Alexandre Koyré

Alexandre Koyré

Yazar
7.0/10
5 Kişi
·
12
Okunma
·
2
Beğeni
·
697
Gösterim
Adı:
Alexandre Koyré
Unvan:
Fransız Filozof, Yazar
Doğum:
Taganrog, Rusya İmparatorluğu, 29 Ağustos 1892
Ölüm:
Paris, Fransa, 28 Nisan 1964
Alexandre Koyré (Fransız: [kwaʁe], 29 Ağustos 1892 - 28 Nisan 1964), Alexandre ya da Alexander Koyre, Rus kökenli Fransız felsefeci.

Koyré, 29 Ağustos 1892'de Taganrog kentinde Yahudi ailede doğdu. Asıl adı Alexandr Vladimirovich Koyre idi. Yurtdışında eğitimine devam etmeden önce Tiflis, Rostov-on-Don ve Odessa'da okudu.

Göttingen, Almanya'da (1908-1911) Edmund Husserl ve David Hilbert başkanlığında okudu. Husserl, Koyré'nin tezini onaylamadı; bunun üzerine Koyré 1912-1913 döneminde Bergson, Brunschvicg, Lalande, Delbos ve Picavet döneminde Collège de France ve Sorbonne'da eğitim almak üzere Paris'e gitti.

1914'de savaş başlayınca Fransız Dışişleri lejyonuna katıldı. 1916'da Rus ve Rusya hükümetleri arasında yapılan bir işbirliği anlaşması sonrasında Rusya cephesinde bir Rus alayıyla mücadele etmeye gönüllü oldu.

1922 yılında iki Devlet doktorasını tamamladı. Aynı yıl École pratique des hautes études (EPHE) 'de Paris'te ders vermeye başladı. 1932-34, 1936-38 ve 1940-41 yıllarında, Fuad Üniversitesi'nde (daha sonra Kahire Üniversitesi'nde) ders verdi. Kahire'deki en önemli öğrencisi, ilk sistematik modern Arap filozofu sayılan Abdel Rahman Badawi (1917-2002) idi. Daha sonra Mısır Ulusal Özgür Fransız Komitesi'ne katıldı.
...Ortaçağ için, Aristoteles'in hakikatin temsilcisi, insan yapısının doruğu, yetkinliği, Danté'nin diyeceği gibi, color che sanno'nun sultanı olması şaşırtıcı değildir. Bilenlerin, özellikle de öğretenlerin sultanı.
Ruh -işte Platoncuların büyük sözcüğü; her Platoncu felsefe eninde sonunda hep ruhu merkeze alacaktır. Aynı şekilde, ruhu merkeze alan her felsefe de hep Platoncu bir felsefedir.
Nos Modernos.*
*Biz çağcıllar. [Sf. 2]

Grosso modo.*
*Kabaca. [Srf. 3]

Deus melius SCITUR nesciendo.*
*Tanrı, bilmeyerek daha iyi bilinir. [Sf. 7]

Nec fallit nec fallitur.*
*Ne aldanır ne aldatır. [Sf. 27]

Noverim me, noverim te...*
*Kendimi bilince seni bilirim, seni bilince kendimi. [Sf. 29]

Itinerarium mentis in Deum.*
*Aklın Tanrıya doğru yolculuğu. [Sf. 32]

A fortiori.*
*Elbette. [Sf.34]

Nihil est intellectu quod non prius fuerit in sensu...*
*Akılda hiçbir şey nyoktur ki daha önce duyularda olmasın. [Sf. 39]

Questio diputata.*
*Tartışmalı sorun. [Sf. 70]

Quod quid est.*
*Ne ise odur. [Sf. 85]

Anima motrix.*
*Devindirici ruh. [Sf. 87]

Homo viator.*
*Yolcu insan. [Sf. 88]

Venerabilis Inceptor!*
*Ulu Önder! [Sf. 97]

Proles sine matre.*
*Anasız çocuk. [Sf. 131]

Uomo senza lettere.* [Leonardo da Vinci için söylenirdi]
*Okumamış adam. [Sf. 133]

Fides, traditio.*
*Bağlılık, gelenecek. [Sf. 149]

Contra naturam.*
*Doğaya aykırı. [Sf. 164]

Communis opinio.*
*Yaygın görüş. [Sf. 177]

Ignoratu motu ignoratur natura.*
*Devinim bilinmedi mi doğa da bilinmez. [Sf. 180]

Nostrum scite sit quoddam reminisci.*
*Bilmemiz anımsamadır. [Sf. 185]

Ubi materia, uni geometrica.*
*Nerede madde, orada geometri. [Sf. 206]

Ipse dixit.*
*Aristoteles'e göndermede bulunurken kullanılır. "Kendisi söylemiştir," demektir. [Sf. 215]

In abstracto, in concreto.*
*Soyut olarak, somut olarak. [Sf. 237-238]

Hybris.*
*Huy. [Sf. 253]

Itinerarium mentis in veritatem.*
*Aklın hakikate yolculuğu. [Sf. 257]
'Deum et animam scire cupio'*, diyor St. Augutinus; Tanrı ve ruh, çünkü biri olmadan öteki bilinemez; 'noverim me, noverim te...'** Çünkü -bu da büyük ve kesin önemli olan bir anlayış- Ortaçağ Platoncusu için 'inter Deum et animam nulla est interposita natura'***; öyleyse insan ruhu, tam anlamıyla, Tanrının bir imgesi, bir benzeridir. Bütünüyle bilinememesi bu yüzdendir.

