Candan Özer

Candan Özer

Yazar
8.0/10
129 Kişi
·
356
Okunma
·
22
Beğeni
·
4.383
Gösterim
•••

O gece koca şehirde, ışıkları sönse de uykusuz sabahlayan birçok kişiden hiçbiri kendi gibi yatağının içinde dönerek uykusuz sabahlayan başkalarının da olabileceğini düşünmedi bile.

•••
Candan Özer
Sayfa 107 - Panama
Emine daha birkaç saat önce kızını bembeyaz gelinliğiyle hayal ederken şimdi çaresizce elleri kucağında duvarın dibine çökmüş kızının odasına kulak kabartmışken nerden düşünebilirdi ki Lamianım da o gün, o önemli günde giyeceği beyaz krepsaten elbisenin üzerine ne renk bir eşarp takmanın daha uygun olacağının telaşında, İkbal Hanım'sa bir gün önceki gece yolculuğunda ışıklı köy evlerine bakıp onun gibi saatlerdir yollarda olmayanlan kıskandığını hatırlıyordu. Kim bilir o evlerde de kimler uykusuz gecelerin sabaha ermesini bekliyordu. Belki de hayat boyunca bir kez daha böyle bir hüsrana uğramayacaktı. Böyle hiçbir şey bilmeden beklemek çok zordu. Ne olduğunu öğrense ona göre bir çıkış yolu verirdi insanın içine Rabbi. Gecenin geri kalanında İkbal kalktı İsmail oturdu, o kalktı anası oturdu seccadeye.
Bu sizin sabah ezanlarınız var ya! Nasıl diyeyim bilmiyorum ama... Yani bir gün Müslüman olmaya karar verirsem, bu sabah ezanlarının etkisiyle olacakmışım gibi geliyor.
Candan Özer
Sayfa 163 - Panama
"Bir insanın hayatından daha kıymetli nesi olur derlerse hiç düşünmeden yavrusu derim. Bir annenin gözünde çocuğu dünyanın en güzel çocuğu, burnuna çektiğin kokusu cennet kokusu, ağlarken bile sesi evrenin en güzel nağmesi diye yemin edebilirim."
Candan Özer
Sayfa 351
Ölüm böyle bir şeydi demek ki. Uçsuz bucaksız bir çaresizlik. Çok sevdiğin birini, bir kez daha göremeyecek olduğunu kabul etmek, bu kadar mı zor olurmuş diye düşündü ağlamaklı.
Candan Özer
Sayfa 154
"Güle güle, oğlum; soluduğum havam, yaşam gücüm, dizlerimin dermanı çocuğum. Seni ne kadar sevdiğimi, ne kadar özlediğimi anlatacak kadar becerim olmasını ne kadar isterdim, bir bilsen? Ama en çok da ağlayabilmeyi. O kadar çok ihtiyacım var ki ağlamaya. Bir ağlayabilsem, şu yüreğimin etrafını saran kapkara bulutları gözyaşı olarak bir indirebilsem gözlerimden aşağı! Bunun ne büyük bir ağırlık olduğunu anlayamazsınız sen bebeğim."
Candan Özer
Sayfa 250
Bizim için çok kötü olduğunu sandığımız, hatta neden bu benim başıma geldi diye üzüldüğümüz olaylar mutlaka başımıza gelecek çok daha güzel olaylara basamak hazırlar.
432 syf.
·4/10
Konusu oldukça farklı, ilginç. Seneler önce kaybettiği oğlu ve eşiyle konuşan, hatta merhum eş kendisine fiziksel zarar bile verebilen bir kadının, genç bir adamla ilişkisini konu alan bir kitap. Dediğim gibi konu ilginç de olay örgüsü o kadar kopuk ki. Görmezden gelinemeyecek boşluklar var anlatımda. Bir sayfada yazdıklarını diğer sayfada bozmuş. Yazarın 'ikinci kitap' diye adlandırdığı kısımda hiç olmasa biraz daha gideri olurdu belki. Benim açımdan zaman kaybı, göz yorgunluğu, beyin hücresi israfı...
488 syf.
·2 günde·10/10
