Alexandre Meinesz

Alexandre Meinesz

Yazar
8.0/10
5 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
44
Gösterim
670 milyon yıl öncesi ile 570 milyon yıl öncesi arasında, Dünya birkaç kez bir buz topun dönüştü. Yaşam, her seferinde, ekvatorun civarında konumlanmış daracık sıcak su vahalarına çekilmek zorunda kaldı. İlk hayvanların kolaylıkla görülebilir izler bırakması, bu aşırı iklim krizleri dizisinin sonlarına doğru gerçekleşti.
(...)
* 580 milyon yıl önce: deniz tabanına yapışık koni biçimli süngerler
* 570-540 milyon yıl önce: Avustralya'daki Ediakara faunası
* 540-515 milyon yıl önce: Sibirya'daki Tommot faunası
* 540-520 milyon yıl önce: Çin'deki Chengjang faunası
* 515 milyon yıl önce: Kanada'daki Burgess faunası
(...)
Yaşamın ulaşılan veya ayrıntıları belirlenme aşamasında olan yeni yapısı ve çeşitliliği birkaç kez tahrip oldu: 435 milyon, 355 milyon, 252 milyon, 215 milyon ve 65 milyon yıl önceye ait 5 afet, en derin yaralara yol açtı.
Böylece Tanrı, insana bir ruh vermiş olacaktır, bir vücut değil.

* Noogenesis olarak adlandırılan bir ilahi edinim, yeni yaratılışı açıklar.
"La vérite ne peut pas contredire la vérite"
(Gerçekler, gerçeklerle çelişemez.)

* Papa John Paul'un 1996 yılında yaptığı, evrimi kabul ettiği konuşmanın başlığı.
Bir dine inanmayan bu kişiler için bilinç ve ruh (veya akıl) bizi canlı tutan fizyolojik akımın -hayatın- sönemesi ile kesin bir şekilde yok olmaya mahkumdur. Varoluşumuzun bu şekilde algılanması, (...) hiçbir yarını olmadığını düşündükleri varoluşlarının her gününden tam olarak yararlanmaya sevk etmiştir. Carpe diem!
332 syf.
Kitabın önce içeriğine ilişkin, sonra da çevirisine ilişkin düşüncelerimi yazacağım.

Kitap, alt başlığında söylediği gibi (Evolution’s Three Geneses), evrimin ortaya koyduğu üç farklı canlılık basamağına değiniyor: Çekirdeksiz tek-hücreliler, organelli & çekirdekli tek-hücreliler, çok-hücreliler. Hollanda asıllı yazar, kitap boyunca memleketlileri olan ressam Vermeer ile mikrobiyolojinin kurucusu Antonie van Leeuwenhoek'e atıflarda bulunuyor (bir başka Hollandalı olan Frans De Waal'in "Bonobo ve Ateist"te ressam Bosch'a atıflar yapması gibi); hatta bazı yerlerde bunu biraz abartmış.

Kitap 9 bölümden oluşuyor. İlk 3 bölüm boyunca yazar panspermiyayı savunuyor. Yani dünyadaki canlılığın başlangıcının, dünya dışı bir yerden buraya gelen mikro-organizmalara dayandığını iddia ediyor. Bunu bir olasılık olarak tüm bilimciler akıllarının bir köşesinde tutar; ama bunun kesin olarak böyle olduğunu söylemek için yeterli kanıt yoktur. Peki yazar neye dayanarak bunun kesin böyle olduğunu söylüyor? Yanıt, Mars meteoriti ALH 84001'deki manyetit zincirleri. Yazar 44.sayfada şöyle diyor: "Hiçbir inorganik olayın, böylesinde düzenli bir şekilde dizilmiş manyetit kolyeler üretmesi mümkün değildir." İşte yazarın dayanağı bu. Hiçbir inorganik olay üretemeyeceği için, o Mars kayasındaki manyetit zincirlerini kesinlikle canlı bakteriler üretti ve tabi Dünya'ya düşüp duran bu tür göktaşları ile gelen bir takım bakteriler de gezegendeki canlılığı başlattı, diyor. Sayfa 54'te şöyle diyor yazar: "Yaşam, başka bir yerden gelmiştir. Bu fikrin herhangi bir kısıtlamaya uğramadan ders kitaplarına girmesi, biraz zaman alacaktır."

