A. Nedim el-Cisr

A. Nedim el-Cisr

Yazar
9.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
1
Beğeni
·
42
Gösterim
Adı:
A. Nedim el-Cisr
Hasselerimiz ve Aklımızdan ne kadar şüphe edersek bu ailemin varlığı konusunda da o kadar şüphe düşeriz fakat hiç şüphe etmediğim veyakinen bilip Anladığım bir hakikat var; benim her şeyden şüphe etmem... Bu his bende ilelebet, yaşadığım müddet kalacaktır. Çünkü şüphe konusunda ne kadar ileri gitsem, yakin ilimine o kadar yaklaştığını anlamaktayım. "Şüphe ediyorum" demek, "şüphe ettiğimi düşünüyorum" demektir. Öyleyse ben düşünüyorum. Çünkü şüphe, düşünmektir. "Düşünce", düşünen bir zattan başka kimse de olamaz. İşte o düşünen zat ben'im. Hatta ben kendi düşüncemden şüphe etsem ve "Acaba ben düşünüyor muyum?" desem, şüphede bir "düşünce" teşkil etmektedir. yani "düşündüğüm"e en büyük delildir. 》 Descartes
《Bu alemde tecelli eden nizamı, mahlukattaki güzelliği, ölçülü ve biçimli hareketi, kör ve tesadüfi bir zorunluluğun icabı saymak ve onun kuvveti ile meydana geldiğini sanmak imkânsızdır, muhaldir. Çünkü kör bir kuvvet anarşik hareketten başka bir netice vermez. Maddeyi hareket ettiren kuvvet; irade ve olgun Akıl sahibi her şeyi gören ve her şeyin hükmünü yerli yerinde ifa ve vaz'eden bir hakimdir.》 Anaksagoras
《Hiçbir Insan, Tanrı zâtını ve sıfatlarını tamamı ile bilemez. Çünkü bunu idrak etmeye aklın muktedir değildir. Şayet tesadüfi olarak zatını vasfedip açıklarken hepsinin hak olduğunu, tek tanrının vasfına uygun düştüğünü anlasa bile, onun aklı, bu hakikati idrak etme kudretine sahip değildir. Ve böylece söylediğinin hak olduğunu bilmekten uzaktadır.》 Xenophanes
《Allah'a Imanla ilgili bazı hükümleri, ahiret ve peygamberliğin hakikati ve gayesini, ilahi sıfatların gerçek mahiyetilerini ve aklın ötesinde olan şeyleri anlamaya muktedir değiliz. Çünkü bunları idrak için Sarf edeceğimiz cehd, insanı imkansızlığa götürür ve boşuna yorulmak olur. Bu, bir kimsenin ,altını tartan terazinin aynı zamanda Dağı da artabileceğini inanmasına benzer. Söz konusu terazinin dağı tartmaması onun bozuk olduğu anlamına delalet etmez. Fakat akıl,haddini bilir ve orada durur. Çünkü Daha ilerisi güç ve kudretinin yetişemeyeceği bir yerdir. Bunları idrakten aciz bir akıl, nasıl olur da Allah'ın zat ve sıfatlarının özünü ihata edebilir böyle şey olamaz! Çünkü ihata edilmeyen şey Allah'ın zatı ve sıfatlarına göre zerrenin zerresidir.》Ibn-i Haldun
Burada filozufun Düşünce kabiliyetini zikretmek gerekir. Vahiy, kitap veya peygamber olmaksızın, şu kâinatın yaratıcısını, tek varlığı, biri'i, Ezeli ve ebedi, her şeye kadir olanı, yaratıcı barîyi, her şey şekil ve suret vereni, Kemal sıfatlarıyla muttasıf olan Allah ve azze ve celle yi, insanoğlunun, doğru ve mazbut bir düşünce ile idrak etmesi az şey midir? İşte insan aklının üstünlüğü. işte Şer'i hükümlerin müminlerden istediği sağduyu ve akıl budur. Bu, filozofların mazbut düşünce sahiplerinin aklıdır. Bu sözlerimize bakarak, "Madem ki öyledir peygambere ne ihtiyaç var?" deme! Hayır. Çünkü akıl yoluyla Allah'ı tanıyanlar, azınlıktadır. hatta çok nadir ve sayıları azdır. İşte bu sebeple, insanların hepsini, Hidayet ve doğru yola yöneltmek için elbette peygambere ihtiyaç ve zaruret vardır.
Görüyorsun ya benim, İbni Miskeveyh'den anladığım netice ve hüküm budur ve bununla iftihar ediyor; sevinç ve gurur duyuyorum. Çünkü o, Benim hedefim ve gayem üzeredir. uzun bir çalışma ve çaba sarf ederek, uğrunda Ömrümü harcadığım derin bir ve düşünce neticesinde vardığım: "hak din ile doğru ve dürüst felsefenin vardığı sonuç hiç de birbirine zıt değildir." prensibinde onunla Aynı fikirdeyim. Allah'ın varlığını ve birliğini ispat davasında filozofça peygamber arasında hiçbir zaman görüş ayrılığı yoktur. bu hususta felsefe diyeyim beraberdir. ikisi birbirine yardımcıdır. Allah'ın varlığını anlamak ve ona inanmakta görüş Birliği içindedirler. Hattâ bu saf aklın mazbut görüşünü, ilahi Vahyin hükümleri teyit etmektedir.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
A. Nedim el-Cisr

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 3 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.