7/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:57
Kitap kulübümüzün seçimi neticesinde okuma listeme girdi bu kitap. Hakkında güzel yorumlar duydum. En baştan söyleyeyim kitabı beğendim. Sanki bizim topraklarımızdan bir hayat hikayesi okuyormuşcasına tanıdık geldi bu dram. Hovarda,kumarbaz,mirasyedi bir evlat... Bütün acılara göğüs geren, fedakar, itaatkar ve kanaatkar bir eş... Ziyan olan çocuklar... Yokluk, savaş, halkı sömüren sistemler... Annelik, babalık, çaresizlik, ölümler ve daha nicesi... Hayatın içinde yaşanabilecek hemen her acıyı tadan bir karakterin yaşam öyküsü. Bizim Yeşilçam'daki Küçük Emrah'ınkinden bile daha arabesk bir yaşanmışlık anlatılmış. Olumsuz olarak şunu dile getirebilirim: Kitabın konusu, ilerleyişi güzel. Fakat edebi olarak çok yavan. Çeviri bir eserde bunu genelde yaşarız ama ben üslup olarak, anlatım olarak eseri çok düz, çok yavan buldum. Estetik gelmedi bana pek fazla. Böylesine yoğun duygular içeren bir hikaye Sabahattin Ali'nin, Peyami Safa'nın kaleminden çıksa çok daha güzel bir şey ortaya çıkardı diye düşünüyorum.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
7/10
·848 syf.··
2026 13. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:42
Bu seriyi seviyorum güzel bir evren yaratilmis. Ancak yazar kitap kalın olsun diye uğraşmış gibi hissettirdi. Ana hikayaye hizmet etmeyen olmasa da olurdu dediğim çok yer vardı. Okurken sürekli ehhhhh hadi ana konuya geç artık diye ofladim yani. Yani kısacık bir olay olacak anlık. Yazar o kısacık ana bir paragraf dizmiş ya. Akılda kalmıyor etkilemiyor yazdığı paragraf. Koca ülkede savaş var ben yan hikayelerin bence gerekli olmayan diyaloglarıni okudugumu düşünüyorum. Kitapta ana hikayeye inanilmaz etki edecek yan karakter eklemiş ama bunu aktaris biçimi beni etkilemedi. Bu yan karakterle de arada sırada karşımıza çıkıyor haliyle çok tabonemli bu karakter diyoruz. Bu gereksiz olduğunu düşündüğüm karakterlerin ileriki bölümlerde bak bu çok önemli biri aslında diye göndermelerinden anlıyorum. Bu kitapta bana göre çok büyük olaylar yoktu ama ben son bölümü sevdim. Ektiğini biçersin hesabı. Kipi hala sevmiyorum. Ana karakateri sevmediğim tek seri olabilir. Ne konuşması ne tavrı hiç ısınamadım kendisine. Karaktere yüklenen anlamlar olayları çözme biçimi çok yavan duruyor. Sevmedim kipi. Yapay bir karakter olduğu bariz hissediliyor. Seri çok güzel orası ayrı
Sakat GözBrent Weeks · İthaki Yayınları · 202246 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·432 syf.··
2018 122. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2018 00:00
Bu gün Okuyan kadinlar kulubu ile birlikte #heraybirdünyaklasiği etkinliğimiz için seçtiğimiz #masumiyetçağı ile geldim. Eski pembe dizileri bol bol anımsatan bir okuma oldu benim için. Büyük, büyük, büyük aileler, kuzenler, kalabalık 'dost' meclisleri, herkesin arkasından bir burun kıvırmalar, bir arada olunca 'ah canım benim' ler falan :) Herşey den önce kibar insanlar efendim. Kibar seviyorlar, kibar sinirleniyorlar, kibar münakaşa ediyorlar, kibar aldatıyorlar, bir cömertlik, bir bonkörlük değmeyin gitsin. Zaten yabancı isimler konusunda sıkıntı çeken ben, bir de akrabalık bağları kimliklerine yansıyıp üç dört isim ile anılınca epey sıkıntı çektim. Konumuz imkansız bir aşktan fazlası. Eşinden ayrılıp büyüdüğü yere dönen Olenska açısından yalnız bir kadının toplumda karşılanışına değinilmiş. "aaa çok ayıp cıx cıx cıx her ne olursa olsun hemen kocasına geri dönmeli" şeklinde hali hazırda dillerinin ucunda tuttukları, acaba kime yapıştırsak diye bakındıkları dedikodular var mesela. Kuzeni May açısından saf aşk anlatılırken hem geleneklerine bağlılığına değinilmiş hem vazgeçmenin erdemine. Newland içinse aşk - tutku bir tarafta, sevgi - hayranlık - verilen sözlerin ağırlığı bir tarafta. Bir entrika ile karşılaşacağıma o kadar emindim ki, gel gitlere rağmen güzel bitti. Özet niteliğinde bir kaç alıntı bırakıp müsadenizi istiyorum efendim, kitapla kalın. "Evlilikleri diğer çoğu evlilik gibi bir yanda cehalet diğer yanda ikiyüzlülüklerle ilerleyen, maddi ve toplumsal çıkarlar uğruna bozulmayan yavan bir birliktelik olacaktı. Gerçek şeylerin asla söylenmediği, yapılmadığı ve hatta düşünülmediği bir dünyada yaşıyorlardı." "Gerçek yalnızlık, insanın yalnızca taklit yapmasını isteyen bütün bu insanların arasında yaşamasıdır." "Artık yalnız değilim.Yalnızdım ve
Masumiyet ÇağıEdith Wharton · Martı Yayınları · 20201,294 okunma
Psikolojisi ağır bir eser.
