İrfan Orga

İrfan Orga

Yazar
9.0/10
145 Kişi
·
392
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.381
Gösterim
Adı:
İrfan Orga
Unvan:
Türk Savaş Pilotu, Kurmay Subay ve Yazar
Doğum:
31 Ekim 1908
Ölüm:
29 Kasım 1970
Osmanlı İmparatorluğu’nun son devresinde (1908-1970) doğan İrfan Orga, Kuleli ve Harbiye’de okuduktan sonra 1930’larda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde savaş uçağı pilotu olarak görev yaptı. Orga, yaşamı boyunca dokuz kitap yazdı. Bunların arasında en fazla ses getireni, Bir Türk Ailesinin Öyküsü, ilk defa 1950’de Portrait of a Turkish Family başlığı altında Londra’da ve New York’ta basıldı. Kitap o zamandan bu yana pek çok yabancı dile çevrildi.
415 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Yazar anılarını çocukluğuna denk gelen 1.Dünya Savaşı yıllarından itibaren anlatmaya başlamış. Yayıncının isteğiyle kitabın büyük çoğunluğunda çocukluk anılarına yer verilmiş. 2. Dünya Savaşı'nı da kapsayan gençlik dönemi kısa geçilmiş ve evlilik dönemiyle ilgili bazı bilgileri de sonda yer alan yazarın oğlunun kaleme aldığı sonsözde öğreniyoruz. İster anı olsun ister roman çocukluk çağının çocuk gözüyle anlatıldığı kitaplarda hep içimi cız ettiren bir şeyler bulunur. Çocukluk anılarının ve travmalarının insan hayatında ve karakterinin şekillenmesinde çok büyük payı olmasından kendi anılarım ve çocukluk düşüncelerim aklıma geldiğinde de benzer şeyler hissederim. Nitekim yazarın çocukluk travmaları da ileriki hayatında annesiyle olan ilişkisinde büyük rol oynamış. İnsan en çok sevdiklerine kırılır derler, annesine olan kırgınlığının belki de en hassas dönem olan çocuklukta vuku bulması bunda etkili olmuş olabilir. Yıllarca dünya savaşlarına özellikle Türkiye'nin de yer aldığı 1. Dünya Savaşı'na hep cephe gözünden baktıktan ve baktırıldıktan sonra, bu dönemde halkın içinde bulunduğu durumu bir anı vesilesiyle görmek gözümde yeni bir pencere açtı diyebilirim. Cephede askere üzülmekten belki de yıllarca halkın içinde bulunduğu durumu göz ardı etmiş olabiliriz. Hayatta belki de en üzücü şey insan hayatının bu tarz dış etkenlerle girdiği dolambaçlı yollar. Varlıklı bir ailenin savaş nedeniyle bir somun ekmeğe muhtaç duruma düşmesi, çocukluktan itibaren bir insanın hayatının böyle dış etkenler nedeniyle mutsuzluğa mahkum kalması kitabı okurken sürekli bırakma isteği duymama sebep oldu. Yazar kitabı kendi anadilinde değil İngilizce olarak kaleme almış ve kitap ilk olarak yurtdışında 50'li yıllarda basılmış. Ardından ülkemizde ancak 90'lı yıllarda piyasada yer alabilmiş. Çeviri konusu çoğu kitaptaki gibi ne yazık ki canımı sıkan mevzulardan biri oldu ama yine de göz ardı edebildim. Zira o sırada bir çocuk kalbi için yas tutuyordum sanırım. Sonuç olarak yeni bir dünya savaşının çok da uzakta olmadığı bir çağda tavsiye edebileceğim bir kitap. İyi okumalar dilerim.
415 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Bir Türk Ailesinin Öyküsü Türkiye'de ilk yayımlandığı günlerde ben de bir kitabevinde çalışıyordum.Rafları doldurmaktan yoruluyorduk.Öyle çok satıyordu ki...Bende popüler kitaplara karşı bir ön yargı okumadım o dönemde.Sonrasında da unuttum gitti.
Atölye çalışmamız olmasaydı sanırım yine okumazdım.
İrfan Orga kitabı ingilizce yazmış.Çok geç yaşta İngilizce öğrendiği için dile bu kadar hâkim olması şaşırtmış herkesi.Ama kitabın sonunda düzeltmeleri editör olan eşinin yaptığından bahsediliyor.
Bildungsroman sayılabilecek Bir Türk Ailesinin Öyküsü aynı zamanda bir dönem romanı da.Ana karakterimizin çocukluk çağlarında başlayan anlatısı, Osmanlı İmparatorluğu'nun kargaşa dolu son günlerinden, Cumhuriyet'in ilk yıllarına dek uzanıyor.Geniş ailenin acımasız hayat şartları altında ufak ufak dağılmasını sinematografik bir anlatıyla vermiş İrfan Orga.Ama karakterlerin çok derinlikli işlendiğini düşünmedim.
Kitabın belki de en çok dokunan yanı olan kıtlık zamanı çekilen açlık, daha öncesinde Yu Hua'nın Kanını Satan Adam'ını okuduğumdan dolayı bu kitabın gölgesi altında kaldı.
415 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Herkese mutlaka okumasını tavsiye ettiğim bir kitaptır. Yazar, Osmanlının son dönemlerinde geçirdiği güzel ve zengin günlerini anlatmakla başlar kitaba. Okurken keşke ben de o dönemde yaşayabilseydim diye dalar dalar gidersiniz. Sonrasında Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte çekilen sıkıntılar, sefalet, yoksulluk, acılar size büyük bir üzüntü verir ve halinize bir kez daha şükredersiniz. Kitabı bitirdiğinizdeyse tadı damağınızda "Vay be neler neler yaşanmış" dedirtecek bir tat bırakır.
320 syf.
Bu kadar hızlı okuyacağımı tahmin etmiyordum. “Suat Derviş” gibi aynı dönem ve aynı hüzünlü kader.
1 . Dünya savaşına girmeden önce mutlu ve varlıkı olan bir ailenin nasıl sıkıntılara sürüklendiğinin öyküsü...
İrfan Orga’nın annesi Şevkiye hanım hayran olunacak bir kadın, onurlu ve sabırlı. Hür bir yürekle tüm acılara yiğitçe göğüs geriyor.
Savaş ve beraberinde getirdiği sefalet insanları ne denli yıkıma uğratırın öyküsü bu kitabın her sayfasında göze çarpıyor. Atatürk’ün :”Ancak, ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir.” sözlerinin derinliğini hissediyorum.
Bu kitap size, 1. Dünya savaşında bir Türk ailesinin neler yaşadığını iliklerinize kadar hissettirecek...
Savaşların, sefaletin olmadığı adil bir dünya dileğiyle...
415 syf.
·3 günde·9/10 puan
Spoiler!!!
İrfan Orga adını kitapla duyanlardan tanıyanlardanım. Soy ismin hikayesi de ilginç, haritadan seçilmiş oğlunun söylediğine bakılırsa.
Bu kitapta geçen kişi ve olaylar gerçek hayattan yola çıkarak kaleme alınmıştır. Peki gerçek nedir? Özellikle doğum tarihlerinden başlayarak karışıklıklar hatalar mevcut. Bunlara hukuki hatalar da eşlik ediyor. Eseri salt realitedense bir kurmaca olarak ele almak daha doğru olsa gerek.
Öte yandan İrfan Bey’in anlatmadığı, atladığı yerleri oğlu güzel tamamlamış. Sonunu da öğreniyoruz böylece yazarın hayatının. Öldü ve savurduk küllerini.
1908 doğumlu İrfan Orga’nın zaman içindeki yolculuğu, zengin varlıklı, büyükbaba ve büyükanneden oluşan geniş bir ailede büyümüş. Sultanahmetteki ev, hamam, despot bir babaanne, sünnet töreni…
Savaşın ayak sesleri, erzak stoku, ev satma, istifçilik, açıktan ot yiyecek hale gelmek, yokluk yılları...
İyi bir film olur kitaptan, Ayla ve Müslüm’ün yapımcısına söylemek lazım...
415 syf.
·2 günde·8/10 puan
İnsan her zaman kendini uzun ince bir yoldayım diye görmeli, hayat insanlara çok farklı yollara itebiliyor.. Osmanlı Devleti'nin son demleri ile cumhuriyetin ilk yılları arasında geçen kimi zaman sevgi saygı kimi zaman hüzün acı hastalıklar ve ölümler..Ne tam Osmanlı gibi ne de tam Cumhuriyet insanı gibi olmayan sanki değişik bir kültürün yaşantıları gibi hissettim..Hoşuma gitti roman tarzında okudum otobiyografinden farklı olarak..Kafamda canlandırdığım kişileri romanin son sayfalarında çok farklı kişiler olarak gördüm...
320 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Savaşlarda cephede canla başla hayatını hiçe sayarak vatanımızı kurtarmaya çalışan askerlerimize hep üzülmüşüzdür haliyle. Ama biz, özellikle savaşı bizzat yaşamamış olan neslimiz, savaş devam ederken halkın içinde bulunduğu durumu bu kadar düşünmemişizdir. Ben şahsen, sanki savaşı ilk defa yaşıyor, ilk defa okuyor gibi, "hadi ya bunlar da mı yaşanmış" dediğim bölümler oldu. Özellikle bir parça somun ekmek almak için adeta ayrı bir savaş verip, yüzü gözü tırnak izleriyle dolu bir şekilde eve eli boş dönmek.. sizin de tüylerinizi ürpertmiyor mu?

