Kitabı Farika

Kitabı Farika
@yasingivanc
İstanbul üniversitesi
İstanbul
102 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
İnsanın sağlıklı ve kaliteli bir hayata sahip olması için tabiatın öneminden bahsediyoruz ama şehir hayatımızı ekonomik veriler, mühendislik hesapları, nüfus araştırmaları, üretim ve tüketim kuralları belirliyor. İnsan, aklıyla ve duygularıyla bir bütündür diyoruz ama o insanı tüketim müptelası bir müşteri hâline getirmek için insanın özünü arzular, istekler ve ihtiyaçlar olarak tanımlıyoruz. Eğitimin amacı akıl ve erdem sahibi iyi insanlar yetiştirmek olmalı diyoruz ama matematik ve fen bilimlerini yegâne zekâ ve başarı kriteri olarak kabul ediyoruz. Bütünlüğü ararken kendimizi paramparça olmuş bir varlık ve insan tasavvuru içinde buluyoruz.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Atomize edilmiş modern birey, parçalara ayrıldıktan sonra bir araya gelerneyen ve bu yüzden de sürekli arıza veren bir maki­ ne mesabesine indirgendi. Psikoloji, sosyoloji, ekonomi, istatistik gibi modern bilimler bu parçalardan birini esas alarak insanı ta­ nımlamaya ve kendince tedavi etmeye çalışıyor fakat ürettikleri parçacı yöntemler, insanı giderek daha paramparça ve kırılgan hale getiriyor. Beş duyu organı arasındaki bütünlüğü kaybettiği zaman en basit fiziki eylemleri bile yerine getirerneyen insanın aklı, kalbi, vicdanı, sezgisi, irfanı ve merhameti parçalara ayrılmış bir organizma olarak çevresiyle, hemcinsi olan insanlarla, evrenle ve Tanrı'yla sağlıklı bir ilişki kurabilmesi mümkün mü?
Alıntı

Kitabı Farika

, bir kitap okudu
9/10
·315 syf.·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 19:11
·
2026 8. kitabı
İsmet Özel
9/10 · 4.083 okunma
Modern dünyada iyi giden şeyler de var diyenler olabilir. Elhak doğrudur. Bazı şeylerin iyi gittiği ilkesel olarak doğrudur. Zira tarihte her şeyin mutlak iyi ya da mutlak kötü olduğu bir çağ yaşamış değiliz henüz. Fakat bazı şeylerin arızi olarak iyi gidiyor olması, temel meselelerin özünde yaşanan bozulmayı ortadan kaldırmıyor. Bizi ontolojik olarak sınırlandırmayan ve etik olarak bağlamayan bir gerçeklik tasavvuru, her tür sorunun ve cevabın ön şartı olarak vazediliyor. Gerçekliğin yerini sanal imgeler alıyor. Özgürlük, tüketim kültürünün dayattığı tercihleri kabul etmekle sınırlı hâle geliyor. Ahlaki değerler, tarihte hiç olmadığı kadar izafî hâle getiriliyor. Estetik, haz duygusunun romantize edilmesinin ötesine geçemiyor. Böyle bir zeminde “İyi nedir?”, “Anlamlı bir hayat yaşayabilir miyim?” gibi soruları tekrar sormak elbette mümkündür. Ama sorunun bağlamı da cevap alanları da artık radikal bir şekilde değişmiştir.
Alıntı
Önceliğimiz malumat edinmek değil, var ol­ mayı ve bilmeyi anlamlı kılan bir kavrayış düzeyine ulaşmak. Bize "bilgi çağı" diye dayatılan enformatik enkaz çağında daha fazla malumata değil, hikmete ihtiyacımız var. Bunun için iyi, güzel ve doğru kavramlarını hatırlamamız ve idrakimize yeniden yön vermelerine imkan sağlamamız gerekiyor. Homo sapiensin her şeyi bildiğini sanan ama aslında temel ve öncelikli olan hiçbir şeyi bilmeyen malumatfuruş bir makine değil, varlığa hikmet nazarıyla bakan insan olduğunu kavramamız gerekiyor.