10/10
·%26 (156/592 syf.)··
Beğendi
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:34
Fransa’nın küçük bir kasabasında bir kerestecinin oğlu olarak doğan Julien Sorel. Kardeşleri gibi güçlü-kuvvetli olmadığı için babasının işine hiçbir zaman yaramadı ve bu sebeple hep hor görüldü. Ama köy papazı Abbé Chélan onda başka bir şeyin, zekânın parıltısını fark etmişti; ona Yeni Ahit’i öğrenmesine ve tamamını Latince olarak ezberlemesine yardımcı olmuştu. Bu o dönemde onun yaşındaki birisi için fazlaca göz alıcı bir meziyetti. Ama bu zekânın idolize ettiği başka bir şey vardı: Napoléon Bonaparte Kasabanın belediye başkanının çocukları için öğretmen olarak tutuldu -bundan daha iyisi mi vardı- Zamanla kendisi de belediye başkanın zarif karısı Madam de Rênal’e gönlünü kaptırdı, o da ona karşı boş değildi; başta takınılan anaç düşünceler bambaşka bir evreye evrildi… Çok sevilen papaz aracılığıyla Besançon’daki papaz okuluna gönderildi ve ücretsiz okunmasında karar kılındı. Burada kendisini geliştirdi ama bir yandan yüreğindeki ateşli askerlik sevdası, Napoléon sevdası da varlığını devam ettirdi. Din adamlığı mı askerlik mi?.. Diğer arkadaşları tarafından ve hocaların birçoğu tarafından hiç sevilmedi… Okul müdürü Rahip Pirard tarafından Paris kibar çevresindeki asillerden Marki de La Mole’e takdim edildi ve ona katip olarak sunuldu. Julien bir Fransız köylüsüydü, Paris kibar çevresine uyum sağlayabilecek miydi? Daha öncesinde Rênallerin burjuvazi hayatına girmişti ama bu bambaşka bir şeydi… Marki de La Mole, Julien’in zekâsına, ezber gücüne hayran kalmıştı… Gel zaman git zaman Julien burda da boş duramadı, Madam de Rênal’i unutmuş muydu yoksa? Marki’nin inatçı, zıt kişiliği ve güzelliğiyle ünlü kızı Matmazel Mathilde de La Mole ile garip bir ilişkileri peyda oluverdi… Bir yandan yükselme sevdası, bir yandan garip duygular ekseninde kerestecinin oğlu Julien
Psikoloji
Kırmızı ve SiyahStendhal · İletişim Yayınları · 201812,6bin okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:54
Neva Altaj beni ikiye ayırmış durumda. Çünkü serinin bazı kitapları yavan ve itici geldi ama bazıları da istediğimi vermiş oldu. Bu kitapta sevdiklerim arasında. İkilinin enerjisini sevdim.Beni de böyle biri sevse diyorsunuz ama tabiki şiddete karşıyız. Yazar içerisindeki şiddet ve cinsel içeriklere yönelik ilk başta uyarısını yapıyor ki artık her romanda bunlar var. Önemli olan kurgu-gerçek ayrımını yapabilenlerin okuması. Ben adamın sevdiği kadını önemsediğini ve onun için kendini değiştirmeye çalışmasını, güzel sevmesini beğeniyorum. Bütün seride kadınların korkulan tehlikeli erkekler tarafından baş tacı edilmesinin iyi bir mesaj olduğunu düşünüyorum. Bölümlerin ve kitabın kısa olması, anlatım dilinin akıcı olması kitabın saatler içinde bitmesini sağlıyor. Darkroman serisi arayanlar ve bu tarzı sevenler için güzel bir seri diyebilirim.
Tuvaldeki YaralarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20252,956 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2026 52. kitabı
Sınavda gözetmenlik yaptığım sınıf 1. sınıflara aitti, beklerken bir çırpıda okudum, yoklukta gider :)) Çocuk kitapları yazması en zor tür olmalı. İncelikten uzak ve yavan buldum. Çocuk olsam sever miydim, emin değilim.
Cesur TontiŞokuh Gasemnia · Timaş Çocuk · 2016117 okunma