Göz, açılıp kapanmakla nûrundan kaybeder mi? Harab türab olan, dünyâdan toplanıp gene de dünyâya bağışlanacak olan et ve kemiktir. Seninle ihyâ olmuş bir yüreğe, son ve kıyâmet olur mu?
Ben, cehennemin patırtısını çok yakından bilirim. Cennetin şaşaasından da usandım artık. Haydi, o iki dünyadan uzak, zeytin ağacının altına gidip oturalım…
Bir fikir ve duygu pisboğazlığı içinde durmadan geviş getiren dünyaya, ezelden ebede bir rahmet nafakası olduğunu, toprak kokan iptilalarının yedeğinde perişan sürüklenen esirlere âzat fermanı yazıp, mahbeslerinden uğurladığını; kahbe, kancık, zorlu zaaflarının dört yol ağzında şaşırıp bunalmışlara istikâmet gösteren elin, senin elin olduğunu söyleyeyim mi?