1000Kitap Logosu
Özge Doğar

Özge Doğar

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
79
Okunma
5
Beğeni
1.448
Gösterim
Unvan
Türk yazar
Doğum
Mersin, 1978
Yaşamı
Yazarın kendi dilinden; 1978 Mersin doğumluyum. Ortaöğrenimimi Mersinde tamamladım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünü bitirdim. Yaklaşık on yıldır felsefe ve rehber öğretmen olarak özel sektörde çalışıyorum. Annem sınıf öğretmeni olduğu için kitaba ulaşmak benim için çok kolaydı. Okuma-yazmayı öğrendikten sonra, annemin sınıfındaki kitapları aşırıyordum. Bu aşırdığım kitapların benim okuma merakımı geliştirdiğini düşünüyorum. Behrengi, Bekir Yıldız ve Adalet Ağaoğlu’yla başlayan kitap okuma serüvenim, Erdal Atabek, Suna Tanaltay, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal’le devam etti. Lise yıllarımda yaşadığım çevreye borçlu olduğumu düşündüm. Bu düşüncem beni daha çok kitapla arkadaş olmamı sağladı böylece kendimi kitap denizinin içinde buldum. Aynı dönemde Felsefeye karşı merakımda arttı. İnsanları, yaşadığım çevreyi ve dünyayı sorgulamaya başlamıştım. Okulda kurulmuş olan Felsefe kulübü de felsefe dair ilgimi arttırdı. Yazı yazmaya dedemden kalma eski bir daktiloyla başladım. Aslında bu yazılar kendimle bir iç konuşmaydı, bir nevi günlük gibiydi fakat yazdıkça içimdekileri dışarıya atıyordum. En sonunda da tutku oldu. Çünkü yazmak konuşmaktan daha çok mutlu ediyordu beni. İlkokulda şiir yarışmasında aldığım ödül bana biraz tuhaf gelmişti çünkü içimden gelen duygulara birileri çok güzel diyor ve üstelik bunun için hediye veriyordu. Lise döneminde Felsefeyle tanıştım ve felsefe yazıyla birleşmeliydi benim için. Toplumcu Gerçekçiler benim vazgeçilmezim oldu bu yüzden. Toplumla ve insanla ilgili her düşünce benim ilgimi çekiyordu. Çünkü insan çevresinden kopuk yaşayamazdı. Beslendiğimi düşündüğüm yazarlar: Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Gorki, Hemıgway…
160 syf.
·
9/10 puan
Ece küçük yaşta yaşadığı istismar sonucu sessizliğe bürünmüş, Adile annesinin onu fark etmesi ve yanına almasıyla hayatı değişmiş, şimdilerde kadın olmaktan nefret eden bir doktor haline getirmişti. Adile hanım ise annesi Hikmet hanımdan ona miras kalan 15 Eylül etkinlikliği 'Hırisi çorbası'nı kaynatan, güzel insanları etrafında toplayan, kızım diye sevdiği Ece' nin yaralarına merhem olmaya çalışan,doğurmakla ana olunmayacağının temsili bir kadın... Ece kendini bulmaya, sebepler arayıp artık düştüğü yerden kalkması gerektiğini düşündüğü bir gece ordan oraya elinde bir bıçakla dolanan Alper'e denk gelir. Hikayemizde bir biri ardına sure gelen tesadüflerle devam eder. Gerçekten ama gerçekten anne ne demek? Koruyup kollayan demek değil mi? Gerektiğinde dimdik duran,canını ortaya koyan demek degilmi? Hangi anne kocasından kızını kıskanır da onu banyoya kilitler? Gerçi neye sinirleniyorum. Benim burda okuduğum cümleler her akşam düzenli olarak haberlerde geçen cümlelerden sadece isim farkına sahip değil mi? Biz neden böyle insanlar olduk? Bugün kızına tecavüz eden, kendi torununa istismarda bulunan, bebeğini döven manyakları normal bulup, 2 beddua edip, doların yükselmesi ile ekonomimizin berbat oluşunu konuşarak konuyu normaleştirecek bu mantığa ne ara geldik? Bilmiyorum. İnanın bilmekte istemiyorum. Susmayın daha başka isim değişse de konusu değişen dostlarım susmayın. Toplum baskısı diyip, utanıp susmayın. Gerçi adaletin yerini bulmadığı bir ortamda sussan ne susmasan ne! Bu konuya ışık tutup, kaleme aldığı için sayın yazarıma teşekkür ediyorum.
