Öte yandan, en yakın nedenlere dayanan açıklamalar çok açıktır: Bazı halklar silahları, mikropları, çeliği ve kendilerine siyasal ve ekonomik güç kazandıran öteki şeyleri, başka halklara göre daha erken geliştirdiler; bazı halklar ise bu güç kaynaklarına asla sahip olamadı.
Ama en geride yatan nedenlere dayalı bir açıklama —örneğin neden Avrasya’nın bazı bölgelerinde bronz aletler erken ortaya çıktı da Yeni Dünya’da daha geç çıktı ve ancak bölgesel olarak görüldü, Avustralya yerlilerinde hiç görülmedi— bilinmiyor.
Bugün bu tür temel açıklamaların eksikliği büyük bir düşünsel boşluk yaratıyor; çünkü tarihin genel seyri böylece çizilmemiş olarak kalıyor. Bundan daha da önemlisi, ahlaksal boşluğun doldurulmamış olarak kalmasıdır. Açıkça ırkçı olan ya da olmayan herkes, farklı ulusların tarihte farklı geliştiğini biliyor.
Bugünkü Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa’nın biçimlediği bir toplumdur ve bu toplum, Amerikan yerlilerinin elinden alınmış topraklarda yaşıyor. Afrika’dan, Sahra’nın güneyinden Amerika’ya köle olarak getirilmiş milyonlarca siyah Afrikalının torunlarını içinde barındırıyor. Bugünkü Avrupa ise milyonlarca Amerikan yerlisini köle olarak alıp getirmiş, Sahra’nın güneyindeki siyah Afrikalıların biçimlendirdiği bir toplum değildir.
Bu sonuçlar alabildiğine orantısızdır: Amerika’nın, Avustralya’nın, Afrika’nın %51’ini Avrupalılar fethederken, Avrupa’nın %49’unu da Amerikan yerlileri, Avustralya yerlileri ya da Afrikalılar fethetmiş değildir. Bugünkü dünya, son derece orantısız sonuçlarla biçimlenmiş durumdadır. Bu yüzden de bu sonuçların değişmeyecek açıklamaları olmalı; kimin rastlantı sonucu hangi savaşı kazandığına, ya da bir rastlantı sonucu birkaç bin yıl önce hangi icadı yaptığına dair ayrıntılardan daha temel nedenlere dayalı açıklamaları