Kristin Cashore

Kristin Cashore

7.1/10
59 Kişi
·
129
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.508
Gösterim
Adı:
Kristin Cashore
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 1976
Kristin Cashore, kuzey doğudaki Pennsylvania kırsalında dört kız çocuğun ikinci yılında büyüdü. Williams College'dan lisans ve Simmons College'da Çocuk Edebiyatı Merkezi'nden bir yüksek lisans derecesi aldı ve köpek koşucusu, şeker fabrikasında bir paketleyici, bir editör asistanı, hukukçu asistan ve bir asistan olarak çalıştı. bağımsız yazar. Birçok yerde (Sydney, New York City, Boston, Londra, Austin ve Florida Jacksonville dahil) yaşıyordu ve şu an Boston bölgesinde yaşıyor. Gracelling, ilk kitabı, ALA'nın Genç Yetişkinler İçin En İyi Kitabı idi. Ateş ikinci kitabı.
'Bazen herkesin gözünün önünde olan bir yer saklanılacak en iyi yerdir.'
"Bu yalnızca su," dedi Katsa.
"Bunu bir de boğulan bir adama söylesene," dedi Giddon.
Kristin Cashore
Sayfa 50 - Pegasus Yayınları
Hatırandakiler senden izin almadan yok olur, sonra yine senden izin almadan ortaya çıkarlar.
Ben başka yöne bakarken söndü ateşin
Geriye küle dönen közler kaldı
Ah nasıl büyük bir kayıptın

Yanan ateşimde saklayacağım kasıp kavuruşunu
Yanan ateşimde saklayacağım kalp ağrını
Ziyan olan bir ömrün utancıyla..

Vadi Ağıdı
"Sizce onun sorunu ne, Prenses Leydi?" diye sordu Patch.
Bir kar tanesi gelip Katsa'nın avucunun içine düştü. "Sorunu derken neyi kastediyorsun?"
"Şey, neden insanlara acı vermekten keyif alıyor?"
Katsa omuz silkti. "Yeteneği bunu basitleştiriyor."
"Ama herkesin insanları incitebilecek gücü vardır," dedi Patch. "Bu yaptıkları anlamına gelmez."
"Bilmiyorum," dedi Katsa, Randa'nın, Murgon'un ve diğer kralların haksız uygulamalarını düşünürken. "Bana göre oldukça fazla insan, gücü yetebildiği kadar kötü davranıyor ve bundan ötürü de mutlular, ama hiçbiri Leck kadar güçlü değil. Neden yaptığını bilmiyorum, tek bildiğim onu durdurmamız gerektiği."
Skye, Katsa'yı alnından öptü. "Hayatımı kurtardın."
Katsa gülümsedi. "Siz Lienid'liler sevginizi gösterme konusunda çok açıksınız."
"İlk çocuğuma senin adını vereceğim."
Katsa güldü. "Çocuğun iyiliği için kız olmasını bekle. Ya da en iyisi, çocukların büyüyene kadar bekle ve en dikbaşlısına ve başına bela açana ver."
Skye kahkaha attı ve Katsa'yı kucakladı. Katsa da ona karşılık verdi. O anda korumacı kalbinin bir başka arkadaş kazandığını fark etti.
Bir insanın yıllar boyunca oturup izlemeye doyamayacağı manzaraların olabileceğini düşünmemişti.
Bu kitabın karakterleri bana çok sıradan geldi. Büyük aşklar nefretle başlar tarzı bir giriş vardı. Aslında sevdiğim gibi, karakterler birbirlerini yavaş yavaş tanıyorlardı ama o kadar yavaş tanıyorlardı ki sıktı. Sonra sanki o yavaşlık yazara da yetmiş gibi bir hıza kavuştu. Bu seferde cidden çok hızlı oldu. Yani doz tutturulamamış. Karakterlerin ağırlıkları oturtulamamış. O yüzden serinin bu kitabından hoşnut kalmadım. Güzel olan tarafı akıcılığıydı. Zaten okumaya çok vakit bulamadığımdan kitabın bu yönü işime yaradı.

