G.S. Patton

G.S. Patton

Yazar
7.9/10
8 Kişi
·
17
Okunma
·
3
Beğeni
·
95
Gösterim
Adı:
G.S. Patton
Unvan:
General ,Yazar
Doğum:
11 Kasım 1885
Ölüm:
21 Aralık 1945
(d. 11 Kasım 1885 – ö. 21 Aralık 1945) II. Dünya Savaşı'nda Amerikan Ordusu'nun önde gelen komutanlarından biriydi. Tanklarla II. Dünya Savaşı'nın kaderini değiştirdi. 36 yıllık ordu hayatında her zaman zırhlı birliklerin savaşlardaki önemini savundu ve bunu II. Dünya Savaşı sırasında komuta ettiği ordularla ispatladı. Kuzey Afrika Cephesi'nde tank kolordusu komutanlığı, Husky Harekatı'nda ise zırhlı ordu komutanlığı yaptı.

İtalya'nın işgali sırasında emrindeki askerlerden bazılarına kötü muamele ettiği gerekçesiyle Normandiya Çıkarması sırasında kızakta beklemekteydi. Fakat çıkartma sonrası müttefik birlikler Alman savunması karşısında ilerleyemeyince, Dwight Eisenhower tarafından ve zırhlı ordular grubu komutanı olarak tekrar göreve çağırıldı. Fransa'nın işgali sırasında komuta ettiği zırhlı birlikler istenenden çok daha süratli biçimde Alman hatlarının gerisine dalınca, kendisini durdurmak için akaryakıt ikmali kesilip, arada durup geriden gelen birlikleri beklemek zorunda bırakıldı. Ardenler'de kışın son kez karşı taarruza geçip Müttefik Ordularını zor duruma düşüren Mareşal Gerd von Rundstedt komutasındaki Alman Ordularını bozguna uğrattı.

Almanya'nın batısını işgal ettikten sonra, Sovyet Birliklerini Elbe nehri kıyılarında durdurdu. Daha sonra Alman ordusunu da müttefik olarak alıp, hep birlikte Sovyetler Birliği'ni işgal etmek gerektiğini söyledikten birkaç gün sonra, Almanya'da şüpheli bir trafik kazasında öldü. Patton, Üçüncü Ordu'nun diğer üyeleriyle birlikte Lüksemburg'un Hamm köyündeki Lüksemburg Amerikan Mezarlığı ve Anıtına gömüldü.
Bir kuvvetin gücünün asker sayısıyla ölçülemeyeceği gerçeği. On beş Türk askerinin bir Avustralya tugayına saldırdığı vakidir.
Bütün operasyondan çıkan en önemli ders şudur ki, kazanmak için komutanın bizzat başta bulunması şarttır. Türk tarafında yarbay Mustafa Kemal'i elinde haritayla alayının başında savaşa girdiğini, 100 askerden daha az bir kuvvetle taarruz ederek kazandığını görmekteyiz. Öbür tarafta ise , sahilde oturduğu yerden birliklerini savaşa sokan ve kaybeden Avusturalya Tümeni Komutanı General Bridges portresi yer almaktadır. Bu sözlerle amacım bir asker gibi ölen General Bridges cesaretini küçümsemek değil, bana göre Dünya Savaşı'nın en ölümcül dersine, bir komutanın geride durup askerlerini çatışmaya göndermek yerine onlara liderlik etmesi gerektiğine dikkat çekmektir. (General Brides 13 Mayıs'ta sağ baldırından vurulup ağır yaralanmış , 18 Mayıs'ta vefat etmiştir).
Nihayet, gerek taaruz gerekse savunmada, kritik mevkilerde seçilmiş subayların kullanılması büyük önem taşımaktadır. Anafartalar'da Türk Ordusu, İngiliz Ordusu'nu değil, von Sanders, Mustafa Kemal, ve Yarbay Willmer; Hamilton'ı, Stopford'u, Hammersley'i ve Sitwell'i yenmiştir. Bu iki grup komutan yer değiştirmiş olsaydı, çıkarma şimdiki gibi kederli bir bozgun değil, büyük bir başarı örneği olurdu.
Halil Sami Bey 27. Piayde Alayı'nı sevk ettikten sonra bir Avusturalya taburunu kuzeyde Arıburnu yakınlarında karaya çıktığını ve Sarıbayır dağ sırtınının zirvesi olan Kocaçimen Tepesi civarında hareket ahlinde olduğu bilgisini aldı. O sırada yarımadanın ucundaki durum kritik bir hal aldığından ve elinde kuzeye ayıracak başka ihtiyat bulunmadığından, Bigalı'da ihtiyatta bekleyen 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'i durumdan haberdar ederek destek istedi. Ancak Mustafa Kemal daha sabah saat 05:30'da çıkarmayı haber almış ve bunun bir aldatma değil, büyük bir harekat olduğu kanaatine ve Kocaçimen Tepesi'ni ele geçiren kuvvetin yarımadanın kilidini de ele geçirmiş olacağı sonucuna varmıştı.