1. Dünya Savaşı yıllarından başlayarak hayatını anlatıyor Irfan Orga. Kitabın sonlarına doğru yazarın oğlunun sonsözü sizi alıp götürecek başka diyarlara.

Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Savaş dönemi çekilen sıkıntılar, yoksulluk öyle derinlemesine işlenmiş ki, yazarın düşüncelerini okumuyor, hissediyorsunuz.
415 syf.
·Beğendi·10/10 puan
1. Dünya Savaşın acı izleri ve gerçek yaşam öyküsü. Sadece okuduğumuz ; ama aklımızda canlandıramayacağımız ayrıntıları hissediyorsunuz. Mutlaka okunması gerek.

Yazarın biyografisi

Adı:
İrfan Orga
Unvan:
Türk Savaş Pilotu, Kurmay Subay ve Yazar
Doğum:
31 Ekim 1908
Ölüm:
29 Kasım 1970
Osmanlı İmparatorluğu’nun son devresinde (1908-1970) doğan İrfan Orga, Kuleli ve Harbiye’de okuduktan sonra 1930’larda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde savaş uçağı pilotu olarak görev yaptı. Orga, yaşamı boyunca dokuz kitap yazdı. Bunların arasında en fazla ses getireni, Bir Türk Ailesinin Öyküsü, ilk defa 1950’de Portrait of a Turkish Family başlığı altında Londra’da ve New York’ta basıldı. Kitap o zamandan bu yana pek çok yabancı dile çevrildi.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 392 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 173 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.