Kitap tek kelimeyle mükemmel insanın üzerinden uzun süre atamayacağı etkiler bırakıyor. Bu yaşıma kadar o kadar çok kitap okudum. Ama bu kitap kadar okuduğumda çok fazla duygulandığım hatta ağladığım kitap çok nadirdir...
Bir solukta okunup, birkaç gün hatta daha uzun süre etkisinde kalınacak bir kitap.. Dili sade ve güzel, akıcı.
Tek eleştirebileceğim nokta çok fazla ayrıntıya girmesi anlatılan her karakterin geçmişine yolculuk yapıyorsunuz bu kadarına gerek var mı dedim...
Ama hakkını vermeliyim çok etkileyici bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ederim... 
488 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Daha önce adını bile duymadığım bir yazardı. Dolayısıyla okuduğum ilk kitabı.
Bu kitabı elif şafak veya benzeri popülerlik kazanmış bir yazar yazsa liste başı olur. Herkesin dilinde yer ederdi. Kitabı genel hatlarıyla sevdim. Güzel bir anlatımı var. Dili sade. Yoğun bir karakter akışı var. Lakin bu kim kimdi tarzında kafa yoran bir kalabalık değil. Karakterler roman içindeki roman gibi hayatlarıyla kitaba renk katip, sürükleyici olmasını sağlamış. Kitabın konusuna gelince; benim üzerinde en çok çözüm üretmeye çalıştığım, kendi capimda düşündüğüm bir olay. Çocuk istismarı. Pedofili ve zeofili vakalarıyla karşılaştığım an içimden farklı bir insan çıkıyor. Gözüm dönuveriyor. Bizim milletcene gözardı ettiğimiz, konuşmayı bile ayıp saydığımız, yapanın değil yapılanın suratına tükürdüğümuz en büyük tabumuz. Çocuk istismarı üzerine kurgulanmış bir kitap. Açıkçası bu kurgu tig ile önce önce oyalanmış gibi. Okurken hiç sıkılmadim. Bunu şöyle değil de böyle yazsaydı dediğim bir sayfa olmadı. İçim acıya acıya okudum. Kurgu olduğunu bilsemde kitabın icinde bir karaktermisim gibi gerçekleri yaşadım. Sonu benim aklıma gelmeyecek türdendi. Hayal kırıklığına uğramadım ama şaşırmadım dersem de yalan olur. Tek kötü kısmı yazıların puntosu çok küçük. Bir ara ciddi sorun yaşadım. Gözlerimi yordu. 2 sayfa bir sayfaya sığdırılmışti. Fiyatı da uygundu. Bu fiyata göre çok kaliteli bir kitaptı. Kitap kapaklarını oldukça onemserim tasarım çok kötüydü ve içerikle alakasizdi. Kıyıda köşede kalmış bu romanı okumanızı öneririm. Bir edebi baş yapıt diyemem, ama toplumsal bilinç açısından yararlı bir roman olduğunu düşünüyorum.
480 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10
Gayet iyi ama biraz kendini tekrarlayan bir aşk romanıydi yinede okuma konusunda rahat ilerliyo bazı kısımları merak bile ettirdi denilebilir az okunma oranına bakilirsa bence şans vermeye degebilir.
488 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İlk kez okuduğum yazar Candan Özer, eserinde zor bir konuyu seçerken, analizlerini ve araştırmalarını oldukça derin tutmuş. Kitabın konusu her ne kadar pedofili olsa da arka planda ebeveynlerin çocuklarına gösteremedikleri sevgilerini işleyerek, çocukların yüreğindeki sevgisizliğin ileri ki yaşlarda nasıl ortaya çıktığını ve nasıl can yakıcı olduğuna parmak basmış...

