7.5/10
5 Kişi
53
Okunma
7
Beğeni
3.587
Görüntülenme

Ali Taşkın Sözleri ve Alıntıları

Ali Taşkın sözleri ve alıntılarını, kitap alıntılarını, en etkileyici cümleleri ve paragrafları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Schopenhauer, bir meşe ağacından kayısı üretmeye çalışmanın aptalca olduğunu söyler. Bunun gibi, insanlarda da türe özgü doğuştan bir karakter vardır. Schopenhauer, insanın, bir karakterin oluşabilmesi için deneyime ihtiyaç duyan düz, boş bir tahta olmadığına inanır. Ona göre biz, bilgiye sahip olmadan ya da dünyayı algılamaya başlamadan önce, üzerimizde etkide bulunan şeylere karşı pozitif ya da negatif hislerle tepkide bulunan isteme yaratıklarıyız. İnsanda, zihinsel dünya kavrayışı tarafından şekillenmemiş, kendisine özgü temel bir yapı vardır.
Sayfa 444
Felsefe
"Felsefesiz yaşamak, açmayı denemeden, gözü kapalı yaşamak demektir."
Sayfa 99 - Rene Descartes
Felsefe-Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
AKLINI KENDİN KULLANMA CESARETİNİ GÖSTER ..
İmmanuel Kant : Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir Ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu Ergin olmayış durumu ise , insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu Ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil , fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır.
Sayfa 164 - Sentez Yayınevi·Kitabı okudu
Felsefe
"Tanrısal öz ya da ruh, nesnelerde barınan bir sanatçı gibidir; onların hem idesi, hem de yaratıcı gücüdür. Bütün tabiat bu tanrısal ruhu solur; bu ruh her yandan bütün nesnelere şekil kazandıran bir sanatçı gibi çalışır; nasıl bir sanatçı, ne kadar yaratırsa yaratsın, hep kendi kendisiyle aynı kalırsa, bunun gibi Tanrısal öz de nesnelerin sonsuz çokluğu içinde hiç değişmeden, hiç eksilmeden hep olduğu gibi kalır; değişen sadece dış gerçektir; asıl özden, iç gerçekten hiçbir şey değişmez"
Sayfa 47
Felsefe-Düşünce
"....İnsan düşüncesini, aşırı bir şübheciliğin sürüklediği kendisine güvensizlikten kurtararak, ona kendine güvenmeyi öğretiyor."
Sayfa 106 - Descartes uzmanı Charles Adam"ın onun haqqında düşüncələrindən
Felsefe-Düşünce
“Protestan kiliseler, Roma Katolik kilisesinin en büyük gücü elinde bulundurmasına yarayan piskoposluk, papazlık gibi kurumların eski yapılanmalarına son vermiş, sonuç olarak, ilkelerini doğrudan incil'den alan, incil'in anlatılmasını kendisine görev edinen bir elçilik kurumu oluşturulmuştu. Böylece, otoritesini kaybeden Roma Katolik kilisesi, Kuzey Avrupa ülkelerinde denetimi bütünüyle Protestan kiliselere bıraktı. Kısmen, Fransa, Belçika gibi Avrupa ülkelerinde varlığını koruyabilen Roma Katolik kilisesi, yeni taraftarlar edinmek amacıyla Amerika, Afrika, Doğu Hindistan gibi ülkelere yöneldi. Bu sarsılma Katolik inancı yok etmediyse de, Hiristiyanlık, artık ortaçağlarda uygulanan bir dini pratikten hızla uzaklaşıp,yeni yorumlar ve anlayışlarla bir anlamda sekülarizme ayak uydurmaya çalışarak, büyük ölçüde "dünyevi alanın" dışına çıkarıldı.