19. Tümen'e bağlı 57. Alay'ın 25 Nisan sabahı Kocaçimen Tepesi civarında arazide tatbikat yapması planlanmıştı. Mustafa Kemal çıkarma haberini alınca Kurmay Başkanına dönerek "Askerin Cephanesi var mı?" diye sormuştu. Olumlu cevap alınca daalayın bir dağ bataryasıyla takviye edilerek derhal harekete geçmesini emretmiş ve elinde harita, alaya bizzat komuta ederek ilerlemekte olan İngilizlerle zirve arasında bir noktada mevzilenecek şekilde yola koyulmuştu. Kuvvet sabah 09:30'da düşmanla temas sağlayarak derhal taaruza geçti. Kemal düşmandan sadece 500 metre uzaklıkta emirleri bizzat veriyor ve Fransız kayıtlarına göre şöyle diyordu: "Size taaruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Merminiz kalmadıysa süngünüz var." Yürüyüş o kadar hızlı yapılmıştı ki, en öndeki 2. Tabur muhabereye girdiğinde hatta sadece 15 asker vardı.
192 syf.
·Beğendi·8/10
Bu kitabın esas hazırlanış amacı yaklaşmakta olan 2. Dünya Savaşı'nın ayak seslerinin duyuluyor olması ve Japonların olası Amerikan Adalarına bir çıkarma yapması halinde o döneme kadar ki en büyük çıkarma harekatı olan Çanakkale Cephesini irdeleyerek gerekli ve önlem ve tertibatı alabilmekti, zaten hali hazırda bir tarih delisi olan ve tarihte hakkettiği yeri almış olan komutan biri olan Patton için bu çıkarmayı irdeleme şansı bulunmaz fırsattı.

Kitabın içeriğine gelecek olursak heyecanla alıp, Mustafa Kemal Atatürk'ün adının sadece bir kaç yerde geçmesiyle hayal kırıklığına uğradığım kitaptı, ama bu kitabında en dikkate değer kısmı mevcut kaynaklar itibariyle sadece İngiliz - ANZAK açısından yani hücum eden taraf açısından bakmış olmasına rağmen tarafsız ve objektif bir değerlendirme yapabilmesi, çünkü mevcut İngiliz Ordu Kademesi o kadar basiretsiz ki, bazı yerlerde resmen bizleri "Allah korumuş" demekten kendimi alamadım. Patton kitabın bir kaç yerinde ise hakkımızı teslim etmiş. Dürüst adam vesselam.
172 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
2. Dünya Savaşı'nda ABD'nin en tanınmış generallerinden George S. Patton (1885-1945), 1936 yılında yarbayken, komutanının emriyle Çanakkale Savaşı üzerine bir çalışma yaptı. Kendisine verilen görev, o tarihe kadar ki en büyük ve karmaşık çıkarma harekatını inceleyip yakında başlaması beklenen savaşta yapılması muhtemel benzer harekatlarda kullanılmak üzere dersler çıkarmaktı.

