Kitabın geneli çok güzel. İçine çeken bir hikayesi ve akıcı bir dili var.
Kitapda biraz fazla isim var. Ben kitabın yarısına kadar önceki sayfaları karıştırıp kimin kim olduğunu anlamaya çalıştım. Ama kitabın son yarısında artık tüm isimlere aşina oldum. Belki de benim isim hafızam kuvvetli olmadığından yaşadım bunu.
Atticus'a karşı bir gönül bağım oluştu. Gerçekten tam bir beyefendi diyebiliriz onun için. Kafası kasabanın geri kalanından en az 20 yıl ötede. Ve gerçekten harika bir baba. Kasaba halkıda bunun farkında olduğunu için ona bir hayranlık duyuyorlar aynı benim gibi.
Hikaye olarak temelde ırkçılığa ve insan ilişkilerine dayanıyor diyebiliriz. Ben bu konuda kitapta da dediği gibi '' iyi ve kötü insanlar vardır" demek istiyorum sadece.
Güzel kitap bitmesine üzüldüm gerçekten. Okumanızı öneririm. :)
..."Bülbüller bizi eğlendirmek için şarkı söylemek dışında bir şey yapmaz. İnsanların bahçelerindeki bitkileri yemezler, mısır ambarlarına yuvalanmazlar, tek yaptıkları iş bize içlerini dökmektir. İşte bu yüzden bülbülleri öldürmek günahtır."