Giriş Yap

Sinan Akyüz

Yazar
8.4
13,1bin Kişi
Unvan
Türk Gazeteci ve Yazar
Doğum
Iğdır, Türkiye, 1972
Yaşamı
Nisan 1972'de Iğdır'da doğdu. Orta ve lise öğrenimini çeşitli okullarda tamamladı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Yirmi üç yaşında gazeteciliğe başladı. Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde çalıştı. Daha sonra gazeteciliğe ara verip Almanya'ya gitti. Bir süre sonra tekrar İstanbul'a döndü. 1996'da Sabah Gazetesi'nin dergi grubunda çalışmaya başladı. O dönem fotoğrafla tanıştı. Birçok yayın organına moda ve portre fotoğrafları çekti. 1999'da Sabah Gazetesi'nin hafta sonu eklerinde çalışmaya başladı. 2001'de fotoğrafçılık mesleğine ara verip ağırlıklı olarak kitap yazdı. 2006 yılında ise Takvim Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı. Şu anda Takvim Gazetesi'nde köşe yazılarına devam ediyor. Ayşen Akyüz ile evli olan yazar, ikiz erkek çocuk babası.

İncelemeler

Tümünü Gör
453 syf.
·
24 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Piruze.. Şam’da bir Türk gelin.. Üç çocuk annesi.. Aşkla başlayan bir evliliğin hüsranla sonuçlanmasını konu edinen roman, hayatın gerçeklerine dair bizlere bir çok mesaj vermektedir. Babasının tayini yüzünden İstanbul’dan Şam’a giden Piruze, orada Wassim adlı yakışıklı bir gence aşık olur. Güzel sözler ve şiirlerle Piruze’nin kalbini çalan Wassim, onu kaybetme korkusundan bir gün evlenme teklifi eder fakat Piruze’nin ailesi bu duruma şiddetle karşı çıkar. Arap ailelerinin yaşam tarzlarından ve Şam’ın şeriatla yönetilmesinden dolayı uyum sağlayamayacağını söyleyen herkese rağmen Piruze Wassim’le evlenir. İlk başlarda her şey güzel gider ve bir oğulları olur. Erkek çocuk doğurduğu için üstünlüğü artan Piruze’nin gözleri büyülenmiştir adeta. Aradan çok zaman geçmeden de ikinci oğulları dünyaya gelir. İki oğlu ve ona aşık bir eşle mutluluktan havalara uçarken üzücü bir olayla hayatının tamamen değişeceğinden habersizdir Piruze. Kayınpederinin vefatından sonra kayınvalidesinin yanına taşınırlar. Düzenini asla bozmak istemeyen Piruze ile Wassim arasında daha taşınmadan tartışmalar başlamıştır. Taşındıktan sonra kayınvalidesinin eziyetleri de eklenince Piruze iyice çıkmaza girmiştir. Annesinin bu tavrından destek alan Wassim, Piruze’yi iyice boşlar ve önemsememeye başlar. Piruze her şeyin farkına varsa da çocukları için Wassim’e hep inanır. Derken üçüncü oğulları da dünyaya gelir, Piruze’nin omuzlarına iyice yük biner. Sürekli iş bahanesiyle evden uzaklaşan Wassim ise başka bir kadınla evlenme planları yapar. Şeriat kurallarına göre Arap erkekleri dört evlilik yapabilmektedirler. Buna dayanarak ikinci evliliğini yapacakken Piruze gerçekleri öğrenir, Wassim evlenemez. Piruze çocuklarının hatırına Wassim’i affeder fakat Wassim bununla kalmaz. Piruze’ye uyguladığı şiddet artık son damla olmuştur ve kaçma kararı verilmiştir. Çocuklarıyla birlikte kaçma planları yaparken, Wassim’in evin hizmetçisiyle olan münasebeti de ortaya çıkar. Artık Piruze’nin kaçmaktan başka şansı yoktur. Eşinin izin kağıdı olmadan Türkiye’ye gelemeyen Piruze, yasal olmayan yollarla kaçmaya çalışır. Havalimanına kadar ulaşır fakat orada Wassim onları bulur. Çocuklarını bırakıp tek başına kaçar Piruze. Zaten sonrada bir daha yüzü hiç gülmez. Türkiye’ye geldiğinde kendine yeni bir hayat kurar. Wassim’den