Sinan Akyüz

Sinan Akyüz

Yazar
8.4/10
6.940 Kişi
·
26.124
Okunma
·
964
Beğeni
·
19157
Gösterim
Adı:
Sinan Akyüz
Unvan:
Türk Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Iğdır, 1972
Nisan 1972de Iğdır’da doğdu. Orta ve lise öğrenimini çeşitli okullarda tamamladı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Yirmi üç yaşında gazeteciliğe başladı. Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde çalıştı. Daha sonra gazeteciliğe ara verip Almanya’ya gitti. Bir süre sonra tekrar İstanbul’a döndü. 1996da Sabah Gazetesi’nin dergi grubunda çalışmaya başladı. O dönem fotoğrafla tanıştı. Birçok yayın organına moda ve portre fotoğrafları çekti. 1999da Sabah Gazetesi’nin hafta sonu eklerinde çalışmaya başladı. 2001de fotoğrafçılık mesleğine ara verip ağırlıklı olarak kitap yazdı. 2006 yılında ise Takvim Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı. Şu anda Takvim Gazetesi’nde köşe yazılarına devam ediyor. Ayşen Akyüz ile evli olan yazar, ikiz erkek çocuk babası.
Sırplar yüreğimi ateşe tuttular
Ben hiç yanmadım.
Geceleri soyunup koynuma girdiler
Ben hiç sevişmedim.
Atalarıma küfürler savurdular
Ben hiç duymadım.
En sonunda beni hamile bıraktılar
Ben hiç doğurmadım...
Sakın hiçbir şeyi dert etme. Kur'an der ki: 'Allah doğuda ve batıdadır; onun için de nereye dönersen dön, Allah' ın dediği olur.' Göreceksin, her şey yolunda gidecek. "
"Şimdi", dedi güçlükle hıçkırıklarının arasından, "biri gelip beni öldürmek isterse hiçbir şey hissetmem. O geceden beri bütün hislerim öldü çünkü. Bir anda herşey kayboldu. Anlamsızaştı kanayan yüreğimde."
328 syf.
·1 günde·8/10
İNCİR KUŞLARI

Okuyun, okuyun da beterin beteri neymiş görün. Okuyun da siyahtan koyu rengin
"SREBRENİTSA KATLİAMI" olduğunu öğrenin.

8.372 Müslüman Boşnak hunharca katledildi.
Sırplar keskin bıçaklarıyla katliam yaparken, halkın feryatlarını telsizlerden dünyaya yayınladılar.
30 ila 50 bin.... Arasında Boşnak kadına ve genç kıza (yaşı fark etmeksizin) sistematik olarak tecavüz ettiler.. Kayıtlara geçen sayı bu. Geçmeyenlerle birlikte bu adi soykırımın neticelerini ve ne kadar kan dondurucu olduğunu bir de siz düşünün.

Hüzün var içimde, burukluk var, heyecan var, gerçeklerin oluşturduğu can alıcı heyelan var. Tarihimizdeki en acı soykırımlarından birinin anlatılması, yalnız "Suada" değil o zorlukları yaşamış herkesi bir nebze de olsa anlayabilmemiz için, gözlerimizi kapatıp kendimizi kitabın içine salıvermeliyiz. Ancak o zaman acımasız hakikat ile göz göze gelebiliriz. Ruhun çektiği ızdırabı dindirmek ise hiçbir zaman mümkün görünmüyor. Kitap baştan sona Aşk, acı, ızdırap ve ümit yüklü. İnsanların yaşamak zorunda kaldığı şeyler yenilir yutulur cinsten değil. O günlerde nefes alıp vermeye devam edebilmek için bile çok şeylerini feda etmek zorunda kalmışlar. Siz neleri feda ettiniz hayatınızda? Elimizden zorla oyuncağımız alınsa koşup annesinin dizlerine kapanacak hayatlarımızda fazlasıyla lüks sahibiyiz. Oysa onların ellerinden namusları alındı, hayatları alındı. Bütün sevdikleri-ailesi ya toplu tecavüze uğradı ya da bir kurşunla can verdi. Kurşun çok lüks bir ölüm aracıydı bu arada. Ölmenin en kolay yoluydu da denebilir. Ailenin yaşayacaklarını naklen izlemeye zorlanıp buna günlerce maruz kalarak açlıktan da ölme seçeneği var. Bu ve bunun gibi onlarca zorbalık yaşanırken Sözde BM'nin üç maymunu oynamasının tek nedeni kendilerinin Darwinizm yoluyla maymundan gelmiş olmalıdır. Bu insanların suçu neydi diye sorun kendinize. Yalnızca o coğrafyada doğmuş olmak mı? Müslüman olmak mı? Boşnak olmak mı?

