Ali Karabayram

Ali Karabayram

YazarÇevirmenEditör
8.1/10
32 Kişi
·
56
Okunma
·
0
Beğeni
·
68
Gösterim
Adı:
Ali Karabayram
Unvan:
Türk Yazar
Kayıp bir günün dirliğidir, öşür payıdır yazının, delişmen bir hevestir sesinin yalmanı ve artık sadece senin olmayacak bir yüzdür sımsıkı bağıtı bakışının. Kimsesiz bir öyküdür duymazsan, her günün yalınkat geçişidir bilinen ve acının sedefinde dağlanır, çoğalır ittiğin her kapıda.
Hangi yalvacın dilinde biter
Kurşun kanatlı söz
Hangi yalım heceyle karılır
Kül
Yakılan yel
Dağılan iz
Ve esir bir düşten uyanınca kör baykuş
Kayıp yalnızlığına kentin
Hangi eşikten geçilir
Dağın güzeyinde alçalırken hava
Kan buda taşın belleğinden
Unut
Kurumuş bir ökse gibi
Külle yıkanan bedenini
Çöz alevden yularını
Sedef çağlayan nehrin
Ölü bir balıkçının düşünde gör
Yüzünden soyduğun gönü
Ve kent kuru nefesini kuşanırken
Orada ol
302 syf.
Nietzsche'yi özetleyen belki de en ideal tanımdır ''anti-felsefeci '' kavramı.

Çünkü Nietzsche, hem felsefenin sistematize edilerek okullaştırılmasına şiddetle karşı çıkarken (-ki bu yüzden batı felsefesini yerle bir etmiştir), öteki taraftan filozof terimine de sahte isa ile karşı çıkmış ve düşüncenin özgürlüğünü savunmuştur. bu yüzden Nietzsche'yi anlatırken ''anti'' olgusunu kullanmadan geçmemek çok önemli.

Alain Badiou da bize Nietzsche'nin anti-felsefeci kimliğini işleyerek anlatıyor. Daha önce belirtmiş olduğum, Nietzsche üzerine yazılmış olan önemli kitapların arasına bunu da eklemeden geçemeyeceğim.

Deccal sahte isa kitabında filozofu suçluların en büyüğü diye nitelendiren Nietzsche'yi anlayabilmek için kurmuş olduğu düşünce pratiğinin tümüne birden bakmak gerektiğini düşünüyorum. keza yanlış hatırlamıyorsan ecce homo'Da da filozofu yerdiği bölümler vardı. çünkü Nietzsche düşünen insanın üretkenliğini önemseyerek aslında felsefe yapan birinin mevcut felsefi akımlara göre düşünmesi, hareket etmesini değil, yeniyi üretmesi ve eskiyi tarihin derinliklerine gönderecek cesareti görmek istemektedir en açık anlatımıyla.

Bu yüzden Badiou çok ama çok haklı gerekçelerle Nietzsche'yi anti felsefeci, anti filozof olarak nitelemektedir.

Anti felsefe, felsefe için bir nefes alama alanı gibidir.

Kitabı okurken hafızamın sürekli Nietzsche'nin kitapları üzerinde sekerek ilerlediğini farkettim. çünkü hem güç istenciyle, hem zerdüşt ile, hem deccal ile, hem iyinin ve kötünün ötesinde ile, hem tragedyanın doğuşu, hem şen bilim ile aslında anti-felsefeyi işlediğini farkettim. Badiou es geçilmemesi gereken çok değerli bir analizcidir artık gözümde. müthiş bir bağlam oluşturmuş Nietzsche üzerinde.
184 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
İçinde kısa kısa öykülerin bulunduğu hoş bir kitap Kelt Şafağı ...Büyüler, yaratıklar, cinler , tarih ve dinler ...Anlatıcının anlattığı inanılmaz gizemli hikayeler ...Masal ve efsanelerin toplandığı mitolojik bir anlatı ...Çok beğendim ...
184 syf.
·7 günde
Bu kitabı okumamın iki sebebinden biri Kelt müziklerine olan ilgim, diğeri ise Tolkien'in Ağacı kitabında sıklıkla geçen Yeats ismi.
Kitap biraz karışık bir yapıya sahip. Öykü mü desem deneme mi desem, fantastik mi desem mitoloji mi desem bilemedim. Ortaya karışık.
İlk olarak Yeats'in anlatımına değinmek istiyorum. Çok özgün ve samimi. Çeviriden mi kaynaklı emin değilim ama, kullandığı kelimeler ve cümleleri kuruş şekli oldukça hoş. Buna rağmen anlattıklarının çok ilgimi çektiğini söyleyemeyeceğim: Periler, hayaletler ve diğer yaratıklar... Bahsettiği efsanelerden çok kendi fikirlerini hikayelere yedirdiği kısımları sevdim. Anlattıklarına tam aşina olmadığından anlayamadığım yerler de vardı. Genel olarak herkese tavsiye edebileceğim bir kitap değil. Gerçekten merakınız varsa önerebilirim.