boşanır ama çocuklarını alamaz. Hatta birkaç kez Şam’a gitmesine rağmen onları göremeden döner. Yıllarca çocuklarının hasretiyle yanıp tutuşur. Zaman geçer, oğulları büyür, kocaman adam olurlar. Sonra bir gün hayat onları hiç beklemedikleri şekilde karşılaştırır. Biraz da olsa Piruze’nin içindeki yangın söner. Sinan Akyüz’ün okuduğum üçüncü kitabıydı. Yazarın dili, anlatım tarzı ve olay geçişleri biraz basit olsada verilmek istenen mesaj gayet açık oluyor. Birçok insanın yaşadığı olaylar göz önüne getiriliyor. Ve maalesef birçok kadın bunlara benzer olaylar yaşasa da katlanmaya devam ediyor. youtu.be/BPV6offncbM
Piruze
8.6/10 · 9,3bin okunma
·
5 yorumun tümünü gör
Reklam
328 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Soykırım
Her yıl Temmuz ayının ilk haftasında Srebrenitsa katliamı adında bir soykırım haberi okuruz. Bizzat gidip görme imkanı bulduğum Balkan topraklarında yakın geçmişte sırf Müslüman oldukları için katledilen, tecavüz edilen ve toplu mezarlara gömülen binlerce Boşnaklı Müslüman kardeşimiz var. Aradan 26 yıl geçmesine rağmen her yıl yeni kemikler çıkmakta. Kendi sitemde [ * (OKUYUP DESTEK VERMENİZİ RİCA EDERİM) ahmetcandvc.wordpress.com/2021/07/10/49-mars-... * ] yer verdiğim soykırımı, Sinan Akyüz bu kitabıyla gerçek hayattan esinlenerek yazmış. Okurken bir kez daha orada gördüklerimi hatırladım, içim ürperdi. Muhteşem bir kitap.
·
1 yorumun tümünü gör
328 syf.
·
9/10 puan
Merhabalar bugün 1000kitap.com/akyuz_sinan 'den
Alfa Kitap
yayınlarından #incirkuşları kitabının yorumuyla geldim. 2022'ye çok iyi bir başlangıç yaptım.İlk Kayıp Gül sonra Zehra şimdi de İncir Kuşlarını okudum.Ama Incir Kuşları bende apayrı bir yer edindi. İncir Kuşları...Hiç de adı gibi değilmiş meğersem. Nasıl başlayacağımı, nerden devam edeceğimi inanın bilmiyorum.Kitaptaki olaylar ,yaşananlar, Srebrenista Katliamı ve daha birçok şey.Peki nedir bu Srebrenista Katliamı? 1991-1995 Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı'nda Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995'te yaşanan ve en az 8.372 Bosnalı'nın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır. Katliamda bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır.Srebrenitsa katliami II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa'daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır. İncir Kuşları da Suada'nin unutulmaz aşkını ve Srebrenista Katliamını yani Bosna Hersekte ,Sırpların ve Bosnaklarin yaptığı katliamın,zulümün,baskının ve vahşetin anlatıldığı bir kitap.Gercekten insanlar böyle mi?Sırf hırsı,şımarıkliğı uğruna her şeyi yapılabilecek kadar cani mi? Normalde kitap okurken kendimi ana karakterin yerine koyar ,oymuşum gibi okurum kitabı.Ama ben Suada'nin yerine koyamadım kendimi;hayallerimin ,duygularımın boyutu ulaşamadı bu yaşananlara.Benim empati kurmaya cesaret edemedigim şeyleri binlerce insanın gerçekten yaşamış olması çok üzücü.Tam en kötüsü derken olayların yeni başladığını görmek çok korkunçtu. Suada'nin mutlu olan hayatının bir anda tepetaklak olması ve kendisiyle beraber birçok kadın ve erkeğin akla hayale sığmayacak seyler yaşaması okuyanda derin izler bırakıyor. İncir Kuşları benim için en özel kitaplar arasına girdi.Olaylari yaşamaya hazırsanız, durmayın hemen okuyun
·
3 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42