Bir varmış bir yokmuş, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...
İran’ı bir zamanlar yöneten Sasani hanedanının yöneticilerinden Şehriyar, karısının
Bu kitap başlığından da anlaşılacağı üzere masal kitabı. Bence masallar güzeldi. Hepsini keyifle okudum. İyi ki Antoine Galland bu masalları derlemiş. Böylece bu masalların en azından bir kısmı unutulmayacak. Masallarla alakalı şaşırdığım bir şey oldu. Bu masallardan bazıları herkesin bildiği Alâaddin'in Sihirli Lambası gibi masalları da içeriyordu. Her neyse, ben masalların hepsini beğendim ve bence masal okumanın yaşı yoktur. Bu nedenle bu kitabı herkese öneririm.
Buyuduk diye masallardan vazgecmesek keske.. Farkli cografyalarda farkli binbir gece masallari varmis ve bu versiyonu icin orjinali deniyor, bilemiyorum.
Keyif aldim, gerisi onemli degil :)
"Binbir gece Masalları" Arap ve Fars halk edebiyatından oluşan öyküler topluluğudur
O zamanın İran hükümdarı Şehriyar, kendi ülkesinde, her gün bir kızla evlenip ertesi gün onu idam ettirmeye başlar. Bunun üzerine vezirin güzel, bilgili ve akıllı kızı Şehrazat, zaten sıranın kendisine de geleceğini bildiğinden hükümdarla evlenip, ya bu uğurda yaşamını yitirmeye ya da ülkenin tüm kadınlarını da bu beladan kurtarmaya karar vermiştir.
Bu planını babasına açan Şehrazat bin güçlükle babasını da ikna etmiştir. Kız kardeşi Dünyazat da ona yardım edecektir. Şeharazat gündüz kız kardeşi Dünyazat’tan hikâyeler dinleyecek kendisi de geceleri hükümdar Şehriyar'a anlatacaktır. Şehrazat ölümünü geciktirmek için her gece Hükümdara bir masal anlatamaya başlar. Şehrazat; ve şafak sökerken masalı en heyecanlı yerinde " Gündüz masal anlatılmaz " diye hikayeyi anlatmayı kesmektedir ve gece olunca devam ederim diyerek bir ömür sürüp gider. Bu kitapta
"Binbir gece Masalları" arasında günümüzde duyduklarımız "Ali Baba ve Kırk Haramiler" "Sinbad" Alaaddin'in Sihirli Lambası" "Büyülü At" gibi kısaltılmış şekilde bir kaç öykü yer almaktadır.
Sevgi dolu ve cesur bir insanın zekasının sebep olacağı şeyler muhteşem. Bu kitap bu anlamda bir hayli etkileyiciydi. Şehrazat ve onun zekası der susarım.
Arap masalı olmasına rağmen arap gibi yaşayan çinli prensesin ve güya afrikalı kötü bir büyücünün bulunduğu , ne vermek istediğini anlamadığım bir garip masal. İslamdan da göreceğimiz gibi tembel birinin birden ödüllendirilmesi de yerleştirilmiş. Hayatımda okuduğum en saçma masal diyebilirim.
Hani o çok bildiğimiz masallar varya Sinbad, Kırk haramiler , Alaaddin’in sihirli lambası işte bu masallarının hepsi bir binbir gece masalı. 29 yaşındayım ve bilmiyordum. İş çocuk klasikleri serisinden okudum çünkü birbinbir gece masalları aslında 2 ciltlik kitap serisi ve rivayete göre “ kitabı tamamlayan ölüyormuş yada tamamlamıyormuş “
Sanılanın aksine içideki masallar çocuklara yönelik değil pek
Kafa dağıtmak için bire bir ama bir masal serisini bitirmeden elden düşmüyor öyle de bir yanı var. Birbirine bağlı hikayelerden oluşan bu tekniği dünyanın farklı yerinde birçok yazar uyguladı.
İlk başta aklıma gelen de
Masal Masal İçinde diye bir kitap yazan Ahmet Ümit'tir.
İfritin Süleyman peygambere yalvarışı: "Hey sen, ey Süleyman, Tanrı'nın peygamberi! Beni öldürme, bir daha sana karşı gelmeyeceğim."
Mağarayı açan sihirli söz: "İftah ya simsim – Açıl susam açıl." (Ali Baba ve Kırk Haramiler öyküsü)
Bin Bir Gece, ilk bakışta, sınırsız bir düşsellik alıştırması olduğu izlenimini yaratır, bununla birlikte, bu dolambacı keşfeder etmez, bunun
sadece başına buyruk bir karmaşa değil, bir imgelem aşırılığı olduğunu anlarız. Düşün de yasaları vardır. Onca ilintiyle dolup taşar: üç sayısının yinelenmesi, kopan azalar, insan bedenlerinin hayvanlara dönüşmesi, prensesierin güzelliği, kralların ihtişamı, büyülü tılsımlar, bir insanın isteklerine tutsak olmuş her şeye gücü yeten cinler. Bu yinelenen öğeler olay ör güsünü oluşturur ve tek bir kişiye atfedilemeye cek kadar kusursuz bu büyük ve kolektif yapıtın kişisel biçemini meydan getirir.
Antoine Galland (4 Nisan, 1646 – 17 Şubat, 1715) Fransız şarkiyatçı ve arkeologtur.Bin Bir Gece Masallarını Avrupa'da ilk çeviren kişidir. Fransızcada: Les mille et une nuits ismini vermiştir. 1704 ila 1717 arasında on iki ciltte çıkmış, Avrupa edebiyatına İslam dünyasının etkisini ilerletmiştir.Galland Rollot, Picardy'de doğmuştur. Yunanca ve Latince öğrenmiştir. 1670'te İstanbul'daki Fransız elçiliğinde görev almıştır.1673'te Suriye civarına gezilerde bulunmuş, tarihi evrak ve anıtlara şahit olmuştur. Fransız Doğu Hindistan Şirketi'nin Osmanlı Devleti'nin Arap bölgelerindeki işlerine yardımcı olmuş, Türkçe, Farsça ve Arapça öğrenmiştir.Paroles remarquables, bons mots et maximes des orientaux, De l'origine et du progrès du café, *Contes et fables indiennes de Bidpai et de Lokrnan, Histoire générale des empereurs Turcs(Genel Türk Tarihi) adlı önemli yayınların sahibidir.