İlk kitabı okuyanlar devamını mutlaka merak edecektir. Ama bu kitabın geçmişi anlattığını ve karakterlerinin farklı olduğunu bilmelisiniz.

3.kitapta kimleri okuyacağız bilmiyorum. Merak edip bakmadım ama yakında onu da okurum.
⭐⭐⭐Merhamet, cinayetten daha korkutucuydu, çünkü çok daha ağır bir yüktü⭐⭐⭐
Merhabalar uzunca bir süredir kitap yorumu girmiyordum. Aslında giriyordum fakat e-kitap olarak ve storyden paylaşıyordum onları. Yoksa kitap okumadığımdan değil yani :D hemen lafa girecek olursam; bu kitabı uzun bir süreden beri okumak istiyordum, ama bir türlü denk gelmedi nasip bugüneymiş ve diyeceğim tek şey: "NEDEN BU KADAR BEKLEDİM?" yani düşündüğüm gibi bir kitap değildi ama düşündüğümden çok çok daha iyiydi. Sağlam bir kurgusu, abartılı olmayan bir entrikası vardı. Aşkvardı ama savaş, aksiyon, belki biraz dostlukta vardı. Yani (en azından beni tatmin edecek kadar vardı.) mutlaka oku, kesinlikle tavsiye ederim. Kitapta beni memnun eden şeylerden biri şuydu: mesela, yetenek deyince benim aklıma hep "büyü yapma, element kontrol etme, İnsanları etkileme" gibi yetenekler gelir ama bu kitapta en ufak şeylerde yetenekten sayılmış (uzun süre nefes tutma, ağaca tırmanma, tersten konuşma gibi) biz bunları gereksiz buluruz ama bakılınca onlarda bir yetenek. Katsa ise tabi ki elleriyle adam öldürebiliyor ve yeteneğinin kötücül güçler elinde ne kafar ölümcül olabileceğinin farkında zaten kitapta çoğu zaman Katsa'nın işlemek zorunda kaldığı cinayetlerin ağırlığı altında kendi ahlaki mukayesesini okuyoruz. Ki bu güzel bir şey.
Kitabın tek eksiği ise betimleme. vardı ama bence eksikti. Biraz daha çevre betimlemesi güzel olabilirdi. bana göre kitabın eksikleri bunlardı. Onun dışında her şey yerli yerindeydi. Birde anlamsız bulduğum yerler var bunlardan ilki yayınevinden ikincisi yazardan kaynaklanıyor.
1-kitabın arka kapağında Po için savaş konusunda yetenekli diyorlar ama yok öyle bir şey hatta alakası bile yok neden öyle bir şey yapıldı anlamış değilim.
2-Son bölümde Po'ya olanları anlamsız bulduğum bana biraz doldurma bölüm gibi geldi.
Yedi krallık üçlemesinin ilk kitabı Yetenek, diğer kitapların devam kitabı olacağını ummuştum fakat değilmiş ve üstüne üstlük diğer kitaplar için güzel yorumlar okumadığımdan dolayı bu seriden başka kitap okumak istemiyorum. kendi çapımda zirvede bırakıyorum anlayacağın. Lafı oldukça uzattığımın farkında olarak
Kitaba puanım: 4,5/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️
Uzun zamandır böyle bir kitap arıyordum.Hem güçleri yani yetenekleri olan insanlar hem de eski krallık çağlarında geçen bir hikaye. Anlatım şekli oldukça kusursuz. Bazen 1. tekil kişi yani ben gittim ben geldim derken bazen de onlar gitti, o yaptı tarzında anlatıyor olması kitabı dengelemiş.

Kitabın konusuna gelirsek bazı çocuklar yetenekli doğuyorlar ve bu yetenekli çocukların iki göz renkleri farklı oluyor. Örneğin gümüş ile altın sarısı veya mavi ve yeşil. Bu iki örneği vermemin nedeni kitabın ana karakterlerinin göz renkleri olması. Yani Po ve Katsa... Lienid Prensi Po ve Mıddluns Prensesi Katsa... Kusursuz iki yetenek...