Patton, araştırmasını Çanakkale'ye gelmeden, İtilaf Devletlerinin komutan ve askerlerinin değerlendirmeleri üzerinden yapmıştır. Bu da askeri ve teknik konulardaki isabetini, şahıslar üzerinde yapamamasına neden olmuştur. Örneğin Von Sanders övgüsü bariz bir şekilde görülmektedir. Mustafa Kemal gerçeğini görmezden gelmemesi, yaşananların ortaya koymasıdır ama onun hakkı eksik kalmıştır.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
General G.S.Patton, Gelibolu Savunması- Bir Karargâh Çalışması

II. Dünya Savaşında ABD'nin en önemli komutanlarından General Patton'un 1936 yılında hazırladığı "The Defense of Gallipoli, A General Staff Study: Gelibolu Savunması, Bir Karargah Çalışması" başlıklı çalışması yıllar sonra gün yüzüne çıkmış ve İzmir’de NATO Kara Kuvvetleri Komutanlığı da yapmış olan ABD Avrupa Ordusu Komutanı General Hodges tarafından yayına hazırlanmıştır.

Hodges'in ifadesi ile bu çalışma, II. Dünya Savaşında ABD'nin çıkarma harekâtlarında elde ettiği başarıların temel kaynağı olmuştur.

Bana göre ise Patton güzel bir çalışma yapmış ancak başvurduğu kaynaklar kısıtlı kalmış. Gene de okunması ve dersler alınması gereken askeri bir çalışma olmuş.

Yazarın biyografisi

Adı:
G.S. Patton
Unvan:
General ,Yazar
Doğum:
11 Kasım 1885
Ölüm:
21 Aralık 1945
(d. 11 Kasım 1885 – ö. 21 Aralık 1945) II. Dünya Savaşı'nda Amerikan Ordusu'nun önde gelen komutanlarından biriydi. Tanklarla II. Dünya Savaşı'nın kaderini değiştirdi. 36 yıllık ordu hayatında her zaman zırhlı birliklerin savaşlardaki önemini savundu ve bunu II. Dünya Savaşı sırasında komuta ettiği ordularla ispatladı. Kuzey Afrika Cephesi'nde tank kolordusu komutanlığı, Husky Harekatı'nda ise zırhlı ordu komutanlığı yaptı.

İtalya'nın işgali sırasında emrindeki askerlerden bazılarına kötü muamele ettiği gerekçesiyle Normandiya Çıkarması sırasında kızakta beklemekteydi. Fakat çıkartma sonrası müttefik birlikler Alman savunması karşısında ilerleyemeyince, Dwight Eisenhower tarafından ve zırhlı ordular grubu komutanı olarak tekrar göreve çağırıldı. Fransa'nın işgali sırasında komuta ettiği zırhlı birlikler istenenden çok daha süratli biçimde Alman hatlarının gerisine dalınca, kendisini durdurmak için akaryakıt ikmali kesilip, arada durup geriden gelen birlikleri beklemek zorunda bırakıldı. Ardenler'de kışın son kez karşı taarruza geçip Müttefik Ordularını zor duruma düşüren Mareşal Gerd von Rundstedt komutasındaki Alman Ordularını bozguna uğrattı.

Almanya'nın batısını işgal ettikten sonra, Sovyet Birliklerini Elbe nehri kıyılarında durdurdu. Daha sonra Alman ordusunu da müttefik olarak alıp, hep birlikte Sovyetler Birliği'ni işgal etmek gerektiğini söyledikten birkaç gün sonra, Almanya'da şüpheli bir trafik kazasında öldü. Patton, Üçüncü Ordu'nun diğer üyeleriyle birlikte Lüksemburg'un Hamm köyündeki Lüksemburg Amerikan Mezarlığı ve Anıtına gömüldü.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 10 okur okuyacak.