Juan Gabriel Vasquez

Juan Gabriel Vasquez

Yazar
8.2/10
10 Kişi
·
28
Okunma
·
0
Beğeni
·
942
Gösterim
Adı:
Juan Gabriel Vasquez
Unvan:
Kolombiyalı Yazar, Çevirmen, Gazeteci
Doğum:
Bogota, Kolombiya, 1973
1973 yılında Bogotá'da doğdu. Bütün Azizlerin Âşıkları (2004) adlı öykü kitabının yanı sıra iki romanı vardır: Kolombiya'da son yirmi beş yılın en önemli romanlarından bir seçilen "Los Informantes" (2004) ve İspanyolca en iyi roman dalında Qwerty Ödülü'nü (Barselona) il Bogotá'daki Fundación Libros & Letras Ödülü'nü (Kitaplar ve Edebiyat Vakfı) kazanan "Contaguana'nın Gizli Tarihi" (2007). Kitaplarının çevirileri İngiltere, ABD, Fransa, Hollanda, İtalya, Almanya, Polonya, İsrail ve Brezilya'da yayımlanmıştır. Bir dönem Paris'te ve Belçika'nın Ardenler bölgesinde yaşadıktan sonra kesin olarak Berselona'ya yerleşmiştir. John Hersey, Victor Hugo ve E.M. Foster'ın da aralarında bulunduğu değişik yazarlardan çeviriler yapmıştır. Vásquez, Kolombiya'daki "El Espectador" gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır ve "Çarpıtma Sanatı" adlı eseriyle Simón Bolívar Gazetecilik Ödülü'nü kazanmıştır. Ayrıca, "Yersiz Yurtsuz Adam" (2007) adında bir Joseph Conrad biyografisini kaleme almıştır.
Halkın aşağılamadan daha çok hoşuna giden bir şey vardı o da aşağılamış olanın aşağılanması.
Karikatürü çizilenleri en çok rahatsız eden kendilerini kusurlarıyla birlikte görmek değil, bunu başkalarının görmesidir.
İyi karikatürler bir kişinin kalıcı tarafını arar ve bulurlar: O asla değişmeyen tarafı, bir kişiyi bin yıl sonra yeniden gördüğümüzde tanımamızı sağlayan o kalıcı olanı.
...
Yeni bir politikacının böyle bir özelliğini yakalayan karikatürist hemen şöyle düşünür: Bir halt etsin, lütfen, bir halt etsin ki bunu kullanabileyim... Lütfen dürüst olmasın, temkinli olmasın, iyi bir politikacı olmasın, o zaman bunu aynı sıklıkla kullanamam.
...
Belirgin bir özelliği olmayan politikacılar da vardır: Onlar olmayan yüzlerdir. En zor çizilenler onlardır, çünkü onları uydurmam gerekir ki bu durumda onlara bir iyilik yapmış sayılırım: Ben o karaktersiz politikacılara bir karakter veririm. Bu yüzden bana minnet duymaları gerekir. Ama neden bilmiyorum, asla duymazlar.
...
Ama karikatüristin bunun önemli olduğu fikrini kafasından atması gerekir. Büyük karikatüristler kimsenin alkışını beklemez ve onu elde etmek için çizmezler: Onlar rahatsızlık vermek, tedirgin etmek, küfür yemek için çizerler.
...
Karikatürler gerçekliği abartabilirler, ama onu uyduramazlar.
...
Eğer ortada tekere sokulan bir çomak yoksa karikatür de yoktur.
Büyük karikatüristler kimsenin alkışını beklemek için çizmezler: onlar rahatsızlık vermek, tedirgin etmek, küfür yemek için çizerler.
"Elbette belirgin bir özelliği olmayan politikacılar da vardır. Onlar olmayan yüzlerdir. En zor çizilenler onlardır, çünkü onları uydurmam gerekir ki bu durumda onlara bir iyilik yapmış sayılırım: Ben o karaktersiz politikacılara bir karakter veririm. Bu yüzden bana minnet duymaları gerekir. Ama neden bilmiyorum, asla duymazlar."
Bir insan bu ülkede ancak başka birisi ona zarar vermek istediğinde gerçek bir kişilik kazanırmış.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
İtibarınız için nelerden vazgeçerdiniz? Ailenizden, geçmişinizden, geleceğinizden, hayatınızdan…vicdanınızdan?