Şu alıntı kitabın yazılış düşüncesini net bir şekilde veriyor.
"Halk sanatı, gerçekte, düşünce aristokrasilerinin en eskisidir; geçici ve önemsiz olanı, bayağı ve içtenliksiz olan kadar kesin biçimde yadsıdığı için tümüyle zeki ve şıktır; nesillerin en basit ve unutulmaz düşüncelerini kendinde topladığı için her tür büyük sanatın kökleştiği topraktır." sayfa:178

Keyifli okumalar.
100 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Herkese keyifli haftalar diliyorum.
Akbaba, Borges'in kıymetli önsözüyle başlıyor. Kafka hayranı olduğu satırlarından çok belli ve öykülerinin de romanlarından çok üstün olduğunu belirtmiş. Yanlış hatırlamıyorsam ben de henüz Kafka'dan bir roman okumadım. Çok uzun zamandır Kafka okumuyorum aslında ama kitaptaki öyküler öyle güzel düzenlenmiş ki daha ilk öyküden Kafka okuduğunuzu hissedebiliyorsunuz. Ben çok keyif alarak okudum ve zaman ayırsaydım çok daha kısa sürede de bitirebilirdim. Tavsiyedir, okuyunuz.
Kitapla kalın.
184 syf.
·Beğendi·8/10
Çılgın irlandalılar ve iskoçlar, irlandalılar cin ve peri olaylarına daha sempatik bakarken iskoçyalılar lanet ve kötülük olarak benimsemişlerdir. Kısa kısa esrarengiz olayların anlatıldığı eser gerçek mi yoksa efsanemi bilinemez. Kitabın bazı bölümlerinde yeats'ın kendi şahit olduğu peri hikayeleri ve paranormal olaylar da anlatılır. Hikayelerin sadece birkaç tanesi efsane kategorisine sokulabilir, büyük çoğunluğu küçük çaplı olaylardır, az sayıda da olsa güzel şiirlerle süslenmiştir.

duymadın mı o tatlı sözleri
göksel tınılı ozan şakırken
duymadın mı gözleri açık
esrik bir alemde ölenleri
nasıl da ölümdür aşk
kollar bacaklar iç içe geçtiğinde
ve uyku, yaşamın gecesi yarılınca ikiye
düşünce dünyanın karanlık sınırlarına varırken
nasıl da ölümdür müzik
sevdiğin şarkı söylerken.
184 syf.
·Puan vermedi
Başlarken beklentim biraz yüksekti açıkçası. Nitekim genel olarak baktığımda bu kitap bana çok yavan geldi. Çünkü bizim kültürümüz cin,peri,olağanüstü hikayeler açısından çok daha zengin. Orta Asya'dan getirdiğimiz eski efsaneler,hurafeler, hikayeler ve benzerleri İslam'dan sonra yeni bir inancın getirdikleriyle de harmanlanarak bambaşka bir kültüre dönüşmüş. Bu konuda her yörenin kendine özgü sözlü edebiyatı bile mevcut. Küçüklüğümden beri bu tarz anlatıların tabiri caizse en krallarını dinlediğimden kitapta anlatılan Kelt kültürüne ait ufak tefek cin peri hikayeleri beni çok da etkilemedi. Ancak kitabın genelini yavan bulsam da bazı cümleler çok güzel, bazı yerler de ders vericiydi. Yazarın kelime dağarcığı ve kültürünün genişliğini yansıtıyordu. İçinde şiirler barındırması da hoşuma gitti. Bu nedenle merak edenlere tavsiye ederim.
Kitapla kalın. iyi okumalar.
175 syf.
·2 günde·10/10
Üç yazarın üç muazzam öyküden oluşan bu kitap okuduğum en iyi öykü kitaplarından. Öncelikle Dostoyevski'nin "Timsah" isimli öyküsüyle başlayayım. Yazar güzel bir kurgu ve hiciv yeteneğiyle inanılmaz bir öykü çıkarmış ortaya. Dostoyevski'ye bir türlü başlamaya çekiniyorsanız bu kitaptaki öykü çok iyi bir başlangıç bence. Sonra ki öykü ise Andreyev'in öyküsüydü. Yazarı ilk defa bu kitaptaki öyküsüyle okudum. Ve kesinlikle son olmayacak. Yazarın inanılmaz bir anlatım yeteneği olduğunu düşünüyorum. Ve son olarak ta Tolstoy'un öyküsü; o kadar güzeldi ki, ana karakter İvan İlyiç'le beraber gülüp beraber ağlıyordunuz. Son olarak söylemek istediğim; bu kitaptaki yazarların bu kadar yıl sonra yine okunmasına şaşmamalı.
100 syf.
·2 günde
Babil Kitaplığı için Borges’in Kafka tercihi gerçekten başarılı bir seçim olmuş.
Kafka’nın daha anlaşılır dili bu öykü kitabını okumamı zevkli hale getirdi.
Kafka sonsuzluk hissiyle beraber, insanların dünyasında hayvansal özelliklerin onları nasıl ele geçirdiğini ; ya da bir maymunun eğitimle insanlaşmasını örneklerken bize kendimizi sorgulattıracak kelimeler hediye ediyor.
Okunması gereken iyi bir öykü kitabı.
Muhammed aric
Muhammed aric Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar'ı inceledi.
357 syf.
·15 günde·10/10
Sömürge tarihi, psikolojisi üzerine yerinde çözümlemeleri mevcut. Kendisi psikiyatrist olup aynı zamanda Cezayirlileri bir doktor olarak gördüğünden, aynı zamanda devrimci, aktivist kişiliği ile Cezayir Özgürlük cephesine aktif olarak katkıda bulunur. Ortadoğu ve günümüz şartlarına rahatlıkla kıyas edilip . Çözümlemeler yapmak mümkün.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Karabayram
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 56 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 62 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.