1939 yılı Okuma Kitabı'nda, "Cumhuriyet Bayramı" kutlamalarından söz ediliyor ve şöyle deniyor:
"Anneleri onlara bu bayram için yeni giysiler, yeni ayakkabılar almıştı... Anneleri onları geçit alayını seyretmeye götürdü..."
Çocuklarının giyimlerini 1939'da alabilen annenin yerine 1953'te baba geçer:
"Her evin bir nizamı vardır. Baba para kazanır, eve lazım olan şeyleri alır, getirir. Anne evin temizlik yemek işlerine bakar, evi düzene koyar."
Benzeri örneklerden biri de 1963 Hayat Bilgisi 2. sınıf kitabında yer alıyor:
"Annem önlüğümü ve yakamı dikip ütüledi; babam da çantamı, kitaplarımı aldı."
Başka bir kitapta ise,
"Babam harcadı para
Aldı bana kundura" deniyor.
Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi anne artık çanta, kitap bile alamıyor; annenin yapıp ettikleri evinin dışına çıkmıyor. Ailenin geçimini sağlayan kişi olarak kabul edilen babanın otoritesine sık sık vurgu yapılıyor. Babanın "her türlü" harcamaya ve işe karar vermesi, paraya sahip olmasıyla birlikte değerlendiriliyor.