Doğup büyüdüğü şehirden, ailesinden yıllarca ayrı kalan Maria, eşinden boşanıp tekrar evine döndüğünde her şeyin eskisi gibi kalmadığını fark ediyor. Özellikle de kız kardeşi Sophie'nin...
"Sevdiğin bir insanın yavaşça ölümünü izlemek, berbat bir şey olmalı." ( Syf 291 ). Hele bu kişi kardeşiniz ise...
Bir çok kadın evcil şiddetin ne menem bir şey olduğunu bilir; okuruz, filmlerde görürüz, televizyon programlarında anlatılan öyküleri duyarız. Bu kitapta olduğu gibi...
"Annem kendisini hiçbir şey için asla suçlamaz." (Syf 237) diyor Maria. Tüm sevgisini kocasına veren, sadece kendini düşünen bir annenin çocukları, Sophie'nin tuhaf mükemmelliyetçiliğini sorgulamaya başlamasıyla, saklanan sırları açığa çıkarmaya çalışarak, birbirlerine yardım etmeye çalışıyor. O ise; her şeyin en doğrusunu bildiğini zannediyor.
Bazı kötü adamlar asla yumruklamazlar. Bunun yerine kadını çekip sürüklemek, öteye itmek, aşağılamak ve küçümsemek gibi güç gösterilerinde bulunurlar. Bu adamların kadını başka yollarla kontrol ettikleri sürece, fiziksel şiddete gereksinimleri yoktur.
Bir insanı yere indirmek için, yumruklara gerek duyulmayabilir. Kadını, ailesinden ve arkadaşlarından koparmak, kadının başına gelenlerle ilgili bir bakış açısı geliştirip, bu konuda konuşmasını engellemenin yollarından biridir. Kadın adamın ona ne yaptığını fark ettiğinde, iş işten geçmiştir.
Sırlar, inkârı beslerler; insanları yardım edilmekten alıkoyarlar. Sophie, sırrını, bu sır onu neredeyse yok edinceye kadar sakladı.
İlgisiz bir ailede yetişmenin, kötü bir adamla evli olmanın nelere yol açtığını bu kez de Luanne Rice 'den okuduk. Okunup, ders alınması gerektiğini düşünüyorum.
Lyra, yıllar önce çocukları Pell ve Lucy'i terk edip İtalya'ya yerleşmiştir. Pell 16 yaşında ve olgun davranmaktadır. Pell, annesinin yanına gidip neden kendisini ve kardeşini bırakıp gittiğini öğrenmek ister ve öğrendiği bilgiler de onu şok eder. Pell'in Travis adında sevgilisi vardır, Travis hayatında iken gittiği yerde de Pete ile yakınlaşma yaşar ama Travis'i sever. Bu hikayede Lyra bir yere kadar haklı ama çocuklar da haklı. Kitabın Lyra kısmını beğendim, diğer kısmı da orta diyeyim bu yüzden kitaba puanım 7/10. :)
Kitabı açıkcası pek sevdiğim söylenemez.Konusu çok basit geldi.Bir kadının eşini ve çocuklarını terk etmesini konu alır.Beklediğim gibi çıkmadı.Kimsenin okumamasını tavsiye ederim.Kitaptan da 2 veya 3 şey çıkarabildim.
Bu kitap bana sevginin ve bağın ne kadar muhteşem olabileceğini gösterdi. Karakterler bazen yönünü kaybetsede gemilerinin bağlı olduğu limandan sonunda şaşmadı.
Bir yerlerde Lucy, Lyra ve Pell var. Hatta onlarda bir sürü var. Zorluklara, ayrılıklara rağmen mutluluğa ulaşmak için çabalayan ve ulaşabilen insanlar.
Yazar bir kızın hayatını, yaşadığı psikolojik ayrıntılarla ve etrafındaki insanları tanımlamasıyla çok güzel anlatıyor. İki kızın anneleriyle mutlu sona ulaşmasının ve bu yolda neler yaşadığının öyküsü. Yardımcı karakterlerle olayları süslemiş ve kitabı karakterlerin bakış açılarından yazmış bütün karakterlerin yerine geçip onların üstünden ayrı ayrı tamamlayarak olayları yansıtmış. Ben çok sevdim kitabı.
Bu kitabı okuyunca dedim ki içimden. " İnsanlar köklerini unutmazsa eğer herşeyi o köklere zor zamanlarında tutunarak aşabilirler.
Kitap karakterlerinden biri olucak olsam ne bu hayatın ne Pell'i, ne Max'i, ne de Lyra'sı olurdum. Bu hayatın Travis'i olmak isterdim. Onun gibi kocaman affedici Bir yüreğe sahip olup, onun gibi korumacı olmak isterdim. Ne zengin ne fakir onun gibi hayat yolunun emektar yolcusu olmak isterdim. Ve onun kadar olgun olup herşeyle savaşabilmeyi onun gibi bağlı kalarak sevebilmeyi isterdim.
Filmi olsa da izlesek :) kesinlikle güzel bir gençlik filmi/dizisi olur bu kitaptan. #spoiler olacak ama sonunu sevmedim, ben Rafe ile olmasını istiyordum.
Çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Vasat bir dille yazılmış. Bir an önce bitse de başka kitaba geçebilsem diye bekledim. Okumak için çaba göstermeye değmez.
Dans Et BenimleLuanne Rice · Truva Yayınları · 201146 okunma