Faruk Baydar

Faruk Baydar

Tasarımcı
9.0/10
25 Kişi
·
28
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
312 syf.
·Beğendi·10/10
Nagazaki malum bombanın atıldığı yer ama orada da hayat devam ediyor. Ama nasıl devam ediyor? Tarihsel travmalar günümüzdeki hayatları nasıl etkiliyor? Ya da günümüzde yaşayanlar bu geçmişi nasıl unutmaya çalışıyor ve unutamıyor? Öykü kitabı olmasına karşın, sanki tek bir roman gibi. Sürükleyici. Sarsıcı. Etkileyici.
423 syf.
·Beğendi·9/10
XIII.yüzyıldan günümüze tüm toplumları pozitif dinleri ve inanışları etkisi altına almış bir simya Mevlana.Kuranın’da iç yüzüdür aynı zamanda.#sinanyagmur un kaleme aldığı bu kitap Mevlanayı ve Şems’i merak edenler için yumuşak bir başlangıç olabilir.Her ne kadar #mesnevi #esrarname ve #maarif çokça okumak istesemde daha iyi bir iç sentez için girişi #tennureveateş ile yaptım.Kitap size Mevlana’yı tanıtıyor ama anlamak için epey iç ihtilal gerekiyor diyelim.
’Yine de gel,ne olursan ol yinede gel.Hristiyan,Mecusi,Putperest olsan da yine gel.Bu bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel”
’Her gelen güzellik bir çirkinliği kovacaktır.’
’Dünyada nice diller var nice diller,ama hepsinde de manâ bir anlam birdir’
152 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap Yorumu//Ulu Ağaç-Susanna Tamaro
.
Bu, hem yüzlerce yıl uzunlukta hem de birkaç günlük bir öykü. Bu, köklerden görülmüş ve dallar arasında yaşanmış dünyanın öyküsü. Ama en çok da sevginin ve umudun öyküsü. Yüreğiyle ve aklıyla konuşmayı bilen bir yazarın yalın, neşeli ve şefkat dolu anlatımıyla, tam da şu sıralar ihtiyaç duyduğumuz kitap.
.
Doğaya, hayvanlara ve birbirlerine insanların yaptığı acımasızlık.. verdiği zararlar.. sırf zevkleri için yok ettikleri hayatlar.. ormandan sökülüp noel ağacı yapılan bir Ulu Ağaç ve onu kurtarmaya çalışan bir küçük sincap.. Bir mucize gerekliydi, ve bu mucize belki de bir sincapın yüreğinde gizliydi.
200 syf.
·9/10
Birinci Yeniciler(Garip Akımı) hakkında bilgi edinmek isteyenlere yönelik güzel bir eser.İçerik Melih Cevdet Anday'ın çeşitli mecralarda yazdığı yazılar, verdiği söyleşiler ,birtakım anıların bir araya gelmesinden oluşuyor ve kitabın üç kısımı bulunmakta:Garip
Üstüne,Orhan Veli Üstüne, Anılar.
İlk kısımda Garip Akımı'na yöneltilen temel sorulara cevaplar veriliyor.
İkinci kısımda çoğunlukla Orhan Veli'nin şiir anlayışı üzerinde duruyor; sade,yalın yaşantısından da az bahsediliyor.Aklımda kalanlardan birisi de yaşadığı tek gözlü bir oda,çatlak duvarlar;parası olunca giyinişine özen gösteren, para bitince de giysilerini aynı eskiciye satan şair.Şu şiiri:

benim de mi düşüncelerim olacaktı,
ben de mi böyle uykusuz kalacaktım.
sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
çok sevdiğim salatayı bile
aramaz mı olacaktım?
ben böyle mi olacaktım?

Şair'in aslında salatayı hiç sevmediği,ağzına bile sürmediğini sadece duruma uysun diye yazdığını Melih Cevdet'ten duyunca şaşırdım.Muhterem kabak tatlısını da çok severmiş.

Kitabın son kısmında birlikte çıkardıkları dergilerden,lise yıllarından,vs. anılardan bahsediliyor.
Son olarak da alıntı ekleyerek son vereyim

Orhan Veli "Oktay'a Mektuplar" adlı şiirinde

Ve bugunlerde Melih'le ben
Aynı kızı seviyoruz

der.O şiir çıktığı günlerde kaç kişi bana da, Orhan'a da sordulardı,kim bu kız,diye.Bir tanıdığımızın evinde Hasan Ali Yücel bizi görünce,"Allah Allah "diye şakınlığını açığa vurduydu."Nasıl oluyor bu iş? Kavga etmiyor musunuz be yahu?"Kavga etmiyorduk.Çünkü Orhan'ın aşık olduğumuzu söylediği kızın bundan haberi yoktu ki.Bİrkaç gün kendi kendimize gelin güvey olmuştuk,hepsi bu.
152 syf.
·1 günde·8/10
Çocukluğumun hayaller kurduran, sımsıcak masallarına götürdü bu kitap beni.
Doğanın öyküsü, mücadele, azim, mucize, şehrin karmaşası, doğanın huzuru... Hayata dair bir çok şey var bu kitapta.
Doğadan şehire göçün insanda yarattığı kötü dönüşümü anlatması için sözü yazara bırakalım:
“Kimse ilkbaharın sessizliğinden yakınmıyor, kimse artık hayatı yansıtmayan gün doğumlarını ve gün batımlarını fark etmiyor bile. Kırlangıçlar yok oldu ve biz hala güç ve kudret hayallerimizin peşinde koşuyoruz. Onların cıvıldamalarını dinlemeden, kırlarda dolaşmadan, papatyaları görmeden, ıhlamurların kokusunu duymadan, arıların vızıltılarını işitmeden de yaşayabileceğimizi sanıyoruz. Yıldızlı bir göğün altına uzanmadan, kendimize sorular sormadan iyi yaşadığımızı sanıyoruz. Ben kimim? Ne yapıyorum? Neden buradayım? Bu karanlık neden bu kadar derin?”

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 28 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 66 okur okuyacak.