Ben elimdeki bıçağı incelerken, “Çığlığını duydum,” diye devam etti. Bu kadar güzel işlenmiş, bu kadar mükemmel dengelenmiş bir bıçak görmemiştim. “Ama tereddüt ettim. Koşmaya başlamadan önce az da olsa tereddüt ettim. Tam’ın son anda yetişip seni kurtarmış olması, verdiğim sözü o birkaç saniyede bozduğum gerçeğini değiştirmiyor.” Çenesiyle bıçağı işaret etti. “Senindir. Ama lütfen sırtıma saplama.