Burcu Uzunoğlu

Burcu Uzunoğlu

Çevirmen
8.2/10
167 Kişi
·
2
Okunma
·
0
Beğeni
·
31
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
112 syf.
·3 günde·9/10
Ne mütevazilik!

Bir kadının yaşamından yirmidört saat anlatılmış...

"Kendisinden, benliğinden onurundan ödün veren bir hayat hikayesi..."

Okumayan değer bir kitap!
Keyfli okumalar dilerim...
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Stefan Zweig ile Satranç romanında tanıştım ve hemen ardısıra bu kitabı okudum. Kitap bir günde okunacak sürükleyici bir kitap ve gerçekten şaşırtıcı bir sonla bitti. Akılda da şu soruyu bıraktı: Gerçekten böyle bir erkek ve böyle bir sevgi olabilir mi?
Bunun yanı sıra hayatta her şeye sahip olmanın insanoğlunu mutlu etmeye yetmediğini ve hem kendisini hem de çevresini zor duruma sokacağını bile bile uygunsuz maceralara atılacağını gösterdi.
80 syf.
·3 günde·7/10
Ünlü yazar R. Viyana'ua döndüğünde...

Fräulein

On üç yaşında hayatının bir tomurcuk olduğu Fräulein, yeni komşusu bir yazara hayranlık duyar, gün geçtikçe, hayranlık aşk kapılarını aralar.. daha aşkın nr olduğunu anımsayamayan Fräulein, artık komşunu olan yirmi dört yaşlarında ki bu yazarın, komşulukları biter. Annesi bir hayat arkadaşı bulmuş ve, evlenmeye karar verir.. Fräulein buna üzülür ve onu son gece görebilmek için saarlerce kapı sesino dinler. Fakat...

Şehirden aytıldıktan sonra seneler geçer, ve Fräulein çalısmak maksadıyla şehre geri döner, lakin bu, yazara kavuşmak için bir içsavaştır. Ya kavuşacak ya da...

Geç saatlere kadar pencerelerin ışıklarıyla düsler kurmalar...
Gerek bir defa görebilmek için saatleri önüne sermek..

Fräulein büyük aşkına kavuşur, fakat sadece bir kaç gece.. sonra bir çocuk.. ve sonra ?
Böylece hikaye devam eder.. ve bu olayları, yazara mektupla dile getirip, kendi diliyle anlatmaya koyulur.

Spoiler yok. Olamazda :)

Keyfli okumalar...
112 syf.
·7/10
Kitabı tek seferde okudum kitapta bir kadının eşi vefat ettikten daha sonraları 24 saat içinde yaşamış olduğu sırasıyla merhamet,aşk,hayal kırıklığı,pişmanlık duyguları anlatılıyor.

Çok fazla betimleme vardı bunun dışında kitap güzeldi diyebilirim.
80 syf.
·Puan vermedi
Hayatımda birine okuduğum ilk kitap. Kendisi aynı zamanda bana bu kitabı hediye eden kişi. Okurken verilmek istenen duyguları o kadar yoğun yaşadık ki, yazar bu olayı gerçekten yaşadı mı diye düşünmeden edemedik. Üstünden iki üç kez geçtiğimiz bölümler oldu. Gerçekten okunmaya değer bir kitap.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
" Seni herkesten çok sevmiş, ama senin tarafından hiç tanınmamış olandan, hep seni beklemiş ama senin tarafından hiç çağırılmamış olandan kalan bir miras. "

Karşılıksız sevginin duygu yüklü bir şekilde anlatıldığı ve benim için Stefan Zweig 'ın okuduğum dördüncü kitabı. Bir çırpıda okuyup beni içine çeken bir eser oldu. Her ne kadar kısa da olsa akıllarda birçok soru işareti bıraktı.

Karşılıksız, senelerce farkedilmeyi bekleyen hatta bunun için hayatının elinden kaymasına neden olan bir kadının tutkulu aşkını ve ruh halini bir erkek nasıl bilebilir, nasıl bu şekilde güzel anlatabilir? Zweig' ın eserlerini kusursuz yapan da empatisi olmalı sanırım.

