İrfan Orga

İrfan Orga

Yazar
8.9/10
116 Kişi
·
308
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.302
Gösterim
Adı:
İrfan Orga
Unvan:
Türk Savaş Pilotu, Kurmay Subay ve Yazar
Doğum:
31 Ekim 1908
Ölüm:
29 Kasım 1970
Osmanlı İmparatorluğu’nun son devresinde (1908-1970) doğan İrfan Orga, Kuleli ve Harbiye’de okuduktan sonra 1930’larda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde savaş uçağı pilotu olarak görev yaptı. Orga, yaşamı boyunca dokuz kitap yazdı. Bunların arasında en fazla ses getireni, Bir Türk Ailesinin Öyküsü, ilk defa 1950’de Portrait of a Turkish Family başlığı altında Londra’da ve New York’ta basıldı. Kitap o zamandan bu yana pek çok yabancı dile çevrildi.
"Sakın unutma",dedi," insanlara hiçbir zaman düşkün olduğunu belli etmeyeceksin.Üstünde en iyi kıyafetlerin, yüzünde gurur oldukça elde edemeyeceğin bir şey yok."
1919 yılında, mayıs ayının on beşindeyiz ve Mustafa Kemal' in küçük takası Samsun'a doğru yol alıyor.Biz ise tertemiz bir gökyüzünün altında beyazlığıyla göz kamaştıran Kuleli'ye yürüyoruz.
Çocuklarda ve hayvanlarda içgüdü ne kadar da kuvvetli! Şimdi bir tehlike ile karşılaştığımda bunu çocukluğumda olduğu kadar açıklıkla göremiyorum. Yıllar, insanlardaki o hayvansal çevikliği törpülüyor, yok ediyor. Bugün beklenmedik bir durumla karşılaştığımda kılım kıpırdamıyor...
415 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Yazar anılarını çocukluğuna denk gelen 1.Dünya Savaşı yıllarından itibaren anlatmaya başlamış. Yayıncının isteğiyle kitabın büyük çoğunluğunda çocukluk anılarına yer verilmiş. 2. Dünya Savaşı'nı da kapsayan gençlik dönemi kısa geçilmiş ve evlilik dönemiyle ilgili bazı bilgileri de sonda yer alan yazarın oğlunun kaleme aldığı sonsözde öğreniyoruz. İster anı olsun ister roman çocukluk çağının çocuk gözüyle anlatıldığı kitaplarda hep içimi cız ettiren bir şeyler bulunur. Çocukluk anılarının ve travmalarının insan hayatında ve karakterinin şekillenmesinde çok büyük payı olmasından kendi anılarım ve çocukluk düşüncelerim aklıma geldiğinde de benzer şeyler hissederim. Nitekim yazarın çocukluk travmaları da ileriki hayatında annesiyle olan ilişkisinde büyük rol oynamış. İnsan en çok sevdiklerine kırılır derler, annesine olan kırgınlığının belki de en hassas dönem olan çocuklukta vuku bulması bunda etkili olmuş olabilir. Yıllarca dünya savaşlarına özellikle Türkiye'nin de yer aldığı 1. Dünya Savaşı'na hep cephe gözünden baktıktan ve baktırıldıktan sonra, bu dönemde halkın içinde bulunduğu durumu bir anı vesilesiyle görmek gözümde yeni bir pencere açtı diyebilirim. Cephede askere üzülmekten belki de yıllarca halkın içinde bulunduğu durumu göz ardı etmiş olabiliriz. Hayatta belki de en üzücü şey insan hayatının bu tarz dış etkenlerle girdiği dolambaçlı yollar. Varlıklı bir ailenin savaş nedeniyle bir somun ekmeğe muhtaç duruma düşmesi, çocukluktan itibaren bir insanın hayatının böyle dış etkenler nedeniyle mutsuzluğa mahkum kalması kitabı okurken sürekli bırakma isteği duymama sebep oldu. Yazar kitabı kendi anadilinde değil İngilizce olarak kaleme almış ve kitap ilk olarak yurtdışında 50'li yıllarda basılmış. Ardından ülkemizde ancak 90'lı yıllarda piyasada yer alabilmiş. Çeviri konusu çoğu kitaptaki gibi ne yazık ki canımı sıkan mevzulardan biri oldu ama yine de göz ardı edebildim. Zira o sırada bir çocuk kalbi için yas tutuyordum sanırım. Sonuç olarak yeni bir dünya savaşının çok da uzakta olmadığı bir çağda tavsiye edebileceğim bir kitap. İyi okumalar dilerim.
415 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Bir Türk Ailesinin Öyküsü Türkiye'de ilk yayımlandığı günlerde ben de bir kitabevinde çalışıyordum.Rafları doldurmaktan yoruluyorduk.Öyle çok satıyordu ki...Bende popüler kitaplara karşı bir ön yargı okumadım o dönemde.Sonrasında da unuttum gitti.
Atölye çalışmamız olmasaydı sanırım yine okumazdım.
İrfan Orga kitabı ingilizce yazmış.Çok geç yaşta İngilizce öğrendiği için dile bu kadar hâkim olması şaşırtmış herkesi.Ama kitabın sonunda düzeltmeleri editör olan eşinin yaptığından bahsediliyor.
