İnsanların serinin kitapları ilerledikçe güzelliği azalıyor demesine hiç anlam veremedim. Hepsi ayrı ayrı o kadar güzel ve keyifli ki. Üç kitabın birbiriyle olan bağlantısı çok güzel. İçim ısındı. Yazarı ve çevirmeni bu konuda çok takdir ettim. O kadar sade bir dile sahip ki okurken hiç yormuyor. Okumam çok uzun zaman aldı ama kitap sıkıcı olduğu için değil yoğun iş tempom yüzünden. Pegasus Yayınları seriyi Yedi Krallık Üçlemesi diyerek sınırlandırmış ve serinin diğer kitaplarını çevirmemiştir. Şuan beş kitap var ve altıncısı ise yolda. Çevirip yayınlamayacaklarsa bari telif haklarını bıraksalar da başka yayınevleri alıp bize sunsa. İngilizceden alıp okumaktan başka çare kalmıyor.
Sır üçlemede en sevdiğim kitaptı. Şöyle genel baktığımda yazarın kaleminin çok geliştiğini söyleyebilirim. İlk kitaptaki acemilikleri ve ikinci kitaptaki gereksiz sıktığı ayrıntıları baya düzeltmiş gördüm ben. Ayrıca kurguya gizem katma işini de ilerletmiş gibiydi. Tahminlerim tutmadığı ya da 'kim ki acaba', dediğim çok yer oldu. Kitaptaki saklı ayrıntıları tam da karakterle çözdüm bazen de.
'Ateş' bittiği zaman, 'Yetenek' ile arasında bir bağlantı kuramamıştım. Sadece kral Leck iki kitabı birbirine bağlıyor gibiydi. 'Sır' bittiğinde ise üç kitapta tam olması gerektiği gibi birleşti. Yazarı bu konuda tebrik etmek istiyorum zaten. Katsa, Fire ve Bitterblue'yu çok güzel birleştirdi. Bu arada Bitterblue ve Katsa zaten 'Yetenek' ten arkadaşlardı. Sadece, Fire çok stratejik bir yerde girip, olayları bağladı.
Kitap genel itibarı ile Kral Leck'in ölümünden sonra geçen on yıldan sonra Bitterblue'nun çözmeye çalıştığı sırları içeriyordu. Ölmesine rağmen Leck, arkasında bir sürü soru işareti bırakmıştı çünkü... Karakterlerin hepsini severek okudum ben. Yalnız, yazar biraz feminist gibi. Üç kitapta da kadınlar üzerinden gitmiş. Üç kadında aşık olsalar bile evlenmemek ve çocuk sahibi olmamak için uğraşıyorlardı. (Gerçi 'Sır'rın sonunda Fire evlenmiş gibiydi ama kendi kitabında evlenmediğine eminim.) Zaten yazarın kaleminden pek aşk beklemeyin. Gizemler, macera ve siyasi pek çok strateji ne kadar çoksa; aşk da bir o kadar azdı. Ama dostluğu çok iyi yansıttığını söyleyebilirim.
Kısacası bir kitapta; fantastik, gizem ve macera bana yeter diyenlere önerebileceğim bir üçleme.
Çokkk beğendiğim bir kitap oldu. Olayların hepsi ortaya çıkıyor ve hepsi insanı şoka uğratıyor. Başkarakterimizin yaşadığı zorluklar ve onları birer birer çözmeye çalışması anlatılıyor. Küçük yaşta kraliçe oluyor karakterimiz. Birçok şeyle başa çıkmaya çalışıyor. Kitapta en sevdiğim şey ilk kitaptaki ve ikinci kitaptaki karakterlerin bu kitapta bulunmasıydı. Olayların birleştiği yere geldiğinizde gerçekten bi şaşırıyor bi rahatlıyorsunuz. Okumaya değer bulduğum bir serinin okumaya en değer bulduğum kitabı bu kitap oldu. Bu kitap kesinlikle favori kitabım oldu.
İkinci kitaptan sonra hooooop ibre yine aşağıya!
Hoşça zaman geçirdim ama kraliçe olmayacağıma göre.... Hikâye öyle yavaş akıyor ki. Neyse ki final iyiydi de kurtardı.
Son kitapta epey bir süre cidden sıkıldım. Ana karakterin durumu hiç akıl kârı gelmedi bana. Öyle bir durum var ki yıllarını aynı ortamda geçirmesine rağmen sanki gün geliyor karakterin kafasına saksı düşüyor da kendine gelip 'du bakim şurayı bi araştırim, bu kimmiş bi öğrenim' demeye başlıyor.
Bir noktada çektiğim sıkıcı sayfalara değecek galiba dedim. Az biraz değdi de. Ama son sayfayı okuduktan sonra halimden memnun değildim. Bir şeyler eksik gibiydi. Anlatılan olaylar, durumlar, ruh halleri labirent gibi dolandırıp duruyordu filan.
İşin özü tavsiye edebileceğim bir seri değil. Okumak isterseniz önce Ateş, sonra Yetenek ve son olarak Sır'ı okumanızı öneririm. Yetenek, Ateş, Sır olarak da okunur ama kronolojik olarak böylesi daha uygun.
Serinin en iyisi Yetenek'ti.
Yedi krallık üçlemesinin üçüncü ve son kitabı olan Sır gerçektede bir sırrı açıga çıkarıyor. Birbirinden habersiz iki dünya gibi ayrı ayrı krallıklar mevcut. Bi tarafta insanlar ve yetenekliler diğer tarafta da canavarlar, insanlar ve yetenekliler mevcut. Tabi okur bunu son bölümlerde anlıyor. Ve bu üçleme macera bittiğinde eee diye kalıyor. Üçlemenin geneli hakkında ise tasvir, betimleme yok. Olaylar bir kişi tarafından ve heyecansız bir şekilde anlatılmış. Yer yer akıcı olmasına rağmen yerine başka kitaplar tercih edilebilir.
Kristin Cashore, kuzey doğudaki Pennsylvania kırsalında dört kız çocuğun ikinci yılında büyüdü. Williams College'dan lisans ve Simmons College'da Çocuk Edebiyatı Merkezi'nden bir yüksek lisans derecesi aldı ve köpek koşucusu, şeker fabrikasında bir paketleyici, bir editör asistanı, hukukçu asistan ve bir asistan olarak çalıştı. bağımsız yazar. Birçok yerde (Sydney, New York City, Boston, Londra, Austin ve Florida Jacksonville dahil) yaşıyordu ve şu an Boston bölgesinde yaşıyor. Gracelling, ilk kitabı, ALA'nın Genç Yetişkinler İçin En İyi Kitabı idi. Ateş ikinci kitabı.