Eğer insanların hayatına etki etme gücünüz olsaydı bunun sorumluluğunu kaldırabilir miydiniz? Küstahça tanrıcılık oynarken hata yapmış olabileceğinizi düşünür müydünüz ya da? Vicdanınız kaldırabilir miydi böyle bir yıkımı yoksa vicdanınızı da mı kurban ederdiniz itibarınız uğruna?

İtibar dediğimiz şey ne sahi? Prensiplerine uygun yaşayan onurlu bir insanın sahip olduğu bir nitelik mi? Yoksa toplumun beklentilerini karşılamak, toplum gözündeki imajımızı korumak uğruna içi çürümüş bir kabuğa dönmek mi?

Geçmişte itibarınızın verdiği güçle haksız yere bir hayatı karartmış olabileceğinizin ihtimaliyle karşı karşıya kalırsanız ne yapardınız? Sadece bir ihtimal… İhtimaller vicdanınızı susturmaya yeter miydi? Sebep olduklarınızın ya da olmuş olabileceklerinizin idrakiyle bu gücü elinizde tutmaya devam eder miydiniz?

Ya da en küçük bir yanlışınızda size sözde itibar kazandıran destekçilerinizin sırt çevireceğini fark ettiğinizde onların oyununa devam mı ederdiniz yoksa gerçeği seçerdiniz?

Peki her şeye rağmen gerçeği arayacak kadar cesur musunuz yoksa geçmişin olasıklıklarında debelenmeyi mi tercih edersiniz?...

İşte bu kitapta ünlü bir siyasi karikatüristin üzerinden ‘itibar’ı sorguluyoruz.

Güzel bir kitaptı. Bazen bazı şeylerin ihtimalinin bile hayatı nasıl etkilediğini, hataların olası bedellerini, insanın yanlış yaptığında düşebileceği toplumsal yalnızlığı etkili bir biçimde anlatmış. Kitabın sonu da bazı kararları vermek için kesin sonuçlara gerek olmadığını göstermek için çok isabetliydi bence.

Bazı cümleler çok uzun olduğundan ya da zaman akışındaki değişikliğin aniliğinden akıcılığı kaybettiğim anlar olsa da konu itibarıyla bağlayıcı ve etkileyici bir kitaptı, tavsiye ederim :) Zaten kapağının güzelliğinden bahsetmiyorum bile! :))

Son olarak sadece topluluklar için yaşamak kişilik kaybına yol açan bir yanılsamadan başka bir şey değil ve sonunda yalnızlığımızla baş başa kaldığımızda –ki bu kaçınılmaz- olduğumuzdan başkası değiliz aslında. Ve o an geldiğinde yaptıklarımızdan veya yapmadıklarımızdan sorumlu olan bir tek biziz; ‘diğerleri’ ya da onların düşünceleri, tercihleri, istekleri, ihtiyaçları değil. İşte bu yüzden böyle anlarda yalnızlığımızı düşünmeliyiz bence; o yalnızlığı huzurlu hale getirecek kararlar verebilmek için…
160 syf.
·2 günde·7/10
İnsanın hayatta çalışıp didinip bir itibar edinmesi ve bu itibarının farkındalığı ile kendisini en tepede görmesinin uzun yıllar sonra geçmişte yaşanan bir olayla birlikte herşeyin tepetaklak olmasının çok güzel anlatıldığı bir kitap. Yazarın bunu bir karikatürist üzerinden anlatması çok güzel olmuş. Büyük ve saygın bir gazetenin siyaseti konu alan çizerinin, karikatürün toplumlar üzerindeki (bizim değil tabi bu) etkilerini, çizgilerin kullanılmasıyla aslında ne çok şey anlatıldığını bayıla bayıla okudum açıkçası. Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünü sonuna kadar sabrederseniz -ki sıkılabilirsiniz de, kitabın sonuna kadar sizi güzel bir konu bekliyor olacak. Son olarak kitabın kapağı bir efsane

İyi okumalar.

