Aaron T. Beck

Aaron T. Beck

8.9/10
7 Kişi
·
14
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.054
Gösterim
Adı:
Aaron T. Beck
Tam adı:
Aaron Temkin Beck
Unvan:
Amerikalı Psikiyatrist, Yazar
Doğum:
Rhode Island, ABD, 1921
Aaron Temkin Beck, 1921 yılında ABD, Rhode Island’da doğmuştur. Bilişsel Davranışçı Terapinin kurucusu olarak kabul edilmektedir. 1954 yılında geçtiği Pensilvanya Üniversitesi’nin psikiyatri bölümünde halen emekli öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca Beck, dört çocuğundan birisi olan, Dr. Judith Beck tarafından yönetilen bir araştırma ve eğitim merkezi olan, Beck Enstitüsü’nün de kurucusudur.

Beck, Rus göçmeni Yahudi bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası güçlü sosyalist inançları olan bir matbaacı, annesi ise iki çocuğunu kaybetmiş, duygu durumu değişken, aşırı korumacı tutuma sahip bir kadındı. Ailesinin bu tutumuna rağmen Beck, birçok sosyal faaliyete katılan bir çocuktu. Erken çocukluk döneminde geçirdiği bir ameliyat basketbol veya futbol oynamak, kamp yapmak, izcilik gibi aktif faaliyetlere katılmasını engellemiş ve Beck’i kitap okumak, araştırma yapmak gibi daha sakin faaliyetlere yöneltmiştir.

Beck, hayatı boyunca birtakım korkularla mücadele etmiştir. Bunlar; kan kaybına yol açan yaralanma korkusu, boğulma korkusu, tünel korkusu, sağlığıyla ilgili kaygılar ve topluluk önünde konuşma korkusudur. Beck, bu kişisel sorunlarından, başkalarını anlamada ve kuramını geliştirmede faydalanmıştır.

1942 yılında Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitiren Beck, tıp kariyerine nöroloji ihtisası ile başlamıştır. Tıp fakültesinde okurken Beck’in psikiyatri ya da psikoterapiye bir ilgisi yoktu. Çünkü nörolojinin tanı süreçlerinin oldukça disiplinli olması ve dikkatli klinik gözlemlerin ışığında sinir sisteminde sorun olan bir şeyi tam olarak tespit edebilme imkanı, Beck gibi mükemmeliyetçi kişiliğe sahip biri için oldukça cazip bir nitelik sağlıyordu. Ancak 6 aylık psikiyatri rotasyonu sırasında nörolojiden tamamıyla ayrıldı. Psikiyatrinin, özellikle psikanalizin, insan zihni üzerine yapılan çalışmaların çok ötesinde açıklamalar getirmesi Beck’i büyülemişti. Kore savaşında gönüllü olarak askeri hastanede nöropsikiyatri başasistanlığı yapan Beck, psikiyatri çalışmalarına önce Austen Riggs Center’da sonra Massachusetts’de ve sonra da Philadelphia Psikanaliz Birliği’nde devam etmiştir. İlk psikiyatri makalesini 1952 yılında şizofrenide delüzyonların tedavisi ile ilgili bir vaka örneği hakkında yayınlayan Beck, 1953’te psikiyatri uzmanı olmuştur. 1954’te Pennsylvania Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmiş ve emekli oluncaya dek burada çalışmıştır. 1956’da psikanalist olmuştur. 1959’da Hurvich ile yayınladığı çalışma, Beck’in psikanaliz kariyerini bitiren çalışmadır.
"Bilişsel bozulmanın en yaygın semptomu odaklanma güçlüğüdür (yüzde 86,2). Kafa karışıklığının, zihin bulanıklığının ve düşünmeyi denetim altında tutamamanın yüksek sıklığı 'bilişsel bozulmanın' YAB'ın önemli bir tarafı olduğunu gösterir."
"Anksiyöz hasta güvenli ile tehlikeli arasındaki ayrımın farkında değildir ve bir sesi tehlike işareti olarak yaftalamaya devam edecektir."
"Akut anksiyete reaksiyonunun diğer bir sonucu baş ağrısı, sindirim rahatsızlıkları, göğüs ağrısı ve çarpıntı gibi bir dizi fiziksel semptomun ortaya çıkışıdır. Bu fiziksel semptomlar sırasıyla, ciddi fiziksel bozukluk korkularını tetikler ve kişiyi gittikçe artan bir korku ağına mahkûm eder, saldırıya açıklık hissini güçlendiren ve verimliliği düşüren ileri semptomlara yol açar."
Psikolojinin hasta tarafını inceleyerek savunma mekanizmalarını olusturan Freud'tan, sağlıklı tarafını inceleyen ve kişinin kendini gerçekleştirmesinin aşamalarını belirleyen Mashlow'dan sonra sıra birçok psikoloğun öncesi bahsettiği ancak son şeklini verenin Aeron T Beck olduğunu öğreniyoruz bu kitapta
Beck insanların çocuklukta oluşturdukları semaların ve bu şemalara bağlı modların kişiyi ileriki hayatında nasıl ele geçirdiğini ve çözümü için neler yapılması gerektiğini herkesin anlayabileceği şekliyle gözler onüne sermiş ..
Bilişsel Terapinin öncüsü sayılan Beck fikri genisleterek dünyaya yeni bir çözüm terapisi oluşturmuş .Günümüzde en yaygın ve geçerli terapi şekli olan Ddt (duygulanimci davranış terapisi)nin mihenk taşı niteliğinde bir kaynak
Duygular düşüncelere
Düşünceler davranışlara dönüşür
Sizi siz yapanın kendiniz olduğunuzu mu sanıyorsunuz?
Psikoloji ya da benzer alanlarda çalışanlar ve özellikle Bilişsel Terapi ile ilgilenenler için Bilişsel Davranışçı Terapinin kurucusundan akıcı bir dille yazılmış teknik bir kitap. Bu terapinin duygusal bozukluklar(fobi, anksiyete, depresyon vb.) üzerinde nasıl çalışılacağı ile ilgili vaka incelemeleriyle sunulmuş bilgilendirici bir kaynak niteliğindedir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aaron T. Beck
Tam adı:
Aaron Temkin Beck
Unvan:
Amerikalı Psikiyatrist, Yazar
Doğum:
Rhode Island, ABD, 1921
Aaron Temkin Beck, 1921 yılında ABD, Rhode Island’da doğmuştur. Bilişsel Davranışçı Terapinin kurucusu olarak kabul edilmektedir. 1954 yılında geçtiği Pensilvanya Üniversitesi’nin psikiyatri bölümünde halen emekli öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca Beck, dört çocuğundan birisi olan, Dr. Judith Beck tarafından yönetilen bir araştırma ve eğitim merkezi olan, Beck Enstitüsü’nün de kurucusudur.

