Adı:
Araf
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
432
ISBN:
9786055143749
Kitabın türü:
Yayınevi:
Panama Yayınları
Yıllar önce oğlunu, ardından eşini kaybetmiş Saba ile yakın bir ilçede askerliğini yapan ünlü yazar Engin'in yolu bir gün mezarlıkta kesişir. Saba'yı ilk gördüğü anda yeni romanının kahramanı yapmayı kafasına koyan Engin, onu tekrar görmek ümidiyle her hafta sonu mezarlığa gitmeye başlar. Yaşadığı acıların ardından, kendini dış dünyaya kapatmış olan Saba, Engin'in bu niyetinden habersiz, tanımlayamadığı bir hisle ona tüm hayatının düğüm düğüm olmuş gizlerini anlatmaya başlar. Engin'le konuşmak bir terapidir Saba için. Anlattıkça içindeki zehri boşaltır ve farkında bile olmadan yeniden soluk almaya başlar.

Kader onlara, hiç beklemedikleri ve belki de hiç istemedikleri bir senaryo hazırlamaktadır. Birlikte geçirebildikleri hafta sonları, adlandıramadıkları bir bağ oluşturur aralarında. Birbirlerine hep belli bir mesafede kalmalarının nedeni, kocasına hâlâ âşık olduğunu söyleyen Saba'nın araya ördüğü bir duvar gibi görünse de aslında sık sık ziyaretine gelen kocası Kerem'in canını yakan tehditleridir.
Bir arkadaşımdan konusu ilgimi çektiği için istemiştim. Ama ne yazık ki okumaya başlayınca hiç bir duygu hissedemeyip bıraktım. Sanırım bir daha elime geçse okumam.
Beni çok derinden etkileyen gerçekliğine inandığım bir kitaptı. Çok beğendim bir solukta okudum. Bitirir bitirmezde Araf’ın anlamını araştırmaya başladım.

Benzer kitaplar

Uzun zamandır kitap yorumu yapmadığımı farkettim. Oysa ki okumalarıma aralıksız devam ediyorum. Bu kadar aradan sonra insan şöyle beğendiği, etkilendiği, çokça tat aldığı bir yazar ile devam etmek ister değil mi? Tabi ki olabilir ama ben seçimimi "diğer"den yana kullanacağım bugün.

Bu satırlardan, kitabı pek de beğenmediğimi anlayabilirsiniz. Beğenmediğim bir kitap için, hem de daha yeni "sonu" ile vedalaşmışken, bu kadar aceleci davranmama sebep; hafızamın oyunlarını iyi bildiğimdendir. Ne mi diyorum? Uçup gidecek bu yazar ve bu eser. Hiçbir şey hatırlamayacağım hakkında. Birkaç satır da olsa zevk almadıklarımın da hakkı var bu sayfalarda.

Gelelim artık kitaba ve pek sevgili yazarına. Küçük bir araştırma yaptım Candan Özer hakkında. Emekli İngilizce öğretmeni olması dışında pek de bir şeye ulaşamadım. İlgimi çekecek bir, sadece bir tek yanı olsa araştırmamı derinleştirir, muhakkak bir şeyler bulurdum. Tek kitabı değil Araf. Gavurun Dölü, Kader ve Bitanem isimli 3 kitabı daha var. Okumayı düşünmüyorum elbette, bu kadar da eminim.

Aslında konu ilginç, haksızlık etmek istemem.