- "Karikatürler gerçekliği abartabilirler, ama onu uydurmazlar. Onu çarpıtabilirler, ama asla yalan söylemezler."
160 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Juan Gabrıel Vasquezİtibarlar

“ Pusulasını şaşırmış zamanlar yaşıyoruz. Liderlerimiz hiçbir şeye liderlik etmiyorlar ve daha da kötüsü olan biten hakkında bize hiçbir şey anlatmıyorlar. Orada devreye ben giriyorum. Ben insanlara ne olup bittiğini anlatıyorum. Bizim toplumumuzda önemli olan ne olup bittiği değil, ne olup bittiğini kimin anlattığıdır. Bunu anlatmayı sadece politikacılara mı bırakacağız?Bu bir intihar olurdu, ulusal bir intihar. Hayır onlara güvenemeyiz sadece onların versiyonuyla yetinemeyiz. Bize başka bir versiyon aramak düşüyor, farklı çıkarları olan başka insanların versiyonu,Hümanistlerin versiyonu işte ben buyum ben bir hümanistim. Ben bir şaka çizer değilim. Ben resimleri yapan kişi değilim ben yergici bir çizerim.”

Javier Mallarino,ünlü,ülkenin siyasetine yön veren,siyasi bir karikatürist.40 yıllık mesleğinin zirvesinde.Tanınan,saygı duyulan ve çekinilen birisi.Öyleki hiç tanınmayan bir kişiyi zirveye yerleştirdiği gibi,balla kaplı iğne vazifesi gören kaleminden çıkan çizgilerle yerinden edebiliyor hatta intiharına sebep olup,itibarını yerle bir edebiliyor.Mesleğinin zirvesinde güç zehirlenmesi yaşıyor,tanrısalmış durumda.Onuruna verilen bir törende blog yazarı Samanta Leal adlı bir kadın ertesi gün röportaj yapmak İçin randevu ayarlar.Kadının derdi röportaj yapmak değildir aslında,yıllar önce Mallarino’nun evinde yaşanan o zaman çocuk olan Samanta’nın başına gelen vahim olayı aydınlatmaktır.

“Paraguaylı(yoksa Bolivyalı mıydı?) Bir yerli kabilesine göre geçmiş bizim önümüzdeki bir şeydir, çünkü onu görebilir ve tanıyabiliriz; buna karşılık gelecek arkamızdadır, çünkü onu ne görebilir ne de tanıyabiliriz. Meteor hep arkadan gelir, onu göremeyiz, göremeyiz onu görmek gerekir, geldiğini görmek ve bir kenara çekilmek gerekir. Yüzümüzü geleceğe dönmemiz gerekir. Sadece geriye doğru işleyen bir hafıza çok zayıftır.”

Romanın anahtar kelimesi “sadece geriye doğru işleyen bir hafıza çok zayıftır” cümlesiyle Mallarino’nun vicdan muhasebesi başlar kitapta.Kalemini balla kaplı iğneye dönüştürmesiyle ortaya çıkardığı karikatürün yaratığı hafıza yolculuğu,geriye doğru başlayan geçmiş ve şimdiki zamanın ana dönüşmesi arasında, geri dönüş ileri gidişli bir okur yolculuğu başlar.Zorlu geçişler yaşatan bir okumaydı.
Her ne kadar kitabın son sözünde yazar”itibarlar bir kurgu eser; gerçekle arasındaki tüm benzerlikler sadece tesadüftür” dese de medyanın gücünün kötüye kullanılması,âhlaki otorite olması,kalemşörler tarafından itibarların yerle bir edilmesi,kalemin silah olarak kullanılıp tetiğe basılması sonucu yitirilen hayatlara maalesef tanık olduk.Bu yüzden sorgulayıcı bir okuma oldu.
160 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Juan Gabriel Vasquez'in oldukça farklı ve bana karışık gelen bir dili var.
Zaman zaman sürüklüyor ancak bazen beklenmedik bir anda zaman dilimini değiştiriyor. Başka okuyucuları bilemem ama, beni bazen tereddüte düşürüyor .
Konu bence çok güzel, bir karikatüristin Kolombiya'da günlük gazetede basılan karikatürleri ile siyasilerin itibarını nasıl etkilediğini anlatıyor.
bu arada karısı ve geçmişte yaşadığı gizemli bir olayla ilgi bol bol karakter analizleri yapıyor.
Ben çok beğenmedim ancak netice olarak 160 sayfalık bir kitap .
Bir Güney Amerikalı yazarı tanımak için yeterli . Açıkçası fazla da zamanımı almadı .
160 syf.
·Puan vermedi
Javier Mallarino. Tüm ülkece tanınmış bir karikatürist. Dördüncü kuvvet, medya. Vekiller, liderler, devlet başkanları...