* Tanrıyı ve ruhu bilmeye can atıyorum.
** Kendimi bilince seni bilirim, seni bilince kendimi.
*** Tanrı ile ruh arasında hiçbir öz yoktur.
Dönme devinimi devinimin kendine özgü, tümüyle üstün bir biçimi, sonlu bir dünyada kendini sonsuzluğa dek değişmeden sürdüren tek biçimdir; Yunanlıların aradıkları da tamı tamına budur: Sonsuzluğa dek kendini sürdürebilen ya da üretebilen birşey.
Vasari: Tanrı zaman zaman, yalnızca insan olmayan, aynı zamanda usu ve zekasının üstünlüğüyle bizi kendisine ulaştıran tanrısal birini* gönderir.

* Leonardo da Vinci
Aristotelesçi çok haklıydı. Niteliğe ilişkin bir matematiksel tümdengelim kurmak olanaksızdır. Biliyoruz ki, Galileo, bir süre sonra Descartes'ın yapacağı gibi, aynı nedenle, nitelik kavramını kaldırmak, onu öznel bulmak, doğa alanından kovmak zorunda kalmıştı. Bu aynı zamanda, bilginin kaynağı olan duyu algısını kaldırmak, zihinsel bilginin, hatta 'a priori' olanın, gerçeğin özünü kavramaktaki tek ve biricik aracımız olduğunu ileri sürmek demektir.
Kepler gerçekte bir Janus bifrons'dur*: Onun yapıtında hala canlıcı olan bir evren anlayışından mekanist bir anlayışa olağanüstü ıralayıcı geçişi buluyoruz.

* Roma mitolojisinde kentin ve evlerin kapılarını koruyan iki yüzlü tanrı.
Moskovalı gençlerin felsefeye -özellikle de Alman idealizminin görüşlerine- merak sarması ne gariptir ki, aynı görüşlerin kıyıma uğradığı döneme rastlar. Felsefeyle, felsefi düşünceyle -kısaca, düşünceyle- savaşmak bu dönemde hükümetin ilk işidir sanki.
Ezgi
Ezgi 19. Yüzyıl Başlarında Rusya’da Batıcılık, Ulusçuluk ve Felsefe'yi inceledi.
138 syf.
19. yüzyılda batılılaşmayla birlikte çeşitli fikirler kabul ediliyor Rusya’da. Kitap derinlemesine incelemiyor ama Rus düşüncesine kısa bir giriş niteliğinde. Rus düşüncesinin gelişimini Türk düşüncesiyle epey benzettim. Rusya’da antik metinlerin çevrilmesi için dışişlerinden çeşitli insanlar toplanıyor. Arşivci oğlanlar gibi ilginç bir çevirisi vardı kitapta. Bu çevirmenler bu metinlerle birlikte felsefe, düşünce, siyaset birçok konuyu da tartışıyor. Aydının doğuşu tıpkı Osmanlı’daki gibi tercüme odasında gerçekleşiyor. Bu doğum gerçekleştikten sonra aydınlara yönelik eleştiriler çıkmaya başlıyor. Rusya’da da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi düşüncenin köksüzlüğü eleştiriliyor. Epey benzerlikler var düşüncelerinde de. Slavcılar batıcılar tartışması da bu dönemde başlıyor. Fakat konuları pek derinleştirmemiş Koyre.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alexandre Koyré
Unvan:
Fransız Filozof, Yazar
Doğum:
Taganrog, Rusya İmparatorluğu, 29 Ağustos 1892
Ölüm:
Paris, Fransa, 28 Nisan 1964
Alexandre Koyré (Fransız: [kwaʁe], 29 Ağustos 1892 - 28 Nisan 1964), Alexandre ya da Alexander Koyre, Rus kökenli Fransız felsefeci.

Koyré, 29 Ağustos 1892'de Taganrog kentinde Yahudi ailede doğdu. Asıl adı Alexandr Vladimirovich Koyre idi. Yurtdışında eğitimine devam etmeden önce Tiflis, Rostov-on-Don ve Odessa'da okudu.

Göttingen, Almanya'da (1908-1911) Edmund Husserl ve David Hilbert başkanlığında okudu. Husserl, Koyré'nin tezini onaylamadı; bunun üzerine Koyré 1912-1913 döneminde Bergson, Brunschvicg, Lalande, Delbos ve Picavet döneminde Collège de France ve Sorbonne'da eğitim almak üzere Paris'e gitti.

1914'de savaş başlayınca Fransız Dışişleri lejyonuna katıldı. 1916'da Rus ve Rusya hükümetleri arasında yapılan bir işbirliği anlaşması sonrasında Rusya cephesinde bir Rus alayıyla mücadele etmeye gönüllü oldu.

1922 yılında iki Devlet doktorasını tamamladı. Aynı yıl École pratique des hautes études (EPHE) 'de Paris'te ders vermeye başladı. 1932-34, 1936-38 ve 1940-41 yıllarında, Fuad Üniversitesi'nde (daha sonra Kahire Üniversitesi'nde) ders verdi. Kahire'deki en önemli öğrencisi, ilk sistematik modern Arap filozofu sayılan Abdel Rahman Badawi (1917-2002) idi. Daha sonra Mısır Ulusal Özgür Fransız Komitesi'ne katıldı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 12 okur okudu.
  • 25 okur okuyacak.