Tabiattaki yerimizi şöyle belirtiyordu Pascal: "Sonsuz karşısında hiç; hiç'e kıyasla sonsuz, hiç'le sonsuz arasında bir köpür." İnsan bir saz parçasıydı, "sefil, çelimsiz, ama düşünen bir saz"; büyüklüğünü yapan düşüncesiydi.
Descartes, varlığın biricik delili sayıyordu düşünceyi: "Cogito ergo sum."
Konvansiyon, 1793'te yeni bir mezhep kuruyordu: Akla ibadet.
Hegel'e göre, gerçeğin tek ayırıcı vasfı akla uygunluktu.
İslam için "hayvan-ı nâtık" olan insan, mahlûkların en şereflisiydi. Nutuk, mantık demekti; mantık akıl.
Soyumuzun imtiyazı olan akıl, Batı'da da Doğu'da da yüceltilmiş; mahiyeti anlaşılmış, buutları tespit edilmiş mi göreceğiz...