Kitabı Farika

Kitabı Farika
@yasingivanc
İstanbul üniversitesi
İstanbul
102 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Hazreti Nuh’a “tufan” çıkacağı, karaların denize dönüşeceği bildirilmiş, kendisine inananlarla birlikte bu felaketten kurtulabilmesi için de bir gemi yapması emredilmişti. Hazreti Nuh, emre uyup gemiyi yapmaya başlayınca, karısı ve oğlu dâhil, irşada memur olduğu kavminden pek çok kişi karşı çıktı. Onlara göre Hazreti Nuh hayal görüyordu, delirmişti.“Farklı” olduğunu düşünmemeli, hele de “gemi” dediği ağaç yığınını bir tarafa bırakıp çoğunluğa katılmalı, o da “herkes gibi” olmalıydı. Daha önce hiç “tufan” olmadığı, ninelerinden dedelerinden böyle bir şey duymadıkları, zaten havaların çok güzel gittiği, yağmur bile yağmadığı biçiminde kendilerince “mantıklı” gerekçeler ileri sürüp Hazreti Nuh’u kendileri gibi “mantıklı” olmaya çağırıyorlardı. Fakat Hazreti Nuh, derin “inan”ının gereğini yapıyor, bildirilenin olacağına inanıyordu. Ve oldu... Tufan çıktı. İman etmeyen karısı ve oğlu dâhil, iman etmeyen herkes, her şeyle birlikte sulara gömülürken; Hazreti Nuh ve inananları, “Allah’ın emri” üzerine yaptıkları gemi ile selamete doğru dümen kırmışlardı. İkinci ders: Herkesin her şeyi anlamasını beklemeyin!
Alıntı
Reklam
Her türlü olumsuz şartın, “Küllî İrade”den beslenen “Cüz’î İrade” karşısında teslim olacağını ve engellerin ortadan kalkacağını bilir, yakınmak yerine çalışmayı seçen bir aksiyon içinde tüm olumsuzlukları dize getirmeye çalışırlar. Allah da yardım eder, şartlar dize gelir. Şartlar dize geldiğinde olmazlar oluverir. Örneğin; Hazreti Âdem ile Hazreti Havva koskoca dünya yalnızlığında birbirlerine kavuşurlar, Hazreti Nuh tufanı yener, Hazreti Yunus sahili bulur, Hazreti Yusuf kuyudan çıkar, Hazreti İbrahim Nemrut’un ateşine meydan okur, Hazreti Musa Firavun’u Kızıldeniz’de boğar, Hazreti Ali Efendimiz ise Ebu Cehil’i yerle bir eder. Siz siz olun, ne ile karşılaşırsanız karşılaşın, umudunuzu asla kaybetmeyin! Umudunu kaybeden kaybolur!
Alıntı

Kitabı Farika

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
14 günde okudu
·
2025 30. kitabı
Yaşar Kemal
8.6/10 · 15,7bin okunma
Sebe süresi ayet 14
14- Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimizde, onun öldüğünü, ancak onun değneğini yiyen ağaç kurdu gösterdi. Süleyman yere düşünce ortaya çıktı ki; eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, bu alçaltıcı azap içinde kalmazlardı. Bu ayette Allah (c.c), cinlerin gaybı bilmediğini açıkça ifade ediyor. "Süleyman (a.s.)'a ölüm emri geliyor. Allah (c.c.) Süleyman'ında canını bir gün alıveriyor. Fakat başlanmış işlerinde bitmesi gerekiyor. Cinler Süleyman (a.s.)'ın öldüğü haberini alırlarsa çalışmayacaklar. Bunun üzerine Süleyman (a.s.) ölünce, ölmemiş gibi duruyor. Ayet bize kısaca şöyle haber veriyor. "O'nun öldüğünü ancak Süleyman (a.s.)'ın dayandığı asasını yiyen bir kurt işaret etmiştir." Süleyman (a.s.)'a ölüm meleği geliyor. Süleyman (a.s.) ayakta asasına dayanmış vaziyette ölüyor. Öylece kalıyor. Rabbim O'nu koruyor. Ne zamanki ağaç kurdu Süleyman (a.s.)'ın dayandığı asayı yiyor. Süleyman (a.s.) yere kapanınca, cinler hakikati anlıyorlar.Rabbim kıyamete kadar gelecek olan mü'minleri de uyarıyor; "Cinler gaybı bilmez." Hiçbir cinci'ye, medyum'a, falcı'ya, ytldıznameye bakanlara gitmeyin inanmayın.!. Bu uygulama bizim tarihimizde de görülmüştür. Bazı devlet başkanları çok önemli bir olayda, bir yerin kuşatılmasında, baş komutan vefat edecek olursa, vefat haberi askere duyurulmuyor. Çünkü askere duyurulmuş olsa netice alınmaz,
Alıntı
Soylu kardeşlerim, Tanrı kimseyi insanın düştüğü yere düşürmesin. İnsanoğlu bezirgan olduktan sonra, her şeyi alıp sattıktan sonra insan olmaktan da çıktı. Yüreği alıp sattı insanoğlu; yürek, yüreklikten çıktı. Aşkı, sevgiyi, dostluğu, kardeşliği, barışı, arkadaşlığı, kandaki sıcaklığı, güzelliği alıp sattı insanoğlu; insanoğlu insanlıktan çıktı, oburlaştı. Biriktirme hastalığına tutuldu. Ol sebepten, sayın yaratık kardeşlerim, insanları bugün bu mutlu günümüze çağırmadım. Korktum da çağırmadım. Şu mavi tahtı var ya, bir görmesinler, bu çağıl çağıl ışık boşanan sarayı gözleri bir görmesin; hemen ne yapar yapar da alıp satarlar. Hiçbir mümkünatı yok, alır da satarlar. Bu saray da, taht da alınıp satıla satıla hiçbir işe yaramadan eskir, kırılır, yıkılır gider.
Alıntı