Sessiz kalmayın...

ARAŞTIRIN... SORGULAYIN... ÖĞRENİN...

https://www.sozcu.com.tr/...sa-katliami-2514704/
328 syf.
·9/10
Konservatuar öğrencisi iki aşık...
Okudugum kitaplar arasinda duygularimi esir alan bir kitap oldugunu soylemeliyim ...cok uzun zaman oldu okuyali ama ne zaman bu kitapdan soz etseler yine etkisi altina duwuyorum,hele de Tarikin gitarda caldigi muzigi dinleyince ...dinlemeyenlere linki paylawicam mutlaka dinlesinler
https://www.youtube.com/watch?v=X9DOtuPLqNI
328 syf.
·7/10
10 bin bina parçalandı.
Yaklaşık 18 bin kişi kayıp.
Her gün ortalama 330 bomba atıldı.
2 milyon kişi zorunlu göç etti.
56 bin kişi yaralandı.
Yaklaşık 350 bin kişi öldü.
8300 silahsız Boşnak erkeği katledildi.
28 bin Boşnak, 14 bin Sırp, 6 bin Hırvat askeri öldü.
35 bin çocuk yaralandı, 10 bin çocuk öldü, 1800 çocuk ömür boyu engelli kaldı.
44 bin Boşnak kadınına tecavüz edildi.

44 bin kadından biri Suada. Sadece Boşnak ve Müslüman olduğu için savaşta tecavüze uğradı, defalarca, onlarca farklı kişi tarafından. Kendinden utandı, ölmek istedi, kimsenin yüzüne bakamadı. Sevdiği herkesi elinden aldı savaş; sevdiği erkeği, babasını, annesini, teyzesini, ablalarını.. Tek bir şey kaldı geriye her şeye rağmen yaşamak.

Evet yaşadılar. Herşeye rağmen yaşayan bu kadınlar 2003'te bir dernek kurdular: Tecavüze Uğramış Savaş Mağduru Kadınlar Derneği. Tecavüzcülerini ihbar ettiler ve ceza almalarını bile sağladılar. Bu derneğin kurucusu Bakira Haseçiç şöyle diyor:
- Tecavüze uğradıkları için daha önce toplum içine çıkmaktan utanan, travma yaşayan binlerce kadın vardı. Ancak bu kadınlar derneğimiz sayesinde artık suçluları adalete teslim etmek için çaba gösteriyor. Çünkü utanması gereken bizler değil hâlâ hiçbir şey olmamış gibi rahat bir şekilde gezme cesareti gösteren tecavüzcülerimizdir.