Gençlik yıllarında yaptığı bir hatanın bedelini çok ağır ödeyen bir genç kız... Esmehan!
Hayata, eşine anne ve babasına karşı duyduğu öfkeyi kustuğu küçük kızı Aynur...
Daha kendi çocukken çocuk sahibi olan Esmehan ve eserde sıkça vurgu yapılan Gavur koca Umberto...

Yaşadıkları hayatın onları nerelere savuracağını bilmeden aldıkları kararlar ve o kararların sonucu Esmehan'ın düştüğü yanlış yollar...

Küçücük dünyasında anne ve baba sevgisinden yoksun kalan küçük Aynur...
Kaldıkları pansiyonda onun çocuk dünyasında var olan sınırlı kişilerden olan Moiz amcası ve Sofi teyzesi...
8 yaşında uğradığı tecavüz ile başlayan travmaları ile yetiştirme yurtlarında geçen hayatı...

Masumiyetine uzanan elleri yıllar sonra ziyarete giden Aynur yaşadığı tüm korkunç olayların intikamını almaya karar verip, eşi Komiser Kemal'e kurbanlar bırakıp, kendince ona yeteneklerini göstermek için Aylin'i susturmaya çalışmaktadır...
Çelişkileri, sevgiye olan açlığı, insanlara olan güvensizliği ile hayata tutunmaya çalışan Aynur...

Kitap bir bütün olarak oldukça başarılı. Kurgusu, olayların birbiri ile bağlantısı yerinde. Yazım dili sade ve anlaşılır. Zor bir konusu olduğu için okuyacak olan herkese kolaylıklar diliyorum...
432 syf.
·10/10
Beni çok derinden etkileyen gerçekliğine inandığım bir kitaptı. Çok beğendim bir solukta okudum. Bitirir bitirmezde Araf’ın anlamını araştırmaya başladım.
488 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Candan Özerin okuduğum ikinci kitabı "Gâvurun Dölü". İlk okuduğum kitabı “Araf” çok ağır ilerlemişti, ikinci kitabı okumakla okumamak arası gidip gelmiştim. Ancak yazar beni şaşırttı, zira bu kitabı cidden çok başarılı.
Aynur-Aylin-Nurgül; çoklu kişilik bozukluğu olan genç kadının yürek parçalayan hikayesi.
8 yaşına kadar Annesi ile yaşadığı sefalet, acılar, şiddet, yalnızlık ve sevgisizlik. Bu travmaların üzerine birde tecavüz  ! 8 yaşından sonra, Yetiştirme Yurdunda büyümüş ve daha sonra da evlenmiş…
Ancak oraya nasıl düşmüş, Annesi neler yaşamış, çevresinde yaşanan olaylardan nasıl etkilenmiş?
Hikaye bundan sonra başlıyor.
Kitap beni çok etkiledi. İnsanın hayatında “sevgi” nin ne kadar önemli ve gelişimde ne kadar etkili olduğunu çarpıcı bir biçimde anlatıyor bize.
Sevgisizliğin hayatları nasıl karartabildiğini, intikam hırsı ile neler yapılabileceğini tüm çıplaklığı ile bu kitapta bulabilirsiniz.
Çok etkilenerek okudum. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
768 syf.
·6/10
İnsanın 'bu kadar da olur mu' dediği tevafuklarla dolu, dizi-film gibi bir roman. Yani insanın yaşamadan anlayamayacağı türden bir kurguya sahip.
768 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kitap çok sürükleyici fakat bazen öyle satırlar denk gelecek ki şaşkınlıktan durup bir nefes alma ve düşünme ihtiyacı duyacaksınız. Kitabın içindeki bazı karakterlerden nefret edeceksiniz, " Bu nasıl insan(!), ne lanet biri " dieyeceginiz yerler olacak. Fakat kitaptan etkilenmeme sebep olan en önemli şeyde gerçek yaşanmış bir hikaye olması.
768 syf.
·Beğendi·10/10
Kader'e bir kez daha inandırdı. Hayatım da ilk defa bu kadar uzun bir kitap okuyorum normalde sıkılırım ama kitabı elinize aldığınız an sürüklüyor sizi. Merak ediyorsunuz ama bitmesini de istemiyorsunuz ama bitiyor her güzel şey gibi...
Birbirinden iyi ve kötü karakterlerin kaderle nasıl bağlandıklarına, kadınların ne kadar kötü bir hayat yaşadıklarına ve onların acılarına tanık oluyorsunuz. Hayatın ne kadar acımasız olsada sonun da sizi gün ışığına çıkardığını fark ediyorsunuz. Sayfasına bakmadan alın okuyun ve okutturun. Mutlaka kitaplığınızda yeri olsun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Candan Özer
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 356 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 128 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları