Akbaba

7,7/10  (34 Oy) · 
84 okunma  · 
22 beğeni  · 
1.535 gösterim
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir. Kafka'nın dünyasını anlamak için romanla- rından çok, öykülerine bakmak gerekir çünkü okur, yalnızlığı, yabancılaşmayı ve pasif direnişi en yoğun şekilde bu kısa metinlerde hisseder.

Bu kitap, Kafka'nın hayattayken yayınlattıklarının yanı sıra, dostu Max Brod'dan yakmasını istediği tamamlanmış ve tamamlanmamış metinlerinden özgün bir seçki sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
osman yalçıner 
21 Mar 22:54 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok sevdiğim Franz ağabeyim neler neler yazmamıştır ki? Hayvanlarla ilgili öykülerinde de türlü metaforlar kullanmış, fabl dünyasına katkıda bulunmuş, örtülü anlatımda zirvelere doğru yol almıştır. Bu kitapta ve başka pek çok farklı kitapta yayınlanmış diğer öykülerinde hayvanlara çok yer vermiştir.
Meraklısı veya yazarla yeni tanışacak olanlar için pek çok yeni bakış açısı kazandıracaktır okumak.

İncelemeye farklı bir boyut kazandırmaya çalışayım. Kafka aforizmalarından birini hatırlatayım. Kafka eğer bir karga olsaydı veya bir karga eğer Kafka olsaydı diye yola çıkarak bir şeyler yazmayı denedim. Ya da sıradan bir karga işte karga gibi karga veya sıradışı bir karga. Şener Şen- Münir Özkul repliğine benzeyen şekilde "Atma Ziya" denilebilir :) Karga kadar karga işte :)

" Kargalar,tek bir karganın gökleri yok edebileceğini iddia ediyor. Buna hiç kuşku yok ama bu yine de göklere ilişkin hiçbir şey ifade etmez, çünkü gökyüzü kargaların yokluğu demektir." Aforizmalar/32


KARGA İLE RÖPORTAJ

-Merhaba Bay Karga.

-Merhaba.

-Öncelikle konuşmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bu benim ilk röportajım olacak, meslekte yeniyim de.

-Hayırlı olsun. Fakat bir karganın dilinden anladığınıza inanır mı insanlar ?

-Benim gibiler inanacaktır. Onlar için yapıyorum zaten, diğerleri umrumda değil.

-Buna sevindim, inançlı ve kararlı insanları severim.

-İsterseniz başlayalım. Öncelikle şunu sormak istiyorum.Hep merak etmişimdir. Simsiyahsınız, bu kadar renkli bir dünyada siyah olmak nasıl bir hissiyata sebep oluyor?Mutlu musunuz?

-Hahaha. Hiç güleceğim yoktu. Mutlu olmasam ne çıkar yani? Sizden rica etsem mesela kırmızıya boyarsınız herhalde beni.Mutlu mu olurum yani böylece ?

-Olmazsınız sanırım. Haklısınız bu sizin kimliğiniz. Acemilik işte afedersiniz.

-Yok estağfurullah. Merak etmeniz gayet doğal. Mutlu musunuz demiştiniz. Galiba sadece mutluluğun tarifini arıyorum ama henüz bulamadım. Fazla bir ömrüm de kalmadı.

-Peki umudunuz var mı?

-Var ama beklentim yok.

-Beklentisiz bir umut mümkün mü?

-Bence mümkün. Hatta bu benim yaşam biçimim diyebilirim.

-İzninizle biraz özel bir soru sormak istiyorum. Sizi eşinizle beraber olurken göremiyoruz,nedir sebebi?

-Edep.

-Ne yani diğer hayvanlar edepsiz mi?

-Öyle bir şey demedim, herkes kendi hayatını yaşar.

-Peki edep neden bu kadar önemli sizin için? Nihayet bir kargasınız.

-Evet kargayım. Zaten bu yüzden önemli. Karanlık dünyamdaki tek ışığım edep.

-Bay karga, cevaplarınız beni çaresiz bırakıyor.Sanırım devam edemeyeceğim.

-Sizi zorladıysam özür dilerim.Aziz kardeşim cesaretinizi kaybetmeyiniz. Her şeyin başı cesarettir. Sonu ne olursa olsun. Lütfen devam edelim.

-Yüreklendirdiğiniz için teşekkür ederim. İnanın buna çok ihtiyacım var.

-Biliyorum, zaten bu nedenle konuşmayı kabul ettim. Ben susmayı severim aslında. Sesimi de pek sevmezler. Sadece senin gibi temiz kalpliler beğenir sesimi, hatta çok melodik bulurlar.

-Gerçekten de çok hoş bir sesiniz var. Samimi söylüyorum, kulağa hoş geliyor. Ayrıca her sözünüzde bir anlam var.

-Teşekkür ederim mahçup ettiniz. İltifat etmeseniz daha memnun olurum. Ben böyleyim işte, dedim ya hiçbir beklentim yok.

-O zaman ölüm sizin için bir kurtuluş mu olur?

-Ben ölümü düşündüğüm zamanlarda yaşadığımı hissediyorum. Ölüm , hakikate açılan bir kapıdır.

-Sesiniz kısılır gibi oldu. İyi misiniz?

-Biraz hastayım. Şimdilik iyi sayılırım. Belki de bu hastalık beni öldürür belli mi olur?

-Geçmiş olsun. Lütfen iyi şeyler düşünün.

-Ben hiç umutsuz olmadım ki. İyi şeyler düşünmek. Düşünmeyi düşünmek bile güzel..

-İsterseniz başka bir gün devam edelim, siz dinlenin. Sanırım yordum sizi.

-Sizinle ilgisi yok. Kafam öyle karışık ki, çoğu zaman toparlayamıyorum. Galiba deliyim ben.

-Keşke hepimiz sizin gibi olabilsek. Çok teşekkür ederim benimle konuştuğunuz için.

-Asıl ben teşekkür ederim kardeşim. Derdime ortak oldunuz. Fakat siz benim sözlerime aldırmayın pek, kendi yolunuzu çizmeye bakın.