Dünyanın ruhu insanların mutluluğuyla beslenir.
Ya da mutsuzluklarıyla, arzuyla, kıskançlıkla. Kendi kişisel menkıbesini gerçekleştirmek insanların biricik gerçek yükümlülüğüdür.
O çocuk, “Ne yaptığımı biliyordum!”diyordu.
“Otorite ve merasimle çevrili yirmi birinci yüzyılında,özgürlük boğulmak isteniyor. Görmüyor musun? Dünyanız güvenli hale getirilmek isteniyor,özgür değil.”
Bu kuşlar,hayatın anlamsızlığından ötürü üzülüyordu üzülmesine ama en azından kendilerine karşı dürüst davranıyorlardı ve hayatın anlamsızlığıyla yüzleşebilecek kadar cesurlardı.