Beck, Rus göçmeni Yahudi bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası güçlü sosyalist inançları olan bir matbaacı, annesi ise iki çocuğunu kaybetmiş, duygu durumu değişken, aşırı korumacı tutuma sahip bir kadındı. Ailesinin bu tutumuna rağmen Beck, birçok sosyal faaliyete katılan bir çocuktu. Erken çocukluk döneminde geçirdiği bir ameliyat basketbol veya futbol oynamak, kamp yapmak, izcilik gibi aktif faaliyetlere katılmasını engellemiş ve Beck’i kitap okumak, araştırma yapmak gibi daha sakin faaliyetlere yöneltmiştir.

Beck, hayatı boyunca birtakım korkularla mücadele etmiştir. Bunlar; kan kaybına yol açan yaralanma korkusu, boğulma korkusu, tünel korkusu, sağlığıyla ilgili kaygılar ve topluluk önünde konuşma korkusudur. Beck, bu kişisel sorunlarından, başkalarını anlamada ve kuramını geliştirmede faydalanmıştır.

1942 yılında Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitiren Beck, tıp kariyerine nöroloji ihtisası ile başlamıştır. Tıp fakültesinde okurken Beck’in psikiyatri ya da psikoterapiye bir ilgisi yoktu. Çünkü nörolojinin tanı süreçlerinin oldukça disiplinli olması ve dikkatli klinik gözlemlerin ışığında sinir sisteminde sorun olan bir şeyi tam olarak tespit edebilme imkanı, Beck gibi mükemmeliyetçi kişiliğe sahip biri için oldukça cazip bir nitelik sağlıyordu. Ancak 6 aylık psikiyatri rotasyonu sırasında nörolojiden tamamıyla ayrıldı. Psikiyatrinin, özellikle psikanalizin, insan zihni üzerine yapılan çalışmaların çok ötesinde açıklamalar getirmesi Beck’i büyülemişti. Kore savaşında gönüllü olarak askeri hastanede nöropsikiyatri başasistanlığı yapan Beck, psikiyatri çalışmalarına önce Austen Riggs Center’da sonra Massachusetts’de ve sonra da Philadelphia Psikanaliz Birliği’nde devam etmiştir. İlk psikiyatri makalesini 1952 yılında şizofrenide delüzyonların tedavisi ile ilgili bir vaka örneği hakkında yayınlayan Beck, 1953’te psikiyatri uzmanı olmuştur. 1954’te Pennsylvania Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmiş ve emekli oluncaya dek burada çalışmıştır. 1956’da psikanalist olmuştur. 1959’da Hurvich ile yayınladığı çalışma, Beck’in psikanaliz kariyerini bitiren çalışmadır.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 14 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 58 okur okuyacak.