Servet-i Fünun, 14 Mart 1307 (26 Mart 1891) tarihinde çıkan ilk sayısından itibaren modernlik ve batılılaşma davasının bir tür sözcülüğünü üstlenmiştir. Avrupa'da 1840'lardan beri büyük beğeni toplayarak devamlı bir şekilde baskı sayılarını ve kalitelerini artıran büyük resimli haftalık dergilerini örnek alan Servet-i Fünun, kapağında yer alan "Edebiyat, fünun, sanayi, teracim-i ahval, seyahat, roman vesaireden bahis olarak her hafta Perşembe günleri çıkar musavver Osmanlı gazetesi" tanımlamasına uygun bir şekilde batılılaşmayı benimsemiş geniş bir orta ve üst sınıfı hedef alan bir medeniyet projesiydi.
Sayfa 188 - Homer Kitabevi ve Yayıncılık·Kitabı okuyor
... Hayvanlar bile bayram yapıyor.Boğaz'ın balıkları Kanun-ı Esasi'ye duacılar!
- Nasıl yani?
-Boğaz boyunca ve özellikle Tarabya'da sefaretlerin önünde,devlet ricalinin yalılarının önünde,hatta burada benim kapımın önünde aslında hafiye olan bir sürü olta balıkçısı vardı.Hepsi 25 Temmuz günü yok oldular.Boğaz'ın nüfusu tekrar artacak.
Sayfa 40 - Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetlerin Araştırma Merkezi·Kitabı okuyor
Osmanlı matbuat hayatının önemli isimlerinden Ahmed İhsan, Osmanlı basınının en meşhur resimli dergilerinden Servet-i Fünun'un kurucusu ve sahibi olarak unlenmiştir. Bunun dışında yapmış olduğu tercümelerle de batılılaşma hareketine katkıda bulunmuştur. Bunların arasında özellikle Jules Verne'in eserleri önemli bir yer tutmaktadır.
Sayfa 188 - Homer Kitabevi ve Yayıncılık·Kitabı okuyor
Hamdi'nin (Osman Hamdi'nin) kadınlarıyla aram giderek iyileşiyor. Dün benden ödünç şapkalar aldılar, bir programları varmış, bana daha ayrıntılı açıklayacaklarmış. Şu Türk kadınları hâlâ zavallı hayvanlar gibiler. Konsere veya tiyatroya ancak karanlık bir locada önlerinde oturan yabancı birkaç arkadaşlarının arkasında gizlenme fırsatları olursa gidebiliyorlar.
(Marie Wiegand - 1904)
Sayfa 122 - Homer Kitabevi ve Yayıncılık·Kitabı okuyor
Modern Arap-ulus devletlerinin her biri kendini Osmanlı İmparatorluğu'yla, onun öncülleri ve atalarıyla bir tür diyalektik gerilim içinde görme eğilimindedirler.
Hükümetimin eski eserlere ilgi duymaya başlamasına seviniyorum. Olsun da, geç olsun; zaten beni teselli eden, gerek İngiliz, Fransız veya Alman, hepinizin birbirinizle yarışarak bizden alıp götürdüğünüz bütün harikalara ve arkeolojik definelere rağmen, inanıyorum ki vatanımın toprağının altında kendi müzesini zenginleştirmeye yetecek eserler bulunuyor. Ve yaşadığım sürece elimden geldiğince bu sömürüye mani olacağım.
Sayfa 106 - Homer Kitabevi ve Yayıncılık·Kitabı okuyor