2007 yılında yayımlanan kitap basıldıktan muhtemelen kısa bir süre sonra, "Meteoritics & Planetary Science" dergisinde yayımlanan bir makalede, ALH 84001'deki manyetit zincirlerinin şok dalgalarıyla oluşma olasılığının olduğu ortaya kondu. Yani, bu manyetitleri üretebilecek bir inorganik olay vardı. (Kitabın Türkçesi 2010 yılında yayımlanmasına rağmen, Türkçe baskıda ne yazık ki bundan söz edilmemiş. Ben bir okur olarak kendim araştırıp, son durumu kontrol ettim. Dipnot olarak bu çalışmanın bulguları eklenmeliydi.) Panspermiya gerçek olabilir; hatta o manyetit zincirlerini gerçekten bakteriler üretmiş de olabilir ve hatta Dünya'daki yaşamı gerçekten uzaylı bakteriler de başlatmış olabilir. Ama olmayabilir de! Sadece o zamana kadar bildiğimiz inorganik olaylar manyetit zincirlerini üretemiyor diye panspermiyanın kanıtlandığını ileri sürmek, işte bu yüzden hatalıydı. Onları üretebilen inorganik bir olayın var olduğunu ortaya koyan makale yayımlanmasaydı bile, bilimsel düşünüş gereği böyle bir savunu için yeterli veri yoktu. Bilimsel düşünüş biçiminin en kritik yönü, eldeki kanıtların neleri kesinleştirdiğini, neleri olasılık dahilinde tuttuğunu, nelerin de olabilirliğini elediğini ayırt edebilmektir. Bu kitabın ilk 3 bölümündeki savunu, bu açıdan ibretlik olmuş. Şu ana dek toplanabilmiş olan verilerden çıkan sonuç, panspermiyanın olasılık dahilinde olmakla beraber, kesinleşmiş olmadığıdır; tıpkı 2007'den önce olduğu gibi.

Bununla birlikte, kitapta okumaya değer bilgiler var. Özellikle endosimbiyotik kuramı anlatan sevimli çizimler çok hoş olmuş; kitabın 4.bölümü boyunca ele alınan bu konunun anlatımı da iyi. Yazar bu 4.bölümde, canlılığın çeşitlenmesinde endosimbiyoz (bir bakterinin başka bir bakteriyi yutması, fakat sindirmeyip içinde yaşatarak, ortak bir yaşam kurmaları) yoluyla ortaya çıkmış olduğu düşünülen dört farklı yapıyı ele alıyor: Mitokondri, kloroplast, çekirdek ve kamçı. Ayrıca yine aynı bölüm içinde eşeyli üremeye giden yoldaki en önemli adım olan mayoz bölünmenin ortaya çıkışının, bakteri dünyasındaki kökenine ilişkin düşünceler aktarıyor. Kitabın 4.bölümü gerçekten güzel.

Gelelim Türkçe çevirisine: Öncelikle verdikleri emekler için çevirmene ve tüm basım-yayım ekibine teşekkürler. Sonrasında, kitabın gözden geçirilmesi gerektiğini belirtmeliyim. Kitabın adı “Yaşam Nasıl Başladı – Evrimin Üç Kökeni” diye çevrilmiş ama İngilizcesi “How Life Began – Evolution’s Three Geneses”. Asıl başlık olan ilk kısmı bir kenara bırakıyorum (ben olsam “Yaşamın Başlayışı” derdim, çünkü “How did life begin” demiyor, neyse), ama ikinci kısım “Evrimin Üç Kökeni” olmaz, anlamı bozuyor çünkü. “Evrimin ortaya çıkardığı şeyler”den söz ediliyor orada, o yüzden “Evrimin Üç Yaratısı” veya “Evrimin Üç Yaratımı” veya “Evrimin Üç Ürünü” denebilir. “Geneses” sözcüğü, “Genesis”in çoğulu. Zaten “genesis”in karşılığında da epey bir karmaşa yaşanmış kitap boyu; kâh köken diye, kâh yaratılış diye alınmış. Bir de editörün önsözü (giriş bölümünün özeti gibiydi) eğer kitabın orijinaline yazılmış bir önsöz değilse, "türkçe basıma önsöz" başlığıyla verilmesi gerekirdi.

* Kapak içi yazısında, orijinaldeki "çekirdekli hücreler" yerine "hücreler" yazılmış. Bu, anlamı bozucu bir eksiltme olmuş; kesinlikle yapılmamalıydı.
* "found on certain rocks or organisms": “bazı kayalarda veya mikroorganizmalarda bulunan” denmiş ama orijinalde “mikro” yok.

