalnız kaldığında dost olur, sıkıldığında huzur olur, karardığında nur olur. Bir hafızın kalbinde sadece ayetler değil; umut, sabır ve rahmet de taşınır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Daha 17
Her seven boyun eğmiş Ayrılık ne yaman şeymiş Gözden yaş dökmek neymiş Gözümü döktüm ağladım Serdar TUNCER
Şiir
Üzüntü, çoğu zaman bir insanın yokluğundan değil; zihnin o yokluğu gerçek kabul etmek zorunda kalmasından doğar. Bu nedenle en derin acı, “sensiz olmak” değildir. Asıl zor olan, kişinin kendisini onsuz bir hayata inandırmaya çalışmasıdır. Çünkü yas, kaybın kendisinden çok; zihnin eski gerçeği bırakıp yenisine uyum sağlama mücadelesidir. İnsanı yoran da tam olarak bu görünmeyen çatışmadır.
Psikoloji
Şunu açıkça söyleyebilirim ki bugün birçok Müslüman kendi yuvasını kurmuş, evlenmiş, çocuk sahibi olmuş; fakat aynı insanlar, evlilik çağını geçmiş salih gençlerin ve hanımların hâlini görmezden geliyor. Özellikle bazı Müslüman kadınlar, ilmi bir araç olmaktan çıkarıp hayatlarının nihai gayesi hâline getirmiş durumda. Bir kitaptan diğerine, bir dersten diğerine koşarken yıllar geçiyor; yaş otuzu, otuz beşi buluyor, fakat evlilik ne gündemlerinde yer buluyor ne de bir hedef olarak görülüyor. Halbuki ilim, insanı Allah'ın rızasına ulaştıran bir vasıtadır. İnsanı fıtratından uzaklaştıran, aile kurmayı değersiz gösteren veya sürekli erteleyen bir meşguliyet değildir. Daha da acısı, salih/a eş arayanlara aracılık etmek, insanları helal dairede buluşturmak gibi bir sorumluluğu dahi üzerine almak istemeyenler var. Herkes kendi dünyasına çekilmiş, ümmetin bu yarasına sırtını dönmüş durumda. İffetini korumaya çalışan gençlerin yalnız bırakıldığı, evliliğin zorlaştırıldığı, insanların birbirine vesile olmaktan kaçındığı bir ortamda kimsenin kendisini tamamen mesuliyetten uzak görmemesi gerekir. Çünkü bazı ihmaller vardır ki dünyada unutulsa bile ahirette unutulmaz. bazı haklar vardır ki sahipleri kıyamet günü gelip onları ihmal edenlerin yakasına yapışır.