4 yaşındaki oğlunu, kısa bir süre sonra kocasını, ilerleyen yıllarda ise anne ve babasını kaybeden bir kadının dramını konu alıyor kitap. Kadının, ölümlerinden yıllar sonra bile mezarlarına gidip kocası ve oğluyla konuşması, sonrasında ansızın çıkıveren beyaz atlı prens, vs. derken "heyecanlı" olaylar silsilesi arka arkaya sıralanıyor. Demişimdir daha önce, ben olaylardan ziyade kişilerin ruh hallerini anlatan kitapları hep daha çok sevmişimdir. Konuyu ilginç bulmam da biraz bu yüzden. Çektiği bunca acıdan sonra donuklaşan bir yüz, yazarın deyimiyle "duvar" olma halleri okutabilirdi bir yere kadar. Ama olmamış, koptum bir yerde. Kopmamın sebeplerinden biri, ölen kocanın karısıyla konuşmalarında, hala ona hükmedebileceği şeklinde konuşmaları, karısını hala bir eşya olarak görmesi, kadının da bunları kabul ediyor oluşuydu. Diğer bir sebep ise ucuz korku filmi sahneleri diye tabir ettiğim bölümler. Çok detaya inmek istemiyorum, anlatım şeklini oldukça sıkıcı bulduğumu söyleyebilirim.

Genelde okuduğum kitaplardan alıntılar paylaşırım. Bu kitapta tebessüm ettiren bir cümlecik vardı, o da Saba'nın Engin'in gelişlerini "yaşam getiriyor" şeklinde yorumlayışıydı.

Aklıma gelmişken, kitabın ismi Araf ve araftan çok da bahsedilmemiş. Ancak kitabın sonlarında çok yüzeysel olarak birkaç açıklama yapılmış. Bunu da ayrı bir kopukluk olarak görüyorum.

Keyifli okumalar.
İlk başlarda biraz sıkılmaya başlamıştım ki, sonradan beni sardı ve içine çekti hikaye...
Masum, tecrübesiz, ve derin acılı bir kadın Saba... hayatta tüm sevdiklerini kaybetmiş, " ölenle ölünmez, hayat devam eder" sözünün aksine, o yasayan bir ölü...
Çok sevmiş ama sevilmemiş, kadınlığı yaşayamadığı gibi, "kadın olmanın nasıl bir duygu olduğunu hiç öğrenememiş ...
Sonrası mı??? Kitapda :)
Beni sonradan oldukça etkiledi Saba nın yaşadıkları ve yaşayamadıkları :(
Ölüm gerçekten bir son mudur ?? Ürkütüyor , düşündürüyor....
Okumayan arkadaşlar, tavsiye ediyorum...
ARAF:İki dünya arasındaki yer olup,dünyadaki görevleri tamamlanmamış olan ruhların arada sıkıştığı yer...Saba adında bir kadın,ilkönce 3 yaşında oğlunu,daha sonra da kocasını kaybediyor.Onların ölümlerine dayanamayıp geri gelmeleri için hergün ağlıyor.Birgün kocasının ve oğlunun ruhu geliyor.Belli bir zaman geçtikten sonra kocasının ruhu ona işkence olmaya başlıyor.İki dünya arasına sıkışmış Kerem...Başlardan sonunu tahmin ettiğimi sandığım,ama sonunda ağzımın açık kaldığı bir kitap.Muhteşem bir hikaye mutlaka okuyun.
Aşk hikayelerini sevmem...bilmem belki uzun zaman okumadığım ve ihtiyacım olduğu için belki de yazar gerçekten muhteşem yazdığı için...çok beğendim soluksuz okudum ..tavsiye ederim en azından klasik bir aşk hikayesi değil onun çok ötesinde.
okurken insanı içine çeken bir kitap sayfayı çevirirken her sayfada kendimden bişeyler buldum sanki.
Kitabın sonu böyle bitmemeliydi. Sinir oldum ya Saba Enginle mutlu olmalıydı. Tam güzel bir şekilde okuyorum. Sonu kötüydü. Yazar bundan dolayı puanını kırdım.
Yıllar önce oğlunu, ardından eşini kaybetmiş Saba ile yakın bir ilçede askerliğini yapan ünlü yazar Engin'in yolu bir gün mezarlıkta kesişir. Saba'yı ilk gördüğü anda yeni romanının kahramanı yapmayı kafasına koyan Engin, onu tekrar görmek ümidiyle her hafta sonu mezarlığa gitmeye başlar. Yaşadığı acıların ardından, kendini dış dünyaya kapatmış olan Saba, Engin'in bu niyetinden habersiz, tanımlayamadığı bir hisle ona tüm hayatının düğüm düğüm olmuş gizlerini anlatmaya başlar. Engin'le konuşmak bir terapidir Saba için. Anlattıkça içindeki zehri boşaltır ve farkında bile olmadan yeniden soluk almaya başlar.Kader onlara, hiç beklemedikleri ve belki de hiç istemedikleri bir senaryo hazırlamaktadır. Birlikte geçirebildikleri hafta sonları, adlandıramadıkları bir bağ oluşturur aralarında. Birbirlerine hep belli bir mesafede kalmalarının nedeni, kocasına hâlâ âşık olduğunu söyleyen Saba'nın araya ördüğü bir duvar gibi görünse de aslında sık sık ziyaretine gelen kocası Kerem'in canını yakan tehditleridir.
Kelimelere dökülememiş şeyleri en yalansız olarak gözler söyler.
Candan Özer
Sayfa 133
Ölüm başka bir şeydi, ama birini henüz yaşarken yitirmek?
Onun kendi yanında değil de bir başka yerlerde olduğunu ve artık birlikte olamayacaklarını düşünmek ne beter bir şeydi böyle?
Bazen söylemek istediğim şeyleri bile söylemekten son anda vazgeçiyorum...
Acı sen onu yaşatmaya devam ettiğin sürece devam eder.Elbette nefes aldığın sürece kanayan yaranı unutamazsın ama onunla yaşamayı öğrenmelisin
Candan Özer
Sayfa 129
Bir şeye inanıyorsanız, ama gerçekten de inanıyorsanız onunla bir noktada karşılaşmamanız imkânsız."
'Hayat devam ediyor.'dedi adam yumuşak bir sesle.'Ve biz geride kalanlar, kendi payımıza düşen kısmı tamamlamak zorundayız.'
Candan Özer
Sayfa 24 - Candan Özer ARAF

