Kütüphanede kitap seçerken bazen aynı kitabın farklı basımlarına denk geldiğimde; sayfa sayıları arasında çok fark yok ise genelde eski basım olanına elim gider. Özellikle eski basım kitaplardaki sararmış yaprakların kitabın gövdesine tutunma çabalarını, kim bilir kaç defa çevrilmiş sayfaların içine işlemiş kokularını, altı çizilmiş satırların hangi duygu ve düşüncelerle seçildiğini düşünmeyi, kitabın bazı sayfalarının köşelerine iliştirilmiş çoğu zaman kitaba dair bazen de okurlara ithafen yazılmış muzur notların gülümsetmesini yaşamak isterim. Yine böyle bir seçimde Hasan Ali Toptaş ‘ın 1995 basım Gölgesizler kitabı ve 2002 basım Bin Hüzünlü Haz kitabını aldım. Ve her zaman olduğu gibi zor olandan başlamanın mantıklı olduğunu düşünerek Bin Hüzünlü Haz kitabını çokta içime sinmeyecek şekilde sadece kelimelerin ahengine kapılarak zaman, mekan, olay, karakter analizi yapmadan okuyup bitirdim. İkinci kez ne zaman okurum bilmiyorum ama yazarları tanımada başlangıç kitaplarının önemini Gölgesizler kitabını okuyunca anladım. Neyse ki kitaplara ve yazarlara dair; tek kitabıyla hüküm verecek kadar herhangi bir önyargıya sahip değilim.
Kitap; bir berber salonunda berberin ritmik el hareketleriyle enstrümana dönüştürdüğü makasın sesleriyle, boğucu havayı bir an için ferahlatan kolonya kokularıyla, aynadan yansıyan suretlere hazırlanmış keskin usturalarla, müşterilerden birinin her an sıra ona gelecekmiş gibi huzursuzca oturduğu koltuğunda sinirle şıkırdattığı zindan karası tespihiyle kapının önüne dikilmiş bir seyirci gibi değil de müşterilerin arasına oturmanızı beklermişcesine başlıyor. Ardından berberin elindeki fırçayı bırakıp dalıp gittiği caddelerde zaman ve mekan karmaşası içinde bir köy meydanında Muhtar ile selamlaşırken buluyorsunuz kendinizi. Çok geçmeden Cıngıl
-"İnsanlar vardır, hangi konuda olursa olsun, kendilerinden şanslı
rakiplerinin iyi yanlarının hepsini yadsımaya, yalnız kötü yanlarını
görmeye hazırdırlar. Bazı insanlar da bunun tam tersine,
bu şanslı rakiplerinde, onları zafere ulaştıran özellikleri görmek
isterler."