Po büyükbabasını ararken tesadüfen katsa ile karşılaşır ve ardından Katsa onu kendi kalesinde bulur. Hiç tahmin edemeyeceği bir arkadaşlığa doğru ilerlerken çeşitli olaylar yaşayacak bir çift. Katil leydi ve mükemmel dövüşçü Prens... Beraber Po nun büyükbabasının güvenliğini sağladıktan sonra kendilerine daha önemli bir görev verirler: Neden yaşlı adamı kaçırmışlardı? Kendilerini bu nedeni ararken daha çok soru ve sorun bulurlar ve işler içinden çıkılamayacak bir durum almaya başlar. Her hareketleri tahmin edilemez başka bir olaya neden olur
Normalde doğaüstü gücü olan kişiler böyle el üstünde tutulur, onlara hayran olunur filan ya hani. Bu seride durum bunun tam tersi. Özel güç bahşedilenlerdenseniz dışlanıyorsunuz, çevrenizde kimse olmuyor, arkadaş bulmanız çok zor vs.

Ana karakterimiz Katsa da bu yetenekli insanlardan biri. Yeteneği yüzünden kralı tarafından yıllarca kullanılmış, bir çok insanı öldürmek zorunda kaldığı için kendini cani biri olarak gören, buna rağmen içten içe ruhunu korumayı başarabilmiş bir karakter.

Kitap yarıya kadar çok yavaş ilerliyor. Yarıdan sonra güzelce açılıyor. Sonlara doğru tekrar yavaşlıyor. Okuma niyetiniz varsa dolu dolu aksiyon beklemeyin. Yazarın güzel, doyurucu hamleleri var ama keşke bu hamlelerden daha fazla yapabilseymiş. Çoğunlukla olan olay öyle aheste aheste oluyor ki, beklemeseniz de şaşıramıyorsunuz.