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Araf
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
432
ISBN:
9786055143749
Kitabın türü:
Yayınevi:
Panama Yayınları
Yıllar önce oğlunu, ardından eşini kaybetmiş Saba ile yakın bir ilçede askerliğini yapan ünlü yazar Engin'in yolu bir gün mezarlıkta kesişir. Saba'yı ilk gördüğü anda yeni romanının kahramanı yapmayı kafasına koyan Engin, onu tekrar görmek ümidiyle her hafta sonu mezarlığa gitmeye başlar. Yaşadığı acıların ardından, kendini dış dünyaya kapatmış olan Saba, Engin'in bu niyetinden habersiz, tanımlayamadığı bir hisle ona tüm hayatının düğüm düğüm olmuş gizlerini anlatmaya başlar. Engin'le konuşmak bir terapidir Saba için. Anlattıkça içindeki zehri boşaltır ve farkında bile olmadan yeniden soluk almaya başlar.

Kader onlara, hiç beklemedikleri ve belki de hiç istemedikleri bir senaryo hazırlamaktadır. Birlikte geçirebildikleri hafta sonları, adlandıramadıkları bir bağ oluşturur aralarında. Birbirlerine hep belli bir mesafede kalmalarının nedeni, kocasına hâlâ âşık olduğunu söyleyen Saba'nın araya ördüğü bir duvar gibi görünse de aslında sık sık ziyaretine gelen kocası Kerem'in canını yakan tehditleridir.

Kitabı okuyanlar 74 okur

  • Ayşenur Aslan
  • Gündoğdu i.
  • Serendip
  • Tuğba
  • Fatma Topal
  • Ayşegül Soykal
  • Kübra
  • Meral Ekinci
  • Arife
  • Elif Yurdusev

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%10.7
18-24 Yaş
%10.7
25-34 Yaş
%39.3
35-44 Yaş
%17.9
45-54 Yaş
%17.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.8
Erkek
%13.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.6 (5)
9
%6.3 (2)
8
%21.9 (7)
7
%25 (8)
6
%9.4 (3)
5
%6.3 (2)
4
%9.4 (3)
3
%3.1 (1)
2
%0
1
%3.1 (1)