Örneğin Hewlett-Packard'ın yaptırdığı ufak bir araştırmada, çalışanlardan bazılarının iki farklı durumdaki IQ düzeylerine bakılmış. Önce dikkatlerinin dağılmadığı ya da bölünmedikleri bir durumda, sonra e-posta alırken ve telefonları çalarken. "Teknolojik dikkat dağılması"nın -sadece e-posta almanın ve telefonlarının çalmasının- çalışanların IQ düzeyinde ortalama on puanlık azalma yarattığı ortaya çıkmış. Bunun ne kadar ciddi bir düşüş olduğunu şuradan anlayabilirsiniz: Esrar içtiğinizde kısa vadede ortaya çıkan
düşüş bunun yarısı kadardır. Yani iş bitirmek bakımından, cep telefonu ve Facebook mesajlarınıza sık sık bakmaya kıyasla kafayı dumanlamanız daha iyi olurmuş gibi görünüyor.
Borçlarını ödemeyerek eşini alacaklılara karşı karşıya bırakmak ekonomik şiddet oluşturduğundan boşanma sebebidir.
Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, borçlarını ödemeyerek eşini alacaklılarla karşı karşıya bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Y2HD, 26.05.2011, E. 2010/8663, K. 2011/9308
Toplanan delillerden; taraflar eylemli olarak ayrı yaşamaya başlamadan önce davalı kocanın eşine sürekli olarak hakaret ettiği, kumar oynayarak aşırı borçlandığı ve bu suretle birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Tarafların dava açıldıktan sonra, internet ortamında birbirlerine karşılıklı hakaret içeren iletileri mevcutsa da, bu husus davadan sonra gerçekleştiğinden kusur değerlendirmesine esas alınamaz. Davacı kadının da başkaca bir kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Bu durumda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını ve boşanmayı gerektiren olaylarda davalı kocanın tamamıyla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Y2HD, 24.10.2011, E. 2010/15293, K. 2011/16627.
Öncelikle, AYM üyelerini belirleme yetkisini tek kişi güdümünden çıkarmalı ve güçlü hukuki formasyon sahibi uzmanları atamanın yolu saydam biçimde oluşturulmalıdır.
AYM'nin yetki alanı genişletilmeli ve bazı yasalar için yürürlüğe girmeden önce denetim olanağı tanınmalıdır; AYM'ye başvuru yol ve olanakları genişletilmelidir.
Bütün belirtilenler, demokratik anayasa yapımının aciliyetini göstermekte ve bu süreçte AYM'yi Avrupa modeli ekseninde yeniden yapılandırmak gerekmektedir.