İtibarlar romanı, Mallarino adlı bir karikatürist ve çizdiği karikatürler ile siyasetçilerin ilişkisini anlatıyor. Durağan bir roman diyebilirim. Sessizce ilerliyor. Ele aldığı konu ne kadar güzelse, anlatım da bir o kadar durgun. Sosyoloji, siyaset ve gazetecilikle ilgilenenlerin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Ama benim için, halen aradığım kitap bu değildi. Arka kapak tanıtımından bir cümle ile bitireyim: "İtibarların üzerinde yükseldiği zemin son derece kaygandır; geçmişin ağırlığı, politikanın çirkefi, ilişkilerin tıkanmışlığı, belleğin zaafları karşısında bir anda yerle bir olabilirler."

İyi okumalar
275 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Düşen şeylerin gürültüsü... Garip bir isimdi. Acaba ne demektir merakıyla okuyor insan. Farklı edebiyatlardan seçkiler okumayı seviyorum. Farklı coğrafyada aynı dönemde doğmuş insanlarla sonu yirmi yil öncede kalan bir yolculuk yapmış oldu. Sürükleyici ve güzeldi.
300 syf.
·6 günde·9/10
Kitapta karısını Panama’nın resmin büyük parçası Kolombiya’nın parçası olan Panama’nın sayısız iç savaşlarından birinde kaybeden bir adamın gözünden bir ülkenin Panama’nın doğuşunu ve aynı zamanda artık kayıp bir ruh olan jose altamiranonun yok oluşunu okuyorsunuz. Bir tür belgesel roman. Anlatıcının hikayesinin nerde başlayıp Panama’nın hikayesinin nerede bittiği- bu hikayenin sınırları çok bulanık ama hikaye latin edebiyatı kadar görkemli. Joseph Conrad bu hikayenin neresinde dersiniz joseph Conrad bir hırsız ama tabi geleneksel anlamda değil- onun bu hikayedeki rolünü belirlemek okuyucuya kalmış. Tarih söylediğimiz yalanlardır insan ve onun vicdanının ortasında bir sürü çizerin merhametine kalmış bir tuval, üzerine çizileni insan olan..
275 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Duygularım çok karışık bu iyi kitapların ortak özelliğidir nefesinizi keser bildiğiniz size ait olduğunu zannettiğiniz okuma evreninin içine dalar ve onu paramparça ederler. Akışına bırakırsınız. Bu kitap kısa ama büyük bir macera sizi düşünmeye zorluyor televizyonlarda izlediğiniz o büyük felaketler sadece o kişilerin felaketi midir? Hayır sizde de iz kalır ve merak edersiniz neden ben işte bu kitapta kendi nedeninin peşine düşen ne kadar kurgu olduğu tartışmalı bir erkek karakter üzerinden bir kişisel yok oluş öyküsünü ve arka planda bir ülkenin kanlı arka planına acaba ve keşkelerin ardına sürüklenerek şahit olacaksınız. Çünkü Balzac’ın da dediği gibi romanlar ülkelerin kişisel tarihidir..

Yazarın biyografisi

Adı:
Juan Gabriel Vasquez
Unvan:
Kolombiyalı Yazar, Çevirmen, Gazeteci
Doğum:
Bogota, Kolombiya, 1973
1973 yılında Bogotá'da doğdu. Bütün Azizlerin Âşıkları (2004) adlı öykü kitabının yanı sıra iki romanı vardır: Kolombiya'da son yirmi beş yılın en önemli romanlarından bir seçilen "Los Informantes" (2004) ve İspanyolca en iyi roman dalında Qwerty Ödülü'nü (Barselona) il Bogotá'daki Fundación Libros & Letras Ödülü'nü (Kitaplar ve Edebiyat Vakfı) kazanan "Contaguana'nın Gizli Tarihi" (2007). Kitaplarının çevirileri İngiltere, ABD, Fransa, Hollanda, İtalya, Almanya, Polonya, İsrail ve Brezilya'da yayımlanmıştır. Bir dönem Paris'te ve Belçika'nın Ardenler bölgesinde yaşadıktan sonra kesin olarak Berselona'ya yerleşmiştir. John Hersey, Victor Hugo ve E.M. Foster'ın da aralarında bulunduğu değişik yazarlardan çeviriler yapmıştır. Vásquez, Kolombiya'daki "El Espectador" gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır ve "Çarpıtma Sanatı" adlı eseriyle Simón Bolívar Gazetecilik Ödülü'nü kazanmıştır. Ayrıca, "Yersiz Yurtsuz Adam" (2007) adında bir Joseph Conrad biyografisini kaleme almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 28 okur okudu.
  • 59 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.