* Sayfa 22:
İngilizce kitaptaki cümle: “You see, Cro-Magnon children liked to splash and track mud too!" And a visiting woman hypothesized that, if little children had accompanied the cave painters, these latter could only have been women. (“Gördün mü, Kro-Magnon çocuklar da çamura basıp sıçratmayı seviyormuş!" Turdaki kadınlardan biri de, bu mağara ressamlarının yanında çocuklar varsa, ressamların kesin kadın oldukları varsayımını ileri sürmüştü.)
Türkçe kitaptaki cümle: “Gördünüz mü, Kro-Magnon çocuklar da suyla ve çamurla oynamayı seviyorlarmış!" Turdaki kadınlardan biri de, bu mağara ressamlarının yanında çocuklar varsa, mutlaka kadınların da olmaları gerektiği varsayımını ileri sürmüştü.
* İngilizce kitaptaki cümle: Among all these lineages, certain ones probably co-opted mobile, strip-shaped bacteria that became their means of propulsion (cilia and flagella). (Bütün bu soylar arasında bazıları, zamanla hareket etme araçları (siller ve kamçılar) hâline gelen hareketli, şerit biçimli bakterilerle muhtemelen ortaklık kurmuştur.)
Türkçe kitaptaki cümle: Bütün bu soylar arasında hiç şüphesiz bazıları, zamanla itici güçleri hâline gelen hareketli, şerit biçimli bakterilerle (silliler ve kamçılılar) ortaklık kurmayı tercih etmiştir.
* İngilizce kitaptaki cümle: In their analyses, three words recur often; they express in different ways matters that are fortuitous: luck, randomness (or chance), and contingency. (Analizlerinde sıkça yinelenen üç sözcük vardır; bu sözcükler kasıtsız gerçekleşen durumları farklı biçimlerde ifade eder: Talih, rastgelelik (yani şans) ve umulmadık olay.)
Türkçe kitaptaki cümle: Analizlerinde üç kelime ile sık sık karşılaşılır; bunlar, tesadüfleri farklı şekillerde ifade ederler: Talih, (ya da şans) rastlantısallık ve beklenmeyen olay.

* "ape" sözcüğü "maymun" olarak çevrilmiş; ama maymun "monkey"nin karşılığıdır; “ape” için ya yine “ape” ya “kuyruksuz maymun” ya da bence en iyisi “kuyruksuz primat” demek daha doğru.
* "self-concious" sözcüğü “özbilinç” yani “kendini bilme” yerine “bilinç” olarak çevrilmiş.
* “scrivener” sözcüğü “katip” yerine “arzuhalci” olarak çevrilmiş.
* “entity” canlı olarak çevrilmiş ama “varlık” olmalıydı, zaten bahsedilen şeylerin canlı olmadığı daha sonra kitapta belirtiliyor.
* " first germs of life: “yaşamın ilk mikropları” değil, “canlılığın ilk tohumları” olmalıydı.
* s.79: "hikayenin sonuna geldiğimizi vurgulamak için" değil, "bu hikayenin sonunu vurgulamak için" olacak.
* s.80: “açık” değil “belirli” olacak.
* s.89: “co-opt” için “asimile edilmesi” denmiş ama “ortak alınması” olacak.
* s.101: “crawl” için “emekleme” değil “sürünme” olacak.
* s.104: “co-opt” için “oybirliği seçilmiş olan” denmiş ama “ortaklık kurulmuş olan” olacak.

* s.227: “adaptation” için “uyarlama/uyarlanma” kullanılmış ama “uyumlanma” daha uygun düşer.
* "bölünüş" yerine "hizipleşme" anlamı daha iyi karşılıyor, ki s.104’de öyle kullanmışlar zaten.
* "have a volume 200 times smaller than": “hacmi 1/200 katı” yerine “200 kat daha küçük hacimli” denebilirdi.
* “magnetit” demek yerine “manyetit” denebilirdi.
* prototip, “ilk örnek” olarak çevrilmiş, yanlış değil ama dilimize ne yazık ki yerleşmemiş olduğundan, okumayı güçleştiriyor.
* “dijital fotoğraf” yerine “sayısal fotoğraf” kullanılmış ama bu da dilimize yerleşmemiş bir kullanım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alexandre Meinesz

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.