Kitabı bitirdikten sonra akılara iki soru geliyor ; kitapta ki kadın masumane, saf bir aşık mı? Yoksa saplantılı bir aşık mı? Aşk kavramını sorgulatan, böyle aşklar var mı dedirten ve sizi hüzünlendirecek bu eserden mahrum kalmamanızı öneriyorum.
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sevgili Okur,
İnsan unutmak için düşünmemek için çok çaba sarf eder lâkin bir an her şey başa sarar. Bizleri üzen ya da hatırladıkça mutsuz eden anılardan uzaklaşmak isteriz. Özellikle değiştirmek için çabaladığımız ve başardığımızı zannettiğimiz anda hiç bir şeyi başaramadığımızı gördüğümüzde  yığılırız olduğumuz yere tek düşündüğümüz kaçmak, uzaklaşmak olur genellikle lâkin uzaklaştığımız kendimizdir, bilemeyiz... Anlatmak isteriz. Anlatmak, içini kemiren bir hatırayı anlatarak rahatlamak isteriz çoğu zaman ama bir duvar gibi sessizce dinleyecek insan bulmak zor tabii... Susarız sonra sessiz sedasız uzaklaşırız da insanlardan bedenen hala oralarayızdır... Bir olay, ufak bir konuşma darmaduman eder; dinleyecek insan ordadır ve şimdi sırada anlatacak cesareti toplamak kalmıştır... İşte cesaretini toplamış bir kitap var karşınızda... Dinleyicilerini arıyor...
Dinleyin, bakın neler anlatıyor...
İyi okumalar
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Psikolojiye meraklı bir okur olarak çoğu zaman kalın psikoloji kitapları, romanları ya da birçok kişisel gelişim kitabında ulaşamadığım farkındaliğa kısacık Stefan Zweig eserlerinde ulaşmak beni mest ediyor. 'Korku' da yine kendimi ve hayatı sorgulayarak farklı psikolojik çözümlemeler ve yaklaşımlarla bakış açımı değiştiren kitaplardan biri oldu.
Kaybetme korkusu ile yüzleşirken hayatını sorgulamaya başlayan Irene'nin hikayesini okurken siz de kendinizi sorgulayacak, hayatınızı gözden geçirecek ve çocuk eğitiminde suç ve ceza kavramlarına dair farklı bakış açıları kazanacaksınız
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İnsanlar, kendilerinin yaşamadığı bir olay karşısında kolayca konuşup hüküm verebilirler. Hele bir de bu yaşanan olay kendi hayat görüşleri ile azıcık çatıştı mı tamamdır... 'Mutlak doğru' saydıkları kendi doğrularını sıralamanın vakti gelmiştir. Bu kitapta Henriette'nin eşi ve iki çocuğunu geride bırakarak bir Fransız ile kaçması diğer insanların doğrularıyla çatıştığı için onlara bu olay hakkında konuşma, yargılama, hüküm verme hakkını vermiştir; tıpkı bizlerin kendi hayatlarımızda bizi alakadar etmeyen konularda, sırf kendi doğrularımızla çatıştı diye eleştirme ve yorum yapma hakkını kendimizde bulmamız gibi. Bayan C'nin yaşadığı ve anlattığı, hayatının 24 saatlik kısmı eğer Bayan Henriette'ninki ile benzer eleştirilere ve kötülemelere maruz kalma potansiyeli taşımasaydı belki o da bizzat eleştiren tarafta olacaktı; tıpkı zamanında aynı durumda bulunmadığımız, aynı duyguları yaşamak zorunda kalmadığımız insanları acımasızca eleştirebildiğimiz gibi... Öyle ya benim hep bildiğim ve bu kitaptan da çıkardığım sonuç şudur: insanoğlu bencildir, ateş onun başına düşmemişse karşısındakini anlama ihtimali yoktur ve ağzı vardır konuşur ama eğer ateş onun da başına düşmüşse karşısındakini anlar ve savunur. Belki bu kitapta, yalnız Bayan C'nin anlattığı olay üzerinden daha farklı sonuçlar çıkarılabilirdi ama ben bu yönünü yorumlamayı tercih ettim.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Her eserinde farkli bir duyguyu kendine konu edinen Zweig bu sefer korkuyu iliklerimize kadar işliyor. Yapılan bir suçun karşısında verilecek ceza mıdır insanı korkutan, yoksa suçumuzun ifşa olması mi? Buram buram Suç ve Ceza kokan bir yapit.