Ama ben kitabı sevdim. Devam etmeye de niyetliyim. Katsa'nın kendinden emin bir karakter olmasının bunda payı büyük sanırım.
Aşırı uzuuuuuuun . Hele orman sahnesi hiç bitmeyecek sandım yahu ! Tamam güzel başladı haksızlık etmeyeyim ama devamı cidden baydı . Sonunda başrollere olan olaylar da güzeldi klişe değildi . Ama işte olmadı olamadı
Sır üçlemede en sevdiğim kitaptı. Şöyle genel baktığımda yazarın kaleminin çok geliştiğini söyleyebilirim. İlk kitaptaki acemilikleri ve ikinci kitaptaki gereksiz sıktığı ayrıntıları baya düzeltmiş gördüm ben. Ayrıca kurguya gizem katma işini de ilerletmiş gibiydi. Tahminlerim tutmadığı ya da 'kim ki acaba', dediğim çok yer oldu. Kitaptaki saklı ayrıntıları tam da karakterle çözdüm bazen de.
'Ateş' bittiği zaman, 'Yetenek' ile arasında bir bağlantı kuramamıştım. Sadece kral Leck iki kitabı birbirine bağlıyor gibiydi. 'Sır' bittiğinde ise üç kitapta tam olması gerektiği gibi birleşti. Yazarı bu konuda tebrik etmek istiyorum zaten. Katsa, Fire ve Bitterblue'yu çok güzel birleştirdi. Bu arada Bitterblue ve Katsa zaten 'Yetenek' ten arkadaşlardı. Sadece, Fire çok stratejik bir yerde girip, olayları bağladı.
Kitap genel itibarı ile Kral Leck'in ölümünden sonra geçen on yıldan sonra Bitterblue'nun çözmeye çalıştığı sırları içeriyordu. Ölmesine rağmen Leck, arkasında bir sürü soru işareti bırakmıştı çünkü... Karakterlerin hepsini severek okudum ben. Yalnız, yazar biraz feminist gibi. Üç kitapta da kadınlar üzerinden gitmiş. Üç kadında aşık olsalar bile evlenmemek ve çocuk sahibi olmamak için uğraşıyorlardı. (Gerçi 'Sır'rın sonunda Fire evlenmiş gibiydi ama kendi kitabında evlenmediğine eminim.) Zaten yazarın kaleminden pek aşk beklemeyin. Gizemler, macera ve siyasi pek çok strateji ne kadar çoksa; aşk da bir o kadar azdı. Ama dostluğu çok iyi yansıttığını söyleyebilirim.
Kısacası bir kitapta; fantastik, gizem ve macera bana yeter diyenlere önerebileceğim bir üçleme.
Yedi krallık üçlemesinin üçüncü ve son kitabı olan Sır gerçektede bir sırrı açıga çıkarıyor. Birbirinden habersiz iki dünya gibi ayrı ayrı krallıklar mevcut. Bi tarafta insanlar ve yetenekliler diğer tarafta da canavarlar, insanlar ve yetenekliler mevcut. Tabi okur bunu son bölümlerde anlıyor. Ve bu üçleme macera bittiğinde eee diye kalıyor. Üçlemenin geneli hakkında ise tasvir, betimleme yok. Olaylar bir kişi tarafından ve heyecansız bir şekilde anlatılmış. Yer yer akıcı olmasına rağmen yerine başka kitaplar tercih edilebilir.
Yedi krallık üçlemesinin ilk kitabı olan yetenek oldukça akıcı başladı. Kıtapda betimleme yok denecek kadar az. Kitaptaki karşılıklı konuşmalar ABD filmlerindeki gibi basit, kibirli, alaycı ve tek düze(üçlemenin diğer kitapları içinde geçerli). Orman sahnesindeki yolculuğun hiç bitmeyeceğini düşündüm. Çoook uzun ve gereksiz olmuş. Kitap ta tam olarak o yolculuktan sonra başladı benim için. Okunur mu? Okunmaz mı? Galiba okuyacakların ruh haline göre değişir.
Son kitapta epey bir süre cidden sıkıldım. Ana karakterin durumu hiç akıl kârı gelmedi bana. Öyle bir durum var ki yıllarını aynı ortamda geçirmesine rağmen sanki gün geliyor karakterin kafasına saksı düşüyor da kendine gelip 'du bakim şurayı bi araştırim, bu kimmiş bi öğrenim' demeye başlıyor.

Bir noktada çektiğim sıkıcı sayfalara değecek galiba dedim. Az biraz değdi de. Ama son sayfayı okuduktan sonra halimden memnun değildim. Bir şeyler eksik gibiydi. Anlatılan olaylar, durumlar, ruh halleri labirent gibi dolandırıp duruyordu filan.

İşin özü tavsiye edebileceğim bir seri değil. Okumak isterseniz önce Ateş, sonra Yetenek ve son olarak Sır'ı okumanızı öneririm. Yetenek, Ateş, Sır olarak da okunur ama kronolojik olarak böylesi daha uygun.

Serinin en iyisi Yetenek'ti.
Kapağından etkilenerek aldığım nadir kitaplardan birisi olarak görebilirsiniz. Pişman olmadım ama vaktimi daha iyi bir şeyler için harcayabilirdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kristin Cashore
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 1976
Kristin Cashore, kuzey doğudaki Pennsylvania kırsalında dört kız çocuğun ikinci yılında büyüdü. Williams College'dan lisans ve Simmons College'da Çocuk Edebiyatı Merkezi'nden bir yüksek lisans derecesi aldı ve köpek koşucusu, şeker fabrikasında bir paketleyici, bir editör asistanı, hukukçu asistan ve bir asistan olarak çalıştı. bağımsız yazar. Birçok yerde (Sydney, New York City, Boston, Londra, Austin ve Florida Jacksonville dahil) yaşıyordu ve şu an Boston bölgesinde yaşıyor. Gracelling, ilk kitabı, ALA'nın Genç Yetişkinler İçin En İyi Kitabı idi. Ateş ikinci kitabı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 129 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 98 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.