Kitapta Genç Bir Doktorun Anıları hoşuma giden bir kısımdan bahsedeceğim. Doktorumuz mesleğinin ilk zamanlarında ne zaman önemli bir iş üstünde olsa bunun üstünden gelemeyeceğini düşünmekte ve derin bir utanç duymaktadır. İçindeki çatışmalarına rağmen dışarıdan soğukkanlı görünür.
Bu durumun psikolojide bir adı var: İmposter Sendromu veya tam Türkçe karşılığı ile Sahtekarlık sendromu. Bu dışarıdan son derecede soğukkanlı ve yeterli görünmene rağmen "Aslında ben yetersizim. Bunu anlayacaklar,rezil olacağım" gibi düşüncelerle boğuşmaktır. Derin bir endişe ve utanç halidir bu.
Bunu yaşayanlarınız vardır mutlaka. Belki sınıfın başarılısısınız,sınava sakince giriyorsunuz ama içten sınavı batıracağınızı ve gerçeğin açığa çıkacağıyla ilgili kaygılanıyorsunuz.Ya da resim çiziyorsunuz ve her çizgiyi şüpheyle atıyor kendinizden emin olamıyor,buna rağmen yine de profesyonel gözükmeye çalışıyorsunuz. Böyle onlarca örnek verilebilir.
Şunu bilin ki aptal insanlar kendini sorgulamaz. Sorumluluk bilinci olan işini önemseyen insanlar kendiyle ilgili kuşkular duyar. Buda kaygıyla birleşince bu kaygı ve utancı maskeleme ihtiyacı duyulur. Yakalanmaktan korkarlar.Yani sanki sorunlusunuz da bunu rol yaparak örtbas etmeşe çalışıyorsunuz. Bu bir savunma mekanizması. Unutmayın ki sandığınızın aksine fazlasıyla yeterlisiniz. Ve çok değerli bir insansınız. Endişeleriniz hep olacak ama elinizden gelenin en iyisini yaptığınız sürece zamanla bunun bir rol değil sizin gerçek beceriniz olduğunu anlayacaksınız. Kendinize çok iyi bakın ^^