Giriş Yap

Erol Güney

Çevirmen
0.0
0 Kişi
0
Okunma
3
Beğeni
704
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Mişa Rottenberg adıyla Odessa'da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1917 Ekim devriminden sonra ailesi Türkiye'ye göç etti. İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’ni, ardından İstanbul Üniversitesi’nde yeni açılan Felsefe bölümünü bitirdi. Bu arada, Türk vatandaşlığına geçerek Erol Güney adını aldı. 1940'lı yıllarda Milli Eğitim eski Bakanı Hasan Âli Yücel tarafından başlatılan dünya edebiyatının Türkçeye çevrilmesi projesinde görev aldı. Güney, Rusça, Fransızca, İngilizce ve Türkçeye son derece hakimdi. Dostoyevski’den, Çehov’a, Moliere’den Plato’ya çok sayıda klasik eseri Türkçe’ye kazandırdı. Bunlar arasında Çehov’un ‘Vişne Bahçesi’, Gogol’un ‘Müfettiş’i ve Gonçarov’un ‘Oblomov’u sayılabilir. Çeviri Bürosu’nun da başında bulunan Sabahattin Eyüboğlu başta olmak üzere Azra Erhat, Cahit Külebi, Orhan Veli, Necati Cumalı, Melih Cevdet Anday gibi kişilerle yakın dostlukları oldu. İsmet İnönü, Çeviri Bürosundan 100 klasik eseri Türkçeye kazandırmalarını istedi. Can Dündar'la yaptığı röportajda o yılları Erol Güney şöyle aktarır: "O yıl 29 Ekim'de İsmet Paşa 100 klasik kitap istedi bizden... Topçu ya, tek topla savaş kazanılmayacağını biliyor. Savaş cephesinde nasıl 100 top lazımsa, kültür cephesinde de 100 kitap lazımdı. Sıvadık kolları..." Orhan Veli, Güney hakkında iki şiir yazdı. İsimleri de nerdeyse kendileri kadar uzun olan bu iki ünlü şiir şöyle: Erol Güney'in Kedisinin Bahar Mevsiminde Toplum Meseleleri Karşısında Takındığı Tavrı Anlatan Şiirdir Bir erkek kediyle bir parça ciğer Dünyadan bütün beklediği Ne iyi! Erol Güney'in Kedisinin Hamileliğini Anlatır Şiirdir Çıkar mısın bahar günü sokağa İşte böyle oturursun Böyle yattığın yerde Düşünür düşünür Durursun. Güney'in eşi Dora Güney, Milliyet gazetesinden Sedat Ergin'le yaptığı bir röportajda şöyle diyor: "Gayet güzel bir kediydi, sokaktan almıştık. İsmi Edibe idi. Ben de o zaman derdim ki, kitap yazmamıza gerek yok; çünkü kedimiz sayesinde Türk edebiyatına girdik." Sebahattin Eyüboğlu da Edibe'ye çok bağlanmıştır ve Dora 1956'de İsrail'e göç edeceği zaman Edibe'yi alıkoymak ister. Dora razı olmayınca Edibe de İsrail'e göçer. Edibe İsrail'de 22 yaşında ölür. Orhan Veli'nin ünlü Sereserpe şiiri de Dora'nın kızkardeşi Bella için yazılmıştır. 1946'da tek parti iktidarı çökünce Hasan Ali Yücel istifa etti, çeviri bürosu işlevsizleşti. Sebahattin Eyüboğlu Paris'e gitti, Orhan Veli öldü ve Güney, Agence France-Presse'te gazeteciliğe başladı. 1955 Mart'ında Sovyetler'in Türkiye ile ilişkileri iyileştirmek istediğine dair yazdığı bir haber üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla "Türkiye aleyhine çalıştığı gerekçesiyle" önce Yozgat'a sürgüne gönderildi, sonra vatandaşlıktan çıkarıldı ve sınır dışı edildi. Fatin Rüştü Zorlu, Erol Güney’in sınır dışı edilmesinin gerekçesi olarak "Çok şey biliyordu," dedi. Güney, yıllar sonra haberin kaynağının Belçika büyükelçisi olduğunu söyler. Sınırdışı edilen Güney, önce Paris'e gidip AFP'de çalışmayı denedi. Sürekli göçmen statüsünde yaşamaktan bıktığından 1956 yılında İsrail'e yerleşti. Yaşamının geri kalan yıllarını gazetecilik mesleğini sürdürdüğü Tel Aviv'de geçirdi. Sınırdışı edilişine olan tepkisini uzun yıllar boyunca Türkçe konuşmayarak dışa vurdu. Nitekim, Türkçe yayınlanan Şalom'a yazmaya başladığı ilk yıllarda makaleleri Fransızca gönderdi, tercüme edilerek yayınlandı. Ancak 35 yıl sonra, 1990'da Türkiye'den vize almayı başardı ve sık sık İstanbul'u ziyaret etti. Feridun Sinirlioğlu, Türkiye’nin İsrail Büyükelçisi olarak atandığında, Tel Aviv’e ayak bastıktan sonra İsrail Cumhurbaşkanı’na güven mektubunu sunmadan önce ilk nezaket ziyaretini Erol Güney’e yaptı. Güney, 12 Ekim 2009'da 95 yaşında İsrail'de hayata veda etti.
Tam adı:
Mişa Rottenberg
Unvan:
Çevirmen, Gazeteci
Doğum:
Odessa, Ukrayna, 29 Ağustos 1914
Ölüm:
Tel Aviv, İsrail, 12 Ekim 2009

İncelemeler

Tümünü Gör
Henüz kayıt yok
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.32