Ağlamak, ugradigimiz felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadidir. Aglayamadigimiz zamanlar bizde o gücün de yok olduğu vakitlerdir ki, onun yerine geçen sessizlik en şiddetli acıya eşittir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biz "anne" dediğimiz insanları o büyüleyici pembe kundaklardaki bebeklerine kafayı takmış ve bütün bebeklerin ortak ihtiyaçları şöyle dursun, başka birinin bebeğine en ufak bir soyut ilgi bile duymayan kimseler olarak görmeye alışmışız. Oysa bu kadınlar en yüce görev için hep beraber çalışıyorlardı: İnsan yaratıyorlardi ve iyi insanlar yaratıyorlardi.