Dror Burstein

Emile yazarı
Yazar
7.5/10
5 Kişi
33
Okunma
0
Beğeni
1.114
Görüntülenme

Dror Burstein Sözleri ve Alıntıları

Dror Burstein sözleri ve alıntılarını, kitap alıntılarını, en etkileyici cümleleri ve paragrafları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Aşkın verdiği mutluluğu evlilik hayatı boyunca sürdürmek mümkün olsaydı, cennet yeryüzünde olurdu.
Alıntı
Asıl derdi, bu hayatın "kendi hayatı" gibi gelmiyor oluşuydu.
Sayfa 128 - dedalus kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Bazı şeyler peşinizi bırakmaz.
Çünkü gerçekti, gerçek annesiydi. Tabii ki öyleydi. Ama şimdi, yine de ona, "O sadece senin üvey annendi," demek istiyordu, "şimdi seni doğuran anneyi bulacağız ve her şey yoluna girecek, tamam mı?" Ama söyleyemedi. Çünkü eğer o gerçek değilse ben de değilim ve eğer ben de babası değilsem, çocuk tamamen yalnız kalmış olur.
Sayfa 80 - Dedalus Yayınevi, Yoel·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
Şüphelerimiz bizi mahvederdi, karar veremez hale gelirdik…
Şehir
İki yüz elli milyon yıl içerisinde, bütün kıtalar toplanıp sıkışacak ve ortasında eski okyanuslardan kalma bir tuz gölü olan, tek bir kütle hâlini alacak. Kavurucu havada sıcak rüzgârlar esecek. Buzun, milyonlarca yıl önce yeryüzünden sildiği şehrin sokaklarında yalnızca kırmızı kum, cehennem sıcağı ve çöl olacak. Şehirde, örümcek ve mikroplar dâhil tek bir canlı kalmamış, şehir bomboş hâle gelmiş olacak. Yerin derinliklerinde, taş, toprak ve kilometrelerce uzayan buz tabakasının altında bütün trafik işaretleri sokaklara düşmüş, bütün sokak lambaları sönmüş olacak ve kim bilir daha neler olmuş olacak. Toprağa karışan isimler. Yeryüzüne çökmüş, ağır, kırmızı bir sessizlik. Birkaç dakika geçiyor, on yıl geçiyor, yirmi yıl geçiyor, yine de hiçbir şey hareket etmiyor. Her şey durmuş, hareketsiz. İstersen yüz yıl sonra gel, yine hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu görürsün. Daha şimdiden umutsuzluğa kapılıyorsun. Ama belki de parçalar, biraz uğraşarak -o da milyonlarca yıl sürecek bir uğraş tabii- kırılmış bir vazonun parçaları gibi, aynı büyük bir yapbozmuşçasına yavaş yavaş birleşir tekrar. Ve belki otuz, altmış, doksan milyon yıl sonra, bir bakmışız ki bir ağaç ve açık yeşil bir çalılık yetişmiş. Veya küçük canlılar suda yüzmeye, çamurda baloncuklar çıkartmaya başlamış. Bir ağaç, bir kıtanın ıssız bir köşesinde büyümeye başlamış bile. Ve derken, bir asteroit tekrar çarpar ve balıkla ağacı yok eder. Ya da buz tekrar denizi kaplar ve bütün canlılar ölür. Sükûnet. Belki otuz… Belki otuz milyon yıl sürecek bu sükûnet, zamanı tam olarak bilemiyoruz tabii zira yıkımdan geriye bir saat kalmamış. Ve sonra öncekinden daha büyük ve öncekinin aksine yüzgeçleri olan bir balık tekrar yüzecek suda. Taşlar yosunla kaplanacak yeniden. Tatlı sular tekrar denize akacak.
Dedalus Yayınları
Reklam
Reklam