Not: Bu savaşta henüz 7 yaşında bir çocuk olan Emine Seçeroviç Kaşlı yaşadıklarını anlatmış 'Kurşunların Da Rengi Var' isimli kitapta. Ben gözümü diktim bu kitaba belki siz de okumak istersiniz.
328 syf.
·2 günde·9/10
Kitap Suada adli bir musluman kizin ve ailesinin savas sirasinda basindan gecen acikli bir o kadarda igrenc olaylari anlatiyor. Baslangicta sıkıldım diyebilirim cunku cevremdekilerden oyle bir ovgu ve takdir duymustumki kitap hakkinda, baslayinca hayal kirikligina ugradim.Klasik ask romani gibi geldi ilk sayfalar.Ama ilerledikce muthis sekilde heyecanla gelismeye basladi. Gozyaslariyla bir soluktada bitti. Harika bir kitap kesinlikle okunulmasi gerek derim :)
328 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar bu eserde Mavi Kelebekler'in hikayesini anlatılmaktadır.İnsanlık tarihinin kara bir lekesi yine.Unutturulmaya çalışılan fakat kelebeklerin unutulmasına izin vermediği bir katliam bu.Sinan Akyüz ile tanışmama vesile olan eser İncir Kuşları gerçek hayattan alınmıştır.Dili sade ve akıcı.Konu olarak 1990 yıllarındaki Bosna Hersek’te yaşayan Suada’nın başından geçenler anlatılmaktadır.Suada yetenekli bir genç bir bayandır.Konservatuvar kazanmasıyla hayatı değişir üniversite okumak için Saraybosna’ya teyzesinin yanına gider.Okulda Tarık ve Vukadin isminde gençlerle tanışır ve Suada’ya aşık olurlar.Suada Tarık’ı sever ancak Vukadin bu durumdan hoşnut olmaz ve o günden sonra Suada’nın hayatını cehenneme çevirir.1992 yılında savaşın çıkmasıyla Sırplar Boşnakları katleder.Boşnakların hayatı cehenneme döner ve Suada’da esir düşer.Gerçek hayattan kalbe dokunan en iyi eserlerden biri kesinlikle okunması gereken bir eser.
340 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
İncir Kuşları yakın dönemde yaşanmış gerçek olaylara dayanıyor. İnsanlığın alnındaki kara bir leke olan gerçeklere... 1992'de yaşanan Hristiyan Sırpların, Müslüman Boşnaklara yaptıkları Srebnenitsa (Boşnak) Katliamı'nı anlatıyor.
Bu katliamı yapanlar insan sıfatını hakediyor mu? Kötü, cani, acımasız, merhametsiz, vicdansız, ahlaksız... Bu kelimeler öyle hafif kalıyor ki yaşananların yanında... Peki bu yaşananlara göz yumanlara ne demeli ki şimdi?
Kitap okurken genelde kendimi kahramanın yerine koyar onunla güler, onunla üzülürüm. Ancak bu kitabı o şekilde okumaya cesaret edemedim. Empati yapmaya bile korktuğum olayları yaşayan binlerce insanın olması ne korkunç, ne acı.. Okunulması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum.
626 syf.
·3 günde·8/10
1992
“Eğer,” dedi Diba soğuk bir sesle, “buradan sağ kurtulursan, insanların neler yaşadığımızı bilmelerini istiyorum. Aşağılık Sırpların bize yaşattıkları unutulmasın. Tarih sayfalarına yazılsın.

Unutulmadı.
328 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Eser Miktarda Spoiler İçerir!

Merhaba 1k Ailesi,

İncir Kuşları; birçoğumuzun bilmediği Boşnak (Srebrenitsa) Katliamı gerçeğini gün yüzüne çıkaran, ilk basımı 2012 yılında yapılan Sinan Akyüz romanı.

1992-1995 yılları arasında yapılan bir soykırımı ele alan kitapta, ön planda işlenen aşkın fonunda Boşnak Katliamı ele alınıyor. Kitabı okuduktan sonra, eğer bilinçli bir okur iseniz, konu ile ilgili araştırma yapma ihtiyacı duyacak, araştırmalarınız sonucunda da kitapta anlatılan birçok olayın gerçeği olduğu gibi yansıttığını görecek ve şaşıracaksınız.