Bildungsroman sayılabilecek Bir Türk Ailesinin Öyküsü aynı zamanda bir dönem romanı da.Ana karakterimizin çocukluk çağlarında başlayan anlatısı, Osmanlı İmparatorluğu'nun kargaşa dolu son günlerinden, Cumhuriyet'in ilk yıllarına dek uzanıyor.Geniş ailenin acımasız hayat şartları altında ufak ufak dağılmasını sinematografik bir anlatıyla vermiş İrfan Orga.Ama karakterlerin çok derinlikli işlendiğini düşünmedim.
Kitabın belki de en çok dokunan yanı olan kıtlık zamanı çekilen açlık, daha öncesinde Yu Hua'nın Kanını Satan Adam'ını okuduğumdan dolayı bu kitabın gölgesi altında kaldı.
415 syf.
·Beğendi·10/10
Herkese mutlaka okumasını tavsiye ettiğim bir kitaptır. Yazar, Osmanlının son dönemlerinde geçirdiği güzel ve zengin günlerini anlatmakla başlar kitaba. Okurken keşke ben de o dönemde yaşayabilseydim diye dalar dalar gidersiniz. Sonrasında Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte çekilen sıkıntılar, sefalet, yoksulluk, acılar size büyük bir üzüntü verir ve halinize bir kez daha şükredersiniz. Kitabı bitirdiğinizdeyse tadı damağınızda "Vay be neler neler yaşanmış" dedirtecek bir tat bırakır.
415 syf.
·2 günde·8/10
İnsan her zaman kendini uzun ince bir yoldayım diye görmeli, hayat insanlara çok farklı yollara itebiliyor.. Osmanlı Devleti'nin son demleri ile cumhuriyetin ilk yılları arasında geçen kimi zaman sevgi saygı kimi zaman hüzün acı hastalıklar ve ölümler..Ne tam Osmanlı gibi ne de tam Cumhuriyet insanı gibi olmayan sanki değişik bir kültürün yaşantıları gibi hissettim..Hoşuma gitti roman tarzında okudum otobiyografinden farklı olarak..Kafamda canlandırdığım kişileri romanin son sayfalarında çok farklı kişiler olarak gördüm...
415 syf.
·Beğendi·10/10
1. Dünya Savaşın acı izleri ve gerçek yaşam öyküsü. Sadece okuduğumuz ; ama aklımızda canlandıramayacağımız ayrıntıları hissediyorsunuz. Mutlaka okunması gerek.
415 syf.
·4 günde·8/10
İrfan Organın kendi ağzından dinlediğimiz anıları hem kendi aile hayatını, hem de dönem özelliklerini anlatmakta. İngilizce den çevrilen kitap varlıklı bir ailenin zamanla fakirleşmesi ve hayat şartlarına uyum sağlamasını anlatıyor. Savaş döneminde yaşanan zorluklar bütün açıklığıyla gözler önüne seriliyor.
Yeni baskısı da olan kitabın, ben 1994 ciltli baskısını bir sahaftan aldım. Beyaz sayfaya basılan kitabın okunması bana büyük bir keyif verdi. Son derece sade ve akıcı bir anlatımı olan kitapta, hiç bir basım hatası olmaması da dikkatimi çeken bir özellikti.
415 syf.
·Beğendi·10/10
Osmanlının son dönemlerinde zenginlikten fakirliğe doğru hızla yol alan bir ailenin inanılmaz öyküsü. Orijinali İngilizce olan ve İngilizce konuşulan ülkelerde en çok satış gören Türk kitaplarından birisi. Döneme ışık tutan bir eser. Şiddetle tavsiye ediyorum.
415 syf.
·Puan vermedi
Birinci Dünya Savaşı'nın yıkıcılığı sadece ordu üzerinde değil aynı zamanda da halk üzerinde dolaylı yoldan hissedilmiş. Kocalarını kaybeden kadınlar, babalarını kaybeden çocuklar, oğullarını kaybeden analar.. Açlıktan ölen onca masum insan. Yokluk.. Savaşın getirdiği maddi yetersizlik yanında halkın geçirdiği buhranlı zamanlar.. Kitaptaki ailemiz zengindi ve savaş nedeni ile fakirliğe sürüklendi evet ama fakirlik zamanında bile ellerinde kıymetli mücevherleri vardı ve açlıktan bir nebze olsun kurtulabiliyorlardı. Peki ya diğerleri? Savaş herkese eşit davranmamış diyebilirim. Önerebileceğim bir kitap..

Yazarın biyografisi

Adı:
İrfan Orga
Unvan:
Türk Savaş Pilotu, Kurmay Subay ve Yazar
Doğum:
31 Ekim 1908
Ölüm:
29 Kasım 1970
Osmanlı İmparatorluğu’nun son devresinde (1908-1970) doğan İrfan Orga, Kuleli ve Harbiye’de okuduktan sonra 1930’larda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde savaş uçağı pilotu olarak görev yaptı. Orga, yaşamı boyunca dokuz kitap yazdı. Bunların arasında en fazla ses getireni, Bir Türk Ailesinin Öyküsü, ilk defa 1950’de Portrait of a Turkish Family başlığı altında Londra’da ve New York’ta basıldı. Kitap o zamandan bu yana pek çok yabancı dile çevrildi.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 308 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 130 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.