Minnina Işıkları Kapama
Okuyacaklarıma Ekle
160 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
Selamlar sevgili okur dostlarım ️ Hayatının rutin işlerle örülü olduğunu düşünen, bakıpta görmeyen, duyup da düşünmeyen. Peki ya sen, bu romanın neresindesin? :) Annelik kavramını ve kadının toplumsal rollerini sorgulayan bir roman. Ece! Babası tarafından taciz edilen, cinsel istismara uğramış ve susmuş bir kadın. Annesi her şeyi bildiği halde çocuğuna sahip çıkmayan, kocası eve gelince çocuğunu rutubet kokan banyoya kilitleyen babasını kızından kıskanan annelik duygusundan yoksun birisidir. Geçmişten gelen bir aile kültürü olan herkesi eşitleyen, kimse kimseden üstün olmasın inancıyla herkesle paylaşılması amaçlanan dayanışma yemeği günün de "Eceyle" tanışır.Adile annesi ile tanışması hayatının dönüm noktasıdır.Kendi öz ailesinden koruyabilen tek kişi Adile annesi, Ece'yi okutur büyütür fakat ruhundaki yalnızlığa merhem olamaz hayata yeniden tutunması için elinden gelen her şeyi yapar. Tüm iç savaşının çaresi kendindeydi ve bir seçim yapmak zorunda kalır ve Ece geleceğini seçerek bir savaş başlatır. Babası olacak canavara neler olacak? Ece'nin hayatı değişecek mi? Okurken kitabın içine girip babasını boğasım geldi. Maalesef günümüz kanayan yarası çocuk istismarları ve en acısı aile tarafından olması. Hiçbir çocuk hak etmiyor kimse susmasın isimler,hikayeler değişse de dostlarım susmayın! İyi Okumalar Dilerim :)
Minnina Işıkları Kapama
Okuyacaklarıma Ekle
160 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Annelik kavramını ve kadının toplumsal rollerini irdeleyen bir roman; Minnina Işıkları Kapama.. Kendisiyle, yaşadıklarıyla ve yalnızlığıyla yüzleşmesi gereken karakterimiz Ece. Çocukluğunda istismara uğrayan ve yaşadıklarından sonra dünyayı anlamaya çalışan bir kadının çabası var bu eserde. Hepimizin hayatında zorluklarla mücadele illa ki oluyor ve Ece de bu zorlukların üstesinden gelebilmek için mücalede ediyor. Bu mücadelenin çok değerli olduğunu eminim ki herkese gösteriyor. Ece devam ettirmeye çalıştığı hayatında Adile ile karşılaşıyor. Adile Ece' yi büyütüyor, okutuyor, elinden geleni yapıyor ama Ece' nin içindeki yalnızlığa çare bulamıyor. Bu çareyi bulmak da kendi elinde. Hayatına devam edebilmesi için geçmişi ile geleceği arasında seçim yapması gerekiyor. Ece, bu seçiminde geleceğe yönelmeyi tercih ediyor ve kendisinden başlayıp topluma uzanan bir savaş başlatıyor. Cinsel kimlik arayışı içinde kadınlığı bulan Ece, kızına da kendi bedeninden utanmamayı, kendisinin ne kadar değerli ve özel olduğunu aşılamaya çalışıyor. Özge Doğar, ANNELİK kavramını ve kadınlığın değerini öyle güzel aktarmış ki Ece ile okurlarına, herkese tavsiye ediyorum. "Minnina, kendine, topluma, geleceğe, insana, barışa, dostluğa, kardeşliğe ışıklarını kapama.." "Neye yoksulsak o kalıyor yerleşiyor yüzümüze; sevgiye,aşka,dosta, sıcak bir bakışa, anneye, aileye, sağlığa,barışa ve paraya..Ama hep yoksul olduğumuzdan canımız yanıyor. Sonra başlıyor teselli sözcükleri,ne gerek var ki bu sözcüklere. Acıları topyekün kazımak gerek tenceremizin dibinden."