Şimdiden bir konuda uyarmak istiyorum; kitabı okurken sık sık yaşayacağınız bir duygu, utanç duygusu. Yeri gelecek kendinizden, yeri gelecek ülkenizden, yeri gelecek insanlığınızdan utanacaksınız.

Yazarın dili yalın, anlatımı akıcı, kitabın konusu ise utanç verici olduğu kadar sürükleyici de.

Konu ile ilgili "...Bu öyle bir kin ki 150 bin masum insanın canına kıyabiliyor. Hatta 40 bin kadar kadına tecavüz edip, hamile bırakıp nefret çocukları dünyaya getirebiliyor. O yüzden bu kitap, Müslümanların kendisiyle yüzleşme kitabı. Çünkü Boşnaklar Avrupa'nın ve Birleşmiş Milletler'in göz yumduğu Bosna'daki katliamın içinde Müslüman oldukları için bu savaşın mağduru oldu…" diyen Sinan Akyüz’ün İncir Kuşları adlı romanının, özellikle Boşnak Katliamı’nı bilmeyenler tarafından okunması gerektiğini düşünüyorum.

Aynı İncir Kuşları'nda olduğu gibi, Bosna halkının çektiği acıları anlatan Mavi Kelebekler adlı bir de dizi var. Dizi konusunda özel bir yorumda bulunamam fakat, İncir Kuşları romanı okunmaya değer bir kitap. Bu kitap, düşünmeden tavsiye edebileceğim bir kitap. Okuyun, pişman olmayacaksınız.

Keyifli okumalar dileyemiyorum, çünkü kitabı okurken keyif almayacaksınız. Fakat buna rağmen kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Bırakamayacaksınız.

Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle.. İyi okumalar.
628 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Bir Bosna hikayesi daha...

1992de avrupanın gözlerinin önünde bir SOYKIRIM yaşandı! Herkes bütün dünya 3 maymunu oynarken oradaki insanlar sırf müslüman oldukları için katledildi. Tecavüze uğradı, sevdiklerinin gözlerinin önünde öldürüldü, işkence edildi... Birleşmiş milletler yardım adı altında bu SOYKIRIMA destek olup, herkese içlerinde müslüman devletler bulunan hristiyan bir topluluk olduklarını bir kez daha kanıtladırlar.

Kitabın kokusundan bahsetmeyeceğim. Yaşananlar herkes tarafından zaten biliniyor, Meyra sadece binlercesiysen biriydi. Sadece Srebrenitsa'da 8372 kişi KATLEDİLDİ.

Böyle kitaplar kim yazarsa yazsın okunmalı! Okunmalı ki insanlar ne yaşamış, neler çekmiş, nelere göğüs germiş bir nebze de olsa hissedilebilsin.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sinan Akyüz
Unvan:
Türk Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Iğdır, 1972
Nisan 1972de Iğdır’da doğdu. Orta ve lise öğrenimini çeşitli okullarda tamamladı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Yirmi üç yaşında gazeteciliğe başladı. Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde çalıştı. Daha sonra gazeteciliğe ara verip Almanya’ya gitti. Bir süre sonra tekrar İstanbul’a döndü. 1996da Sabah Gazetesi’nin dergi grubunda çalışmaya başladı. O dönem fotoğrafla tanıştı. Birçok yayın organına moda ve portre fotoğrafları çekti. 1999da Sabah Gazetesi’nin hafta sonu eklerinde çalışmaya başladı. 2001de fotoğrafçılık mesleğine ara verip ağırlıklı olarak kitap yazdı. 2006 yılında ise Takvim Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı. Şu anda Takvim Gazetesi’nde köşe yazılarına devam ediyor. Ayşen Akyüz ile evli olan yazar, ikiz erkek çocuk babası.

Yazar istatistikleri

  • 964 okur beğendi.
  • 26.124 okur okudu.
  • 448 okur okuyor.
  • 6.270 okur okuyacak.
  • 193 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları