Mezarları otlar nasıl bürürse, zaman da öylece acıyı sarar. Rüzgar gidenlerin izlerini nasıl silerse, zaman da öylece, sevdiklerinin dönmesini boş yere beklemiş olanlarla, hep boş yere bekleyecek olanların müthiş acılarını ve anılarını alır götürür çünkü insan ömrü kısadır ve çimleri çiğnemek için dünyada hiç kimseye uzun bir zaman bağışlanmamıştır.
Mesele adda değil, haklı olup olmadığında. Halkın istediği şey gerçektir, ne var ki öteden beri gerçeği gömüp üzerine tepe gibi toprak yığarlar. Dediklerine göre gerçek denilen şey çoktan ölmüş