Minnina Işıkları Kapama
Okuyacaklarıma Ekle
187 syf.
Birkaç sene önce Tüyap kitap fuarından aldığım kitaplardan biriydi. Öncelikle kitapta çok sayıda yazım yanlışının, noktalama yanlışının ve eksikliğinin olduğunu belirtmek istiyorum. Benim için kitabın içeriği kadar biçimi de önemlidir. Bunlar beni fazlasıyla rahatsız etti. Konusuna gelecek olursak bana fazlaca amatör geldi. Evet sayısız kitap var bunun gibi aşk konusunu işleyen ama bu sanki özgün ve özenilmiş değildi. Şahsen ben önermem.
Aşk'zede
10.0/10 · 11 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
192 syf.
·
4 günde
·
1/10 puan
Okuduğum en sıradan; değil bir cümle, bir kelime bile altını çizme ihtiyacı hissetmediğim eserlerden biriydi. Yazar ilk yazılarında küçüklükten beri çok kitap okuduğunu, küçük yaşta daktilo ile arkadaş olduğunu, tatillere dahi daktilosunu götürdüğü bir çocukluk geçirdiğini anlatıyor denemeleri öncesi. Açıkçası size; “ben çok iyi yazıyorum, sebebi de bu geçmişi haaaa” der gibi. Size zorla iyi bir yazar olduğunu kanıtlamaya çalışan bir ruh hali hakim. Kendine ait bir üslup yok. Kitap boyunca tek bir yazı varmış gibi. Aynı kelimelerin yerleri değiştirilmiş ve aynı cümleler tekrar edilmiş bir havası var. Birde yazarın hemen tüm yazılarında; “ben iyiyim, ben çok iyiyim, ben çok süper iyi biriyim” tarzı cümleleri çok sinir bozucu. En klasik tabir ile reklam kokan hareketler diyebilirim. Eserin birde editörüne not düşmek gerek. Eserdeki noktalama ve imla hatalarını görmeyen, düzeltmeyen editör! Deneme türünde kalem oynatmak zordur. Özetle yazarımız denemiş ama bana göre olmamış...
Meraklı Pandora
7.0/10 · 9 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
166 syf.
·
6 günde
·
4/10 puan
"insanların yüzlerini gördüğünde ,artık ne karanlıktan korkarsın ne de masaldaki canavarlardan .Tüm korkulardan daha büyük bir korkun vardır :İNSAN " Kitapta aldatılan kadınlar ,aşk evliligimi yoksa çıkarcı bir hayat mı tercih etmeli gibi konular yer almaktadır.Kitaptaki Nesrin adındaki karaktere kendimi yakın hissettim ve çabucak okumamı sağladı .sizlerde kendinize ait bir şeyler bulabilirsiniz :)
Evlilik Anonim Şirketi
Okuyacaklarıma Ekle
166 syf.
·
Puan vermedi
Klasik Türk Dizisi
Anlatılan hikaye ve verilmek istenen mesaj çok güzel. Hikaye kurgusu,karakterler,konuşmalar çok basit. Sonunu tahmin etmekte zorlanmadığımız Türk dizileri tadını verdi. Bitirmekte zorlandım açıkcası. Karakterlerin bu kadar düz ve net olması da canımı sıktı açıkcası.
